Elazığ’daki depremden, Bursa için çıkan sonuç…

Türkiye’nin dört tarafı sallanırken, Bursa’daki bir akademisyenin değerlendirmesi, kentin bugünü ve geleceği için uyarı anlamına geliyor.

Elazığ’daki depremden, Bursa için çıkan sonuç…

Türkiye’nin dört tarafı sallanırken, Bursa’nın bugünü ve geleceği için de uyarı anlamına geliyor.

Bursa için…

Bilimsel çalışma ve öngörü açısından, üniversitelerimizi de önemsiyoruz ve bu doğrultuda, dün bir sese kulak verdik.

Yolumuz düştüğünde…

Bursa Uludağ Üniversitesi’nin rektörü, yardımcılarıyla bir aradaydı ve sohbete ortak olduk.

Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz’la konuştuğumuzda, “Bir bilim kurumu olarak da, deprem meselesi için kamusal sorumluğumuzun bilincindeyiz.” diyordu.

Yardımcılarından…

Bursa Uludağ Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Adem Doğangün, Doğu Depremi’nden dönmüştü.

Kamu adına…

İnşaat Mühendisleri Odası’nın göreve davetiyle de Elazığ ve Malatya’da inceleme ve gözlemlerde bulunmuştu.




Bursa’nın bilim adamından,

‘Doğu Depremi’ yorumu…


 Doğangün, 1999’un sonrasıyla…
Yapı mevzuatındaki yeni düzenlemelerin faydası olarak, “Elazığ’da, birkaç binanın tamamen yıkıldığını gördük.” tespitinde bulunuyor.

Çarpıcı bir değerlendirmeyle“6.8 büyüklüğünde ve üstelik Doğu’daki bir deprem, eski yıllarda olsaydı, tahribat ve can kaybı trajik olurdu.” diyor.

Afet sonrasıyla arama ve kurtarmada, deneyim ve başarıya ulaşıldığını, devletin süratle varlığını gösterdiğini anlatıyordu.

Böyle diyordu, ancak yeni depremden çıkarılması dersler olduğunun da, altını çiziyordu.

Açıklık getirerek, “Epeydir yaşanan yeni depremler ve Elazığ’daki hasar şekilleri ve tablosu, güncel fay-zemin durumu tespiti yapılmasını ve yapı mevzuatının da yeniden gözden geçirilmesini gündeme getiriyor.”

 

Doğangün: “Bursa için

zaman değerlendirilmeli”

 

Doğangün, Bursa’yı olumsuz etkileyecek depremin belirsizliğine karşılık, zamanın süratle iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Güncel fay hatları ve zemin kalitesi çalışmasının, ‘binaların deprem performansı’ açısından, belirleyicilik oluşturacağına işaret ediyor.

Bu gidişatla da, “Belki de, depreme karşı, kitabın yeniden yazılması gerekebilir.” saptamasında bulunuyor.

İnşaat projeleri için deprem riskini dikkate alan hesaplamaların, yeni değişkenlik gösterebileceğini ifade ediyor.

İmar uygulaması ve geleceği için…
Fay hatları ve zemin analizleri ve sonuçlarının, şeffaf; açık olması gerektiğini önemsiyor.

Böylece…

Toplumun önünde ‘güvenli, doğru yeni imar kararları’ çıkarılacağına ve toplum tarafından da bilinçli davranılacağını düşünüyor.

 

Bursa’ya kurumlararası

koordinasyon isteniyor



Doğangün, Bursa’da, üniversiteleri içine alan ve ilgili kurumlar arası koordineli eylem programını, acil ihtiyaç gösteriyor.
Ekonomik değere sahip…

Yerel sanayinin de gözden geçirilmesi gerektiğini anlatırken, ‘Teknoloji Sanayi Bölgesi (TEKNOSAB)’ için de dikkatli olunmasını öngörüyor.
Hasar riskini minimuma indiren deprem izolatörlerinin, sanayi tesisleri için de kullanılabileceğine, ancak prefabrik uygulamanın daha çok tercih edildiğine de dikkati çekiyor.

Bir başka, ara başlıkla…

Sanayide, ovadan kuyu suyu kullanımının arttığını hatırlatarak, yine önemli uyarıya yer veriyor.

Doğangün, “Bursa’nın olası depremi için konuşulan ‘zemin sıvılaşması’ son durumu, yine güncel tespitle anlaşılabilecektir. Bu çalışma, hasar şekli için de belirleyici olacaktır” ifadesine yer veriyor.

Doğangün, temelde özellikle ‘güvenilir yapı için mühendislikle beraber, kaliteli müteahhitliğin de önemi bulunuyor.” diyor.
Doğangün, İnşaat Mühendisleri Odası’nın nezdindeki deneyimsel çalışmaları ve katkılarıyla bilinirken, ‘Betonarme yapıların hesap ve tasarımı’ konulu kitabı da bulunuyor.



SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Üzgünüz ilginizi çekebilecek içerik bulunamadı...