Sabah, benim çok değer verdiğim aile büyüğümden geldi video..
İzlerken düşündürttü.. Hatırlattı...
Kimileri kestaneyi alabildiğince çizdirirken...
Kimileri tek bir adet kestaneden bile keyif alır yaşamdan...
Ve hatta ibretlik dersler verir..
TRT'nin TRT olduğu dönemlerde bir söyleşi yapılmış Safiye Ayla'yla..
Atatürk'ü ve Nuri Conker'i anlatıyor sanatçı..
Florya'da mütevazı bir evde ki sohbeti birebir paylaşıyor...
İlk kez karşılaştıklarında....
Ayla başını kaldırmıyor, Atatürk uyarıyor..
Kaldır başını diyor...
Ayla'nın ilk dikkatini çekense Güneş kadar parlak iki göz..
'Sesin güzelmiş' diyor Atatürk sanatçıya..
Yesari Asım bey'in bir eseri 'sevda yaratan gözlerine...'yi söylüyor..
Sonra bu buluşmalar Çankaya'dan İstanbul'a dek sürüyor..
Safiye Ayla Atatürk'ü yine şöyle anlatıyor.
“Saraylardan oturmaktan asla hoşlanmazdı..”
Ve devam ediyor..
“Florya'da Conker beyle masasında oturuyoruz. Küçük bir evdeyiz. Bir vatandaş olarak böyle mütevazi yaşamak istiyorum' diyor ulu Önder..
Ardından o kestane diyaloğunu aktarıyor...
Bir gün Conker bey oturuyordu masasında..
'Nuri hatırlıyormusunuz, hayat bir kuru kestanedir'.. der Atatürk...
Atatürk o tarihlerde Selanik'te yeni subay olmuş..
Az bir maaş alıyorlar..
İki arkadaş buluşmuşlar 'sende ne var bu kadar-bende ne var bu kadar..'
Ehh demiş bir ufak rakı içebiliriz..
Her zaman ki meyhaneye gitmişler..
Sipariş verilmiş.
“Sen bize rakı ve su getir..”
Başka mezeye bir kuruş yok fazla..
Sonra Conker'e.. demiş ki..
“bu böyle gitmiyor..Sende bir şey var mı?.. “
Nuri Conker cebini karıştırır ve bir kestane çıkarır..
Bunun üzerine Atatürk'te 'ver bari onu geveleyelim'...
Ardından da işte demiş ki 'hayat işte bazen bir kuru kestanedir'..
Her türlü hükme sahip bir lider..
Ama bir o kadarda mütavazı ve alçak gönüllü...
Her daim söylerim...
“Bir adam, o da benim Atam”
O rakı sofrasının bile iliklere kadar bir kültür olduğunu da her zaman akılda tutar..