Payitaht'ım çok yaşa

Payitaht'ım çok yaşa

Payitaht'ım çok yaşa

Payitaht Çarşı Alışveriş Günleri başlıyor.

Tanıtım toplantısına giderken yolda denk geldik.

Fidan hana doğru Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi Birliği Başkanı Muhsin Özyıldırım ile birlikte yürüdük.

Yol boyu esnafla selamlaşıp bir yandanda ayak üstü lafladık.

'eskiden 10 adet limonata bile bulamazdık. Şimdi 10 otomobil desteği var. Çatı kuruluş böyle olur' diyordu.

Haksızda değil.

BTSO Başkanı İbrahim Burkay ve ekibi elinden geleni yapıyor.

Bursa ekonomisinin kalbi Tarihi Çarış ve Hanlar Bölgesi’nde atıyor. Burası ayrı bir kültür, ahenk.

Çatı aynı zamanda şemsiye kavramınıda doğru hamlelerle yürütüyor.

Yaklaşık 4 bin işyerinde, 25 bine yakın çalışanıyla bölgede gerçekleştirilen etkinlikler ile 850 bin metre karelik alanıyla dünyanın en eski ve en büyük açık hava alışveriş merkezlerinden birisi olan tarihi bölge de amaç alışverişi hızlandırmak.

Ramazan ve bayram sürecinde bölgeyide diri tutmak.

Herkes bu düşüncülerle bir araya geldi.

Şimdi herkesin yaptığı gibi tek tek katılanların ismini yazssan al sana köşe yazısı olacak.

BTSO Meclis Başkanı Topuk, BTSO Başkan Yardımcısı Kuş, Ticaret Borsası Meclis Başkanı Aydın ekonomik hamlenin temsilcileri olarak oradaydı.

Osmangazi Belediye Başkanı Dündar ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Karlık, Vali Yardımcısı Kadiroğlu göze çarpan isimlerdi.

Tam sabah güneşinin altında kalınca ister istemez terledi herkes.

Ama dediğim gibi sonuçta amaç önemli.

Geçtiğimiz yıl bin 150 firma akredite olmuş, 20 milyon liranın üzerinde ciro elde edilmişti.

Bu yıl hedef 30 milyon.

Umarım arzu edilen olur.

Önemli olansa şehri bu noktaya çekebilmek.

10 otomobilse alışveriş unsurunu tetikleyen cazibeler olarak sunuldu.

Laptop'lar, cep telefonlarıda işin cabası.

Yinede çarşıya gelirken aklımda ki şuydu..

Arabayla merkeze çıkmak büyük sıkıntı.

Malum trafik..

Yani geç saatlere kadar işyerleri diri tutulmalı.

Buradaki sineji gerçekten önemli.

Türkiye'de bu tarz örnek dikkatimi çekmedi.

İSTANBUL YAZAN ALTLIKLAR OLMAMIŞ...

Dünkü toplantıya dair sadece bir dip notum ve inceden bir eleştirim olacak.

O da kahvaltı sofrasında çayımızı yudumlarken dikkatimizi çekti.

Çay bardaklarının altlıklarında 'istanbul' ibaresi vardı. Bu olmadı işte..

Eğer amaç 7 asırlık çarşıya sahip çıkmaksa, millileşmekse tarih şehri Bursa'da 'istanbul' yazılı altlıkların ne işi var.

Bence o bölgede ki birebir vatandaşla diyalog halinde olan tüm küçük büyük işyerlerinde buna dikkat etmeli. Şehri simgeleyen unsurlar ön planda olmalı.

Recep Başkan'da, İbrahim Başkan'da orada olsaydı ve bunu görselerdi sanırım aynı şeyi düşünürlerdi... Hedef burada ortak tanıtım, pazarlama ve sahip çıkma stratejisiyken..

Ne dersiniz?

Tamam payitahtım sen çok yaşa da, ayrıntı detayda gizlidir!

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Üzgünüz ilginizi çekebilecek içerik bulunamadı...