Gelin bu sefer rakamlarla konuşalım, neler söylüyor?
Bırakın dünkü oranları da en taze sonuçlar önümüzde...
Ak Parti ve MHP ittifakıyla oluşan oyları reel rakamlarla üst üste koyduğunuzda dengeler şaşırtıyor.
Mesela Bursa ölçeğinde yüzde 53.21'lik 'evet' ile belki sonuca ulaşıldı.
Ne var ki rakamların dili farklı.
2010 referandumuyla örtüştürürsek yüzde 56.37'den, yüzde 53.21'e iniş var.
2014 Cumhurbaşkanlığı seçimiyle kıyaslarsak yüzde 54.08'den yüzde 53.21'e iniyor.
2014 yerel seçim sonuçlarıyla kıyaslarsak Ak Parti'nin yüzde 49.6, MHP'nin yüzde 15.3'lü oranın yüzde 64.9’lara ulaşması beklenirken varın aradaki fireyi siz hesaplayın. Sonuç yüzde 53.21…
Yani hem MHP tabanı uzak durmuş, hem Ak Parti içinden erime var. Sebepleri malum.
1 Kasım 2015'i baz alırsak da Ak Parti yüzde 54.0, MHP 12.4.
Bunda yine ittifakın totali 66.4 olması beklenirken son ortalama yüzde 53.21...
Referandumlarda yüzde 3'lük, Cumhurbaşkanlığında yüzde 0.87'lik fire mevcut.
Aslında seçimlerin hepsinde iktidar partisi için ana arguman Erdoğan faktörüyken fireler, kayıplar, ittifak tabanının geri duruşu, İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve diğer eksilerle seçmen şu mesajı verdi:
Sonuçta ipler yine bizim elimizde... Haziran göndermesi yaptı.
Mesela şehirdeki 17 ilçeden 6'sında ‘hayır’ var. Nilüfer, Mudanya, Gemlik, Orhangazi, Karacabey, Mustafakemalpaşa, İznik ve Yenişehir'deki evet farkıysa çok az. Birinde 0.18, diğerinde 2.96.
Osmangazi'de de 8.06...
Bu ilçe de böyle devam ederse kayba doğru gidiyor. Yarın elde patlarsa şaşırmam.
Dağ ilçeleri, Büyükorhan, Keles, Harmancık, Orhaneli ile merkezde Yıldırım, İnegöl faktörleri olmasaydı Bursa'da da İstanbul-Ankara sendromu yaşanırdı.
Biraz rakamlardan anlayan herkes gerçeği görebilir.
Bu durumda partisinin başına geçmesiyle Ak Parti 2019'a kadar toparlandı toparlandı, yoksa gerisi tufan.
AK PARTİ NE YAPMALI?
Şimdi diyeceksiniz ki; 'ne ahkam kesiyorsun.'
En kolayı 'partili gazeteci' olup her sonuca şakşakcılık yapmaktır. Bunu yapan çok.
Ama bu bazı doğruları görmeyi engeller. Taraf olanlar kendi gerçeğinden başkasına bakmıyor.
Oysa toplumun genelinde Erdoğan faktörü de olsa kopma uzaklaşma başladı Ak Parti'den.
Sorarım Bahçeli uzlaşısı olmasaydı gelir miydi yüzde 1.4'lük fark.
Nerede diğerleri?
Ak Parti çok iyi bir dil ve üslupla ve de şiddetle siyasal arınmayı tamamlamalı.
Fetö'sel temizliğiyse daha da etkili yapmalı. Bir yığın insan uzaklaştırılıyor kurumlardan falan da, sonrasına bir bakın...
Demek istediğim şu; Fetö konusunda toplumun aklını ikna etmeli iktidar.
Ve Özal'ın eğilimlerini parti içinde doğru bir yelpazeyle barındırmalı.
Kürt meselesi deyince sorunu sadece muhafazakar kürtler ile çözemezsiniz!
AB konusunda, AB dilini, stratejisini bilen kadrolara, bürokratlara ihtiyaç var. Her işi liderine bırakmadan gerekli diyaloğu kurabilmeli.
Liyakatı esas alıp paylaşımı akıllıca yapmalı.
Bakın şu ortamda erken seçim olsaydı bu sonuçlarla Ak Parti tek başına iktidar olur muydu?
MHP acaba meclise girebilir miydi? Doğudan evet'ler geldi de... Nasıl...
Salt eyalet sözcükleri karın doyurmaz ki?
Bir de artık şu dışarıdan ağabey-abla göndermelerine son vermeli. Ne işi var şehirle düne kadar ilgisi olmayan insanların listelerde. Ne işi var şehrin insanlarının başka şehirlerdeki listelerde.
Kenti tanıyan dinamiklerini bilenler olmalı.
Bir göçmen başkenti olan Bursa'da acaba göçmenleri kucaklayabildik mi?
Çıkan sonuçların çok yönlü sorgulanması, irdelenmesi şart.
Aksi taktirde muhalefet bu hamle ve çıkışlarını sürdürdüğünde 2019'da planlar suya düşer...
Haaa işin muhalefet boyutuna da şunu söylerim…
Ayrı yazı konusu…
Sürekli muhalefette kalayım hesabından kendilerini kurtarmazlarsa çok zor görürler yönetmeyi…
Hep söylüyorum. Genelde, Büyükşehir'de, bir çok ilçede iktidara rağmen 'Bozbey' nasıl seçilebiliyor, tercih ediliyorsa, bir 'İzmir' olabiliyorsa, onun elindeki reçeteyi de doğru okuyabilmeli. Nilüfer ilçedeki yüzde 25.42'lik 'hayır’ farkında onun etkisi çok büyük.
Ben siyaset yapıyor olsam…
O bunun içindi, şu bunun içindi, tek adamdı, üç adamdı geyiğini bırakırım bir kenara.
Oy verenle birlikte sandık başına gitmeyenleri de ikna etmenin yollarını arardım.
Kimse ağlanmasın…
Vatandaşı ikna et 'sen yönet' ülkeyi…
2019' da ana tema bu olacak.
Şehirleri doğru yönetenler kaderi belirler.
Sokaktaki adam önce refahına, sonra da yönetenlerin tavır ve becerilerine bakacak.
İşkembeden atmıyorum.
Rakamlarla konuştum.
Bugün geldiğimiz noktayı rakamlar özetliyor zaten.