Ben de bu meseleye özgürlükler çerçevesinden bakıp diyorum ki:
Sen ne kadar bölücü terör örgüt yandaşı, üyesi, sempatizanı varsa besle, kucak aç...
Sonra kıçını yırt, özgürlük diye...
Ondan sonra 'free deniz' üzerinden at golünü, ardından Türkiye'yi dizayn etmeye kalk...
Hani nerede ifade özgürlüğü...
Ülkende silah sattığın, koruduğun teröriste konuşma, kafa tutma özgürlüğü varken ne oldu?
Daha dünkü yazımda söz ettim…
Bütün wifi'lerinin nikleri bile kürdistan diye işgal edilmiş. Ama o bunun üzerinden masturbasyon yapıyor.
İki bakana mı gücün yetti...
Ama şunu söyleyeyim...

Başbakanı Merkel, Sisi ile sinsice işbirliği yaparken ben Avrupa'dan başka bir şey beklemiyorum.
Biz elbet Türkiye'de yasama- yürüme - yargı üzerindeki erk'lerini tartışmalıyız..
Özgürlük ve demokrasi tanımlarını belirlerken sana bana göre çoğulu mutlaka ön planda tutmalıyız.
Ancak buna bana çifte standartçı Avrupa dikte ettiremez.
Kendi halkımız, çoğunluğumuz belirler ve uygular...
Bir süredir devam eden Avrupa turunda inanın her gün Türkiye aleyhine yazı okumaktan yoruldum..
Daraldım...
Ne var ki bu sabah gazetelerde Bozdağ'a uygulanan karar ve Türkçe 'hayır' manşetlerini görünce konunun ifade özgürlüğünün ötesi olduğunu açıkça görüyorsunuz...
Bunun adı resmen bir başka propagandadır.
Evet ya da hayır demek hangi ülkenin tekelinde...
Ve ne hakla…
Ne hadle...
Sen işine bak. Önünden ye Avrupa...
Önce dünyaya silah satışındaki ülke payında Ortadoğu’da veya PKK'ya taşeronlar aracılığıyla sattığın, kan akması için verdiğin silahın hesabını ver…
Neymiş Türkiye özgür değilmiş...
Turist göndermeyecekmiş!
Gönderme...
Ulan senin ülkendeki Türkler bir anda bankalarınızdaki paralarını çekse duvara çarparsınız...
Sen anca otur, parlamento binasında bana hukuk dersi ver...
Ne çabuk unuttunuz...
Hitler’i, yakma fırınlarını, nazi geçmişinizi...
Sizin asıl derdiniz...
Türk siyasetini kontrol etmek...
O yüzden de kuduruyorsunuz...
Bu hangi iktidar olursa olsun, hep yapmak istediğiniz bir arzu...
Ama yemezler, yedirmezler...
Bakın Türkiye'de öyle bir halk var ki...
Sizi bir kaşık suda boğar...
Ne yapmak istiyorsunuz. Siyasetçiyi engelleyerek...
Yunanlılar’ın çok sevdiğim bir lafı vardır.
Bizde de sıkça kullanılır.
Nato kefari, nato mermari...
İşte sen böylesin Avrupa…
İşine gelmediği zaman dibine kadar faşist, ırkçı...
Özgürlüğü sadece kendi çıkarları için savunan...
Dünya normlarını terörist beslemek olarak algılayan...