Kemal Mert UZUNSARI

Kemal Mert UZUNSARI

161777161777

50 Gram Pastırma Gitti… Ayvayı Yedik… Marmara Çırası Gibi Yanıyoruz…

50 Gram Pastırma Gitti…  Ayvayı Yedik…  Marmara Çırası Gibi Yanıyoruz…

Türk toplumu olarak yaşadığımız olaylara, üzüntülerimize, sevinçlerimize inanılmaz tepki veren ve kendi kendimizle dalga geçen ancak çözümleri de rahatlıkla bulan isyankar insanlarızdır.

Bırakın şimdi iktidarın ekonominin güzel gittiğini, emekli maaşlarının düşük olma sebebinin emeklilerinin fazla yaşamasından kaynaklandığını, et fiyatlarının yüksek olma sebebinin toplumumuzun gut hastalığına yakalanmaması için olduğunu. ..

Artık bu laflara alıştık. İnanan da yok zaten.

Ben şimdi çok basit olan türkülerimiz, hepimizin sokak ağzı olarak kullandığımız deyimler, örneklemeler ve betimlemelerden bahsedeceğim.

İlk olarak ‘Hani Benim 50 Gram Pastırmam’ veya ‘Pırasam’

Yanlış bilmiyorsam ( Hani Benim Elli Dirhem Kesdenem) diye geçer orjinali. Ben pastırmadan devam edeyim. Zaten günümüzde elde edilen asgari ücretle, emekli maaşlarıyla 50 gram pastırmayı ya alırız veya alamayız. 50 gram pastırmaya muhtaç bıraktınız; Eskiler güzel söylemiş…

İkinci Örnek: Ayvayı yedik:

Her zaman gururla dile getiririm; Ben sokak edebiyatıyla büyüdüm ve üzerine Sosyalist bilinci yükledim. Doğma, büyüme Hamzabeyliyim, Mahallem inanılmaz güzeldir. En yakın komşumuz Vali’dir. Ne de olsa Vali Konağı bizim mahallede. Çok iyi hatırlarım Vali Konağı’nda olan ayva ağaçları o kadar dolu olurdu ki biz de mahalle çocukları olarak saldırışa geçerdik ‘Sanki evde yok’ hemen valiliğin koruma polisleri gelir bizi kovalardı. Arada yakalanırdık polislere; iki tane şakadan tokat sonra serbest ve bir birimize derdik ‘Ayvayı yedin’ Şimdi ayva alacak para bile yok.

Üçüncü Örnek: Hıyar:

Hıyar veya salatalık; Sevmeyemiz yoktur aramızda. Bir de yaz günlerinde soğuk soğuk kesersin, üzerine hafiften tuz ve limon sıktıktan sonra harika gider. Gelelim bu güzel hıyarın sokak jargonuna. Safça bir davranışta bulunduğumuzda veya bilmeden bir yanlış yaptığımızda ‘Hıyar mısın be oğlum’ deriz. Çengelköy hıyarı da meşhurdur. Pazarda ve marketlerde satılan o hıyarın kilosunu siz benden çok daha iyi biliyorsunuz. Açıkçası bu dönemde hıyar kadar değerimiz yok!

Dördüncü Örnek: Marmara Çırası:

Önceden mangal veya soba yakmak için çıra kullanırdık. Bunun da basit örneği Marmara Çırası’dır. Sokak ağzına bakarsak, başımıza kötü bir hal gelirse ‘Marmara Çırası’ gibi yandım derdik. 2026 Türkiye’sinde yaşayan biz işçiler, memurlar ve emekliler Marmara Çırası gibi yanıyor. Verdiğim örneklerin üzerine birçok örnek vardır..

İşin özeti şudur; Sandık gelecek ve oy kullanacağız.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ