Adam “ye kürküm ye” ile yıllar yıllar evvel insanın dış görünüşünün nasıl da karakterinin önüne geçtiğini çözmüş. Hoca’nın sırf bu sözü için yeni bir meslek bile doğmuş. İmaj Danışmanlığı. Ben onların yerinde olsam her yıl Nasreddin Hoca’ya helva karardım ya neyse.
Sonra imaj danışmanları boş durmamışlar ,bu sözün de imaj çalışmasını yapmışlar ve 21. Yüzyıl versiyonu olan “insanlar kılık kıyafetleriyle karşılanır, sözleriyle uğurlanır.” İle daha felsefi bir boyutu taşımaya çalışmışlar. Ama sonuç nafile.
Geçen hafta İstanbul’ da global bir marka olan ünlü kıyafet mağazası SEÇKİN davetli topluluğu ile birlikte yüzyıla damgasını vuracak bir komediye imza attılar. Bir kaç dakika içinde adeta yangından mal kaçırırcasına birbirlerini ezme uğruna on birlerce liralık kıyafetleri birkaç bine alabilmek için koca , koca insanlar hem kendilerini hem de paralarını rezil ettiler. Bunun adına da hesaplı alış veriş dediler.
Bahsi geçen seçkin davetli grubunda kimler yok ki. Her gün magazin sayfalarında gördüğümüz o ihtişamlı, burnu bir karış havada olan elit sosyete bir bakmışsın ki iki bin liralık bir ayakkabı için birbirlerini parçalayacaklar. İnanılır gibi değil. Bu görüntüleri izleyince halk olduğuma bir kez daha sevindim vallahi.
Ne günlere kaldık değil mi? Artık her şey ama her şey nasıl göründüğümüze bağlı olarak değişiyor. Mesela hangi marka arabaya bindiğimiz, hangi semtte oturduğumuz, çocuklarımızı hangi özel okulda okuttuğumuz, hangi parfümü kullandığımız, hangi restoranda yediğimiz ve tüm bunları yaparken kılık kıyafetimizin nasıl göründüğü. Bu yüzden artık rahatlıkla şunu söyleyebilirim ki ; kürkümüz yemek yemekten obez , kişiliğimiz ise açlıktan slim fit oldu.
Son günlerin sosyal medya deyimi ile konuyu toparlamak gerekirse “vurur yüze ifadesi, karaktere önem vermez olduk bitanesi” ile iletişimde kalın, sevgiyle kalın.