Türkçe ve dilbilgisinde şifre çözülüyor uzun paragraflar artık bizden korksun

Türkçe ve dilbilgisinde şifre çözülüyor uzun paragraflar artık bizden korksun

Türkçe ve  dilbilgisinde şifre çözülüyor uzun paragraflar artık bizden korksun

 

“Karakter ağaç ise, şan ve şeref o ağacın gölgesi gibidir; biz hep gölgeyi düşünürüz oysa gerçek olan ağacın kendisidir.” Abraham LİNCOLN

Bir önceki yazımızda özellikle kariyer sınavlarına hazırlanan bu yolda hedef koyan değerli arkadaşlarımıza turkhaber.com aracılığıyla farklı derslerden ve disiplinlerden uzman görüşü ve tüyoları paylaşacağımızı belirtmiştik. Özellikle bu köşeden aktaracağımız bilgiler  sizlere sınavlara çalışma programı ile ilgili ciddi bir  kolaylık  sağlayacağı kanısındayım. Başarı için hedef koyan arkadaşlarımızla buluşup sınav değerlendirmeleri yapmak  en büyük dileklerimizden biri olacaktır.

Kamudan gelen haberlere şöyle göz attığımızda şubat 2016 öğretmen atamalarının gündemde olması atamayı bekleyen öğretmen camiasında heyecan yaratmıştır.

Sosyal medya ve yazılı basın aracılığıyla 2016 için devlet memuru alımı ile ilgili telaffuz edilen 74.000 personel rakamı heyecanın ötesine geçerek KPSS’ na  hazırlanan tüm öğrencilerimizde beklentiyi zirveye çıkarmıştır. En son 25 Kasım’da tamamladığımız KPSS tercihlerinde gözlemlediğim önemli olgular şunlar olmuştur.

-Ortaöğretim-Ön lisans veya lisans bölümleri ayırt etmeksizin artık devletin nitelik isteyen kadrolara ağırlık verdiğini sonuç edindik. Özellikle  sağlık personeli teknisyen ve çağrı merkezi elemanı kadrolarının yapılan alım itibariyle ciddi bir sayıya ulaştığını görüyoruz.

-Tercihlerini için bizzat rehberlik yaptığım öğrencim KPSS Ön lisans 73 puanla İçişleri Bakanlığı kadrosu çağrı merkezi memuru olarak Bursa’ya atanmıştır. Yanlış  okumadınız 73 puanla Bursa’ya atanan, üstelik 1.tercihine atanan öğrenci arkadaşımız olmuştur. Buradan bir kez daha şu noktaya vurgu yapmak istiyorum.

-Mezun olduğunuz bölüm, bölüm içi sıralamanız verilen kadro sayısı ve doğru rehberlik başarının sırrını açıklayan ana başlıklar olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu bölümdeki yazımda özellikle Dikey Geçiş sınavına ve KPSS hazırlanan öğrencilerim için “Türkçe’nin Yapı Taşları” konulu   temel teknik ve sınavda sizleri başarıya ulaştıracak bilgileri Türkiye’nin KPSS konusunda önemli dil bilimcilerinden araştırmacı KPSS Türkçe eğitmeni Mustafa KOCABIYIK hocamla analiz ettik. Özellikle sınava  dönük stratejik bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

 

 

Bilindiği gibi Kamu Personeli Seçme Sınavı lise ve ön lisans düzeyinde iki yılda bir lisans düzeyinde de her yıl yapılmaktadır. Adaylar devlet memuru olabilmek için bu sınava varlarıyla yoklarıyla çalışmaktadırlar. Sonuçta düzgün,disiplinli ve özgüvenli çalışma başarıyı sorunsuzca getirecektir. İşte bu süreçte adayların nasıl bir yol izleyeceği izledikleri bu yolda neyi nasıl yapacaklarını bilmeleri herkese çok büyük bir fayda sağlayacak, gereksiz stres, kaygı, gibi durumları ortadan kaldıracaktır. Bu hususta ÖSYM’nin düzenlediği her sınavda olduğu gibi KPSS’de de Türkçe testi adayların es geçemeyeceği standart sapmada da önemli paylara sahip olan soruların bulunduğu bir testtir. Peki bu ders nasıl bir derstir? Nasıl çalışılırsa verim alınır? Sıfır hata ile bu testi tamamlayabilmek mümkün müdür? Baş belası olarak görülen anlam bilgisi soruları nasıl çözülür ve nasıl zevkli hale gelir? Gibi sorulara cevap bulmaya çalışacağız. Öncelikle Türkçe testinin konu dağılımı soru sayısı nelerdir? Onlara bakalım. Türkçe testinde soruların büyük bir bölümünü anlam bilgisi olarak adlandırdığımız( Paragraf bilgisi-Cümlede Anlam-Sözcükte Anlam)soruları oluşturmaktadır. Geri kalan kısım ise gramer yapımıza ait bilgileri ölçen (Dilbilgisi-yazım ve noktalama-ses bilgisi) ile son iki yıldır KPSS sınavlarında yer alan sözel mantık soruları oluşturmaktadır. Türkçe testinde yüzde yüz başarı yine diğer derslerde olduğu gibi büyük bir özveriyle çalışılmasına bunun yanında da ekstra dikkatli olunmasına bağlıdır. Öncelikle anlam bilgisi sorularından bahsedelim:

Sözcükte Anlam konusuyla başlar anlam bilgisi belki de yıllardır gördüğümüz ama maalesef her seferinde de hataya düştüğümüz soruları da içerisinde barındırır. Aslına bakarsak daha uzun paragraf sorularının da kolay çözülebilmesi sözcükte anlam başlığı altında çıkan sorularla ilgili çok pratik yapılmasına bağlıdır da diyebiliriz çünkü bu konu paragraf sorularının da temelini oluşturur. Genelde ÖSYM’nin belli kalıplar dışına çıkmadığını görüyoruz çıkmış sorularda sadece son yıllarda biraz daha karmaşık halde soruları yöneltiyorlar, biz gerekli metodları uyguladığımızda bu durum da bizim için sıkıntı oluşturmayacaktır. Mesela;

‘’Altı çizili sözle anlatılmak istenen nedir?’’ soru kalıbı nerdeyse her sınavda karşımıza çıkmaktadır çözüm yolu ise vakti verimli kullanmak açısından sadece altı çizili kısmın iyi özümsenmesiyle sonuç olarak şıklarda bize kendisini rahatlıkla gösterecektir. Ama bu noktada dikkat edeceğimiz bir husus var: ‘’Altı çizili sözcük’’ derse iş o zaman farklıdır. Sadece altı çizili sözcüğe bakarsak soruyu yanlış  cevaplamış oluruz çünkü burada Türkçe sorularını çözerken altın kuralımızı ihlal etmememiz gerektiğini unutmayalım: ’’Türkçede   sözcükler  ait olduğu cümleye göre anlam kazanır.’’ Söz ve sözcük ayrımını iyi yapmamız gerekir bu noktada. Sorulara özellikle de anlam bilgisi sorularına yaklaşırken öncelikle dikkat toplamayı unutmamamız gerekir bu birinci kuraldır. Baş belası mı? yoksa zevkli birer uğraşı mı? Paragrafta anlam soruları. Bu biraz da düzenli,dikkatli bir şekilde bol soru çözme alışkanlığıyla da ilgilidir. Bunun iki nedeni vardır: paragraf sorularını ya çok küçümsemek düzenli soru çözmemek ya da çok gözümüzde büyütmek. İşte bu sorunu kendi kafamızda çözmek ve  bu konuda sıkıntımızı gidermemiz için izlememiz gereken yollar vardır. Her zaman söylenir kitap okuma alışkanlığı kazanmış adaylar bu soruları daha rahat çözerler diye evet bu doğrudur ama sınav yoğunluğuyla geçen bir süreçte kitap okumaya vaktimiz olmayabilir bu yüzden de izlenmesi gereken metodlara uymamız gerekir. Öncelikle dudaklarımızla paragraf okuma işine son vermemiz gerekmektedir çünkü o bize vakit kaybı yaratacaktır. Biz enerjimizi sadece ve sadece gözümüze ve muhakeme gücünü sağlayacak olan beynimize vereceğiz dudakla okunan değil göz ile okunan metinler daha çok akılda kalıcıdır. Gözlerimiz ile paragrafın büyük bir kısmına hakim olabiliriz bunu en başından unutmayalım. Paragraf soru tipleri farklı şekillerde karşımıza çıkacaktır ama bunların hepsi aynı düz metodlarla çözülmeyecektir. ÖSYM’nin sıkça kullandığı soru tipleri ve kalıpları vardır mesela :’’değinilmemiştir, çıkarılamaz ve ulaşılamaz ‘’ gibi olumsuz soru tipleri düz bir şekilde okunup yapılırsa bizim 5 dakikamızı alacaktır ama bu tip sorularda bocalama yaşamamız için önce A şıkkından başlayarak okuyup şıkları paragrafın içinde arayıp bulup değinilmeyeni bulmak hem soruyu doğru cevaplamamızı sağlayacak hem de vakitten yana tasarruf yapmamızı sağlayacaktır. ‘’Asıl anlatılmak istenen nedir?’’ diye bir soru gördüğümüzde ise bize ana fikir yani bize seslenen cümleyi paragrafın bulmamız gerektiğini bu tip soruları çözerken de ana fikrin geçtiği cümleyi bulup altını çizip aşağıda o cümleyle eş anlamdaki cümleyi bulmak zor olmayacaktır. Bunun dışında cümle kalıplarını bilmek yani hangi cümle giriş cümlesi hangi cümle sonuç cümlesidir? Bildiğimiz zaman da ‘’anlamlı bir metin oluşturma’’ yani sıralama sorularında çok büyük aşama  sağlayacaktır. Sıralama sorularında ayrıca başına bir önceki cümleyle bağıntı anlamını taşıyan bağlaçların gelmeyeceğini yani o cümlelerin giriş cümlesi olmayacağını da iyi bilmemiz gerekir. ‘’ düşüncenin akışına göre hangisi gelir?’’  gibi sorularda ise cümleler arasında bağıntı sağlayan özne, nesne gibi ögelere buna göre de hangi cümle kendisinden öncekinin devamı niteliğinde olduğunu çok rahat görebileceğiz Mesela:

1)Hüseyin Rahmi eserlerinde doğallığı, gerçekliği tüm çıplaklığıyla yansıtmıştır. 2) O, bu yönüyle kendisinden sonra gelenlere de örnek teşkil etmiştir. Örnek cümlelerde de görüldüğü gibi 2. Cümlenin 1. Cümlenin devamı olduğunu öznelerin aynı olmasından bulunabildiğini görebiliyoruz. Paragraf sorularına mantıklı,metodlara uyarak ve ne yaptığımızı bilerek yaklaşırsak hem zamanı etkili kullanmış oluruz hem de soruları doğru cevaplama oranımız artacaktır. Sınavda baş ağrısı, şakaklarda uyuşma problemi gibi bahanelere sığınmamak için dikkat, metodları uygulama ve bol soru çözme  üçlüsünü asla aklımızdan çıkarmamamız gerekir. Bu sayede Türkçe soruları ne vaktimizi esir edebilir ne de beyin yorgunluğuna neden olur yatmadan önce süt içer gibi sınava kadar her gün mutlaka anlam bilgisi soruları çözmeyi de unutmuyoruz.

Değerli Mustafa KOCABIYIK  hocama sağladığı katkılardan dolayı teşekkür ediyorum. Sorularınız ve önerileriniz için tbsimsek@uludag.edu.tr  adresimden ulaşabilirsiniz. Diğer yazımızda bir başka dersin analizinde buluşmak üzere     sevgiyle kalın…

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Üzgünüz ilginizi çekebilecek içerik bulunamadı...