Bu girdaptan nasıl kurtuluruz?

Maç öncesi herkes gergin. Tabi kazanılmak zorunda olan bir karşılaşma.

Bu girdaptan nasıl kurtuluruz?

Kazanmak demek, en azından tehlikeli bölgenin içerisindeki takımlar ile arasındaki puan farkını açabilmek.

Tabiki Paul Le Guen’in Batalla’nın sarı kart cezalısı, Bostock’un ise sakatlığı nedeniyle nasıl bir kadro çıkartacağını merakla bekliyordum. Ama tahminlerimden yanılmamışım.

Fransız hoca yine sahaya riskli bir kadro ile çıktı.

Kaleci Harun Tekin, savunmanın sağında Barış Yardımcı, solunda Aziz Behich, orta ikili yine Ekong ve Titi. Önlerinde Agu ile Shehu. Stancu ilk kez Batalla’nın görevini üstlenmiş, forvet arkası gibi oynuyor. Sağ kanatta Delarge, solda Jires Kembo, ileride ise Sow .

Yani Bursaspor’un Kasımpaşa karşısındaki onbirinde Afrika rüzgarı esintisi var. Ancak Stancu’dan orta alan oyuncusu yaratmak yerine Furkan Soylap’i tercih etmesi gerekirdi diye düşünüyorum.

Benim anlamadığım bir şey var, anlayan varsa anlatsın bende öğreneyim.

Perşembe günü Le Guen’in basın toplantısındaydım Özlüce’de. Fransız hoca ‘Sow henüz 11 oyuncusu değil’ dedi. Ama ilk onbirde sahaya sürdü.

Sizce de bu işte bir çelişki yok mu?

Maça gelecek olursak;

Yalancı bir baskı kurduk. Ancak oyun kurucunun olmadığı bir ortamda hücumda üretken olabilmek te çok zor. Öyle de oldu. İki takımda 30 dakikalık bölümde vasatın üzerine çıkamadı.

31 dakikada bir Kasımpaşa atağı. Trezeguet orta alandan hareketlendi. Üzerine gelen kimse yok. O da kaleye vurdu. Harun da topu beklemeyince Kasımpaşa beklemediği bir anda 1-0 öne geçiverdi.

Sonrasında baskı devam etti. Ama öyle pas hataları yapıldı ki inanın saç baş yolunacak cinsten.

Nedenini çözebilmek zor bir konu ise Barış’a tribünden atılan su. Arkasından Bursasporlu futbolcular topa sahip olduğundan tribünlerden yükselen protesto gerçekten takımı oyundan düşürdü.

Yusuf Erdoğan-Dzon Delarge değişikliği forvete büyük bir hareketlilik getirirken, oyunu resmen Kasımpaşa yarı alanına yıktı. Yara alınana bırakın ceza alanı içerisine yıktı. Ama tek kusur ne biliyor musunuz bu takım orta yapmasını bilmiyor.

Tribünlerin müthiş coşkusu ve baskısı var. Ama Jires Kembo, kıyma makinesi değil, top öğütme makinası oldu. Bir tane de olumlu bir iş yapsın, rakip ceza alanı önünde ve içinde. Topların hepsini ezip kaybetti ve gol umutlarını bu yoğun baskıda yok etti.

Ben artık şuna kanaat getirdim, Paul Le Guen, bu takımın kimyasını tam anlamıyla bozdu. Jires Kembo Victor Hugo’nun ünlü romanı Sefilleri oynuyor. Onu dışarı alıp. Bir orta alan oyuncusu Furkan Soyalp’i sahaya süremiyorsa, onun teknik direktörlüğünden inanın şüphe duyarım. Veya o da verin tazminatımı çekip gideyim mi demek istiyor. Çözebilmek tam bir muamma.

Ardından Fransız’dan bir sürpriz hamle daha geliyor. Jires Kembo’yu oyundan alıp bir forvet daha Sinan Bakış’ı sahaya sürüyor.

Böyle bir oyun düzenine maç kazanabilmen mucize olur.

O mucize de gerçekleşmedi.

Bursaspor, büyük bir açmazın içerisine yeniden girdi.

Ancak taraftarının sahip çıkmadığı bir takım bu girdaptan nasıl kurtulur onu düşünüyorum.

Bana zor geliyor.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Üzgünüz ilginizi çekebilecek içerik bulunamadı...