Siyasi ideolojiyle, parayla, pulla, baskıyla, zorla, hatırla ve ya çeşitli vaatlerle yapılacak bir iş değil. Bu ancak ve ancak memleket sevdasıyla izah edilebilecek bir durum.
Ve üzerinden tam 20 gün geçmesine rağmen;
Türkiye’nin hiçbir yerinde, bu kadar kalabalık sabahlara kadar dışarıda iken, sokak ve caddeler araç konvoyu, demokrasi yürüyüşü adı altında binlerce insan geçişine sahne olurken hiçbir tatsız olay yaşanmadı.
Gezi olaylarında, 1 Mayıs yürüyüşlerinde sokağa çıkanların yarattıkları terör havasından eser yok. Ne bir dükkan camı kırıldı, ne otobüs duraklarının koltukları, ne bir taş atma…Ne yağmalama, ne de kundaklama…
O kadar insan yığınının içinde yanındaki ile küçücük bir tartışma dahi yaşanmadı.
İşte bir amaç uğruna, bir sevda uğruna Türk milletinin kenetlenmesi…
***** ***** *****
15 Temmuz akşamından beri ben de çocuklarımla beraber nöbetteyim.
Sadece Bursa Demokrasi Meydanı’nda değil. İlçelere de gidiyorum.
İnanın ki, bu nöbet sevdası bambaşka bir şey.,.
Sizin kürsüye çıkıp da o geceyi, o darbe girişimini anlatmanıza gerek yok. Çünkü o geceyi yaşayanlar sizin karşınızda. Ülkeyi darbe girişiminden değil, tam anlamıyla işgal edilme riskinden kurtaran kahraman ordu sizin tam karşınızda.
Evet, Bursa’da o gece İstanbul ve Ankara’da, kısmen Malatya ve Gaziantep’te yaşanan kanlı olaylar gerçekleşmedi. Bursa kıl payı atlattı. Ama çok iyi biliyorum ki, o gece İstanbul ve
Ankara ne ise Türkiye’nin dört bir tarafı o idi.
Sen, ben yok. Biz varız. Türkiye var.
O gece sadece Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakanlar, belediye başkanları kefenini giyip sokağa çıkmadı.
Evlerinde oturan ve işgalin ayak sesini tanklarla, alçaktan uçuş yapan F16’ların sesiyle duyan, anlayan bu millet kucağında bebeğiyle, elinden tuttuğu çocuğuyla sokağa fırladı.
Ne üstüne keskin nişancının yağdırdığı kurşunlar, ne tepesinden atılan bombalar, ne de üzerine yürüyen tanklar hiç biri durdurmadı. Böyle bir cesaret dünya üzerindeki başka milletlerin hiç birine has değil…
***** ***** *****
İşte bu vatan sevdasıyla ölüme giden ruhu 20 gündür Bursa’nın her yerinde görmek mümkün.
Orhangazi Belediye Binası önündeki Meydanda toplanan Orhangazili halkın gösterdiği coşkuyu, İnegöl’de de gördüm. Kestel’deki yürüyüşe katılan eli bastonlu 70 yaşındaki İsmail amcanın gözündeki müdafaa ruhunu, Mudanya’da Gençlik ve Spor Klübünün miniklerinin gözlerinde gördüm.
Bu mücadele de, nöbet tutmada kimse kimseden üstün değil. Kimsenin bu uğurda şehitlerimize duyduğumuz sonsuz minnet dışında teşekkür etmesi de doğru değil.
Ama…
Bu mücadelede içimi sızlatan öyle bir konu var ki;
Daha düne yani 15 Temmuz akşamına kadar FETÖ ile organik ve inorganik bağını koparmamış devlet kurumlarında, özel sektörde ve en kötüsü de AK Parti içinde en üst makamlarda bulunan kişilerin iki yüzlülükleri…
Altlarından makamları, itibarları gidecek korkusuyla ellerinde 23 Nisan müsameresinde gibi tuttukları Türk bayrağı ile meydanlarda oynadıkları köşe kapmaca.
Bu saatten sonra bırak sabaha kadar nöbet tutsan ne fayda?