Antrepolardaki eşyanın başkasına devri bilindiği gibi Gümrük Yönetmeliğinin 333. Maddesi kapsamında yapılmaktadır. (1) Gümrük antrepolarında depolanan eşya satış suretiyle başkasına da devredilebilir.
Eşya gümrük antreposunda geldiği şekliyle devredilebileceği gibi farklı bir bedelle (mevcut bedelinden lehte bir artışla) satılabilir de.
İşte sorun da tam burada ortaya çıkmaktadır.
Devrinden önce farklı bir ödeme şekliyle örneğin CİF olarak işlem görmüş ve antrepoya alınmışsa.
Antrepodaki satışının mutlaka CİF mi olması gerekmektedir? Tabi ki hayır.
Antrepo devir kararlarının incelenmesinde; xxxxxxxx Ltd. firmasının yurtdışından getirip antrepo beyannameleri kapsamında antrepoya aldığı eşyaları YYYYYYY. S.A. firmasının 3. firmalara sattığı ve bu 3. firmaların da eşyaları giriş beyannameleriyle (kati veya dâhilde işlemeli olarak) ithal ederek yurda soktuğu görülmüştür.
İthalatçı üçüncü firmalar adına tescilli giriş beyannameleri ve eki faturalar ile devir/antrepo devir kararlarının incelenmesinde; Beyannamelerde eşyanın teslim şeklinin DAP (belirtilen noktada teslim) / DPP (Gümrük Vergileri Ödenmiş Olarak) olarak beyan edildiği ve gerek xxxxxxxxx firmasının Türkiye şubesinin ithalatçı firmalara yaptığı satışlarda düzenlendiği faturalarda teslim şeklinin DDU (gümrük vergileri ödenmemiş olarak teslim) olarak kayıtlı olduğu, keza giriş beyannamelerine ekli 7171 rejim kodlu olup ekinde faturaların yer almadığı antrepo beyannamelerinde de teslim şeklinin DAP olarak gösterilip beyan edildiği müşahade ediliyor.
Bunun üzerine çıkarılan ek tahakkuka ve ceza kararlarının yasal olmadığı belirtilerek itiraz edilmektedir.
Davacı vekili Hukuk Müşaviri Avukat Handan Özcebe tarafından yargıya götürülen dava, 2015 / 1379 sayılı esas numarası ile görülüyor. İdari dava, 11.11.2015 tarihli çok güncel bir kararla sonuçlanıyor.
TÜRK MİLLETİ ADINA
İstanbul 9. Vergi Mahkemesince incelenen dava dosyasında gereği düşünüldü.
Olayda, davalı idare tarafından davacı şirket adına tescilli 11.10.2012 tarih ve 1595
.. sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri kapsamında ithal olunan eşyaların navlun ve sigorta bedelinin beyannameye dahil edilmediği bu nedenle de uyuşmazlığa konu işlemin tesis edildiği öne sürülmekte ise bu iddianın sabit olduğu yönünde idarece yapılmış somut ve hukukken geçerli bir tespit bulunmadığı anlaşıldığından, davacı adına yapılan gümrük ve katma değer vergisi ek tahakkuku ile düzenlenen para cezasına vaki itirazın reddine dair bölge müdürlüğü işleminde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda ayrıntısı gösterilen 68,70.- TL yargılama giderinin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 750,00.-TL vekalet ücretinin davalı tarafından davacıya ödenmesine, artan posta avansının kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesine itiraz yolu açık olmak üzere, 11.11.2015 tarihinde karar verildi.
Özellikle sensormatikler eşyanın disbüritörleri vasıtasıyla getirilir ve ilgili firmalara antrepoda satış yapılmak yolu ile devredilirler.
Bu satış şekli ise genellikle DAPtır. (belirtilen noktada satış)
Gümrük idarelerinin bu satışta navlun ve sigorta eksiği var şeklinde eksik vergi ve ceza tahakkuku bu mahkeme kararında görüldüğü gibi yargıdan dönmüş bulunmaktadır.
DAP teslim şekline dönük bir mahkeme kararı
DAP teslim şekline dönük bir mahkeme kararı
- 23-01-2025 08:21
- 24-02-2025 04:05
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Üzgünüz ilginizi çekebilecek içerik bulunamadı...