Her şehit haberinde PKK’ya lanet ederken, nerede bu devlet diyoruz. Ama öte yandan biliyoruz ki devletler duygularıyla hareket etmez. Biz faniler gibi ani refleks göstermez.
Dün gece A Haber’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yapılan ve canlı yayınlanan programı başından sona izledim.Tabii bu arada Hakkari Dağlıca’dan gelen ve hala şehit sayını bilemediğimiz o acı haberin de takibini yaparak. Bu arada elimde telefon sık sık twitter hesabından Dağlıca yorumlarını takip ediyorum. Bir anda “bu da ne böyle?” Dedim. Baktım hürriyet.com haber sitesinin twitter hesabında; “ Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Dağlıca açıklaması: 400 milletvekili alınsaydı bunlar olmazdı”. Yazılı ve ardından da malum sosyal medya patlamasında zincirleme şakşakçıların yorumları.
İnanamadım. Hem gözlerime hem de kulaklarıma. Bir insanın açıklaması ancak bu kadar çarpıtılabilinir. Oysa, o anda Cumhurbaşkanının açıklamalarını dinleyen biriyim. Böyle bir ifade kullanmadı. Nereden çıktı? Ben mi yanlış duydum dedim. Ama hayır, PKK’ya terör örgütü diyemeyen, HDP seviniciliğine soyunan Doğan Medya Grubu her zamanki gibi açıklamayı çarpıtarak böyle bir yorumda bulundu.
***** *****
Cumhurbaşkanının ne dediği açık: “Tabii anlamak mümkün değil. 400 hedefini gösterme yeni anayasa inşası anlamında, hangi parti alırsa alsın, Yeni Türkiye’nin inşasına yönelik bir hedeftir…. Eğer 400 vekili alabilecek ve ya bir anayasayı inşa edebilecek bir siyasi parti yakalasaydı durum farklı olurdu. Yeni Türkiye adımını atmak için böyle bir şey çok çok önemli”Cumhurbaşkanı devamında da; Koalisyon hükümeti çalışmalarında CHP ve MHP’nin tutumunu eleştirip, bir hükümet kurulamadığını söyledi ve sözü HDP’ye getirdi: “Malum siyasi parti terör örgütünü arkasına alarak oy devşiriyor”. Terörden siyasi rant elde ettiğini ima etti ki çok çok doğru. Şimdi Cumhurbaşkanının söylediği bu cümleler ile hürriyet.com sitesinde yayınlanan ve twitter hesabından sosyal medyada şakşakçılarını toplayan bu çarpıtılmış cümle arasında niyeti deklare etmekten başka bir durum söz konusu değil. O niyet de uzun süredir PKK’nın ekmeğine yağ süren Doğan Medya Grubu’nun bakış açısıdır.
***** *****
Hiç kimse söylenenin arkasında başka niyetler aramaya kalkmasın. Bu yapılan ne gazetecilik ne de düşünce özgürlüğüdür. Hürriyet’in Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin, gazetenin önüne tepki amaçlı toplanan grub ve gelen tepkiler üzerine neden sonra çıkıp “Velev ki bir hata var” gibi üstü kapalı konuyu geçiştirmeye çalışıyor. Evet ortada hata var. Ama bu hata öyle basit, editöryel bir hata değil. Grubun Erdoğan ve AK Parti’ye yönelik bakış açısını yansıtan gerçeğin ta kendisi. Haber ancak bu kadar çarpıtılarak halk galeyana getirilir.
Halkın yüzde 52 oyuyla seçilmiş bir devlet adamına göz göre göre bu derece bir ithamda bulunmak basit bir hatanın ötesinde vatan hainliği ile eşdeğerdir.
***** *****
Bir devlet adamını sevmeyebilirsiniz, evet ben de 10. Cumhurbaşkanı Necdet Sezer’i sevmemiştim.O’nun devlet başkanlığını yaptığı yıllar benim ülkem için kayıp ve telafisi mümkün olmayan yıllardır. Ama hiçbir zaman çıkıp da böylesine aşağılık bir uslupla itham etmedim, eleştirmedim.
Medyanın toplumsal algıyı yönetme gücü işte burada. Velevki hata var denmesinden sonra bile o çarpıtılmış algı aldı başını gitti. Şimdi bu algıyla yatıp kalkanların bugün haber sitelerine düşen dağdaki PKK’ya erzak yardımı götüren aracın içindeki HDP’li vekil için ne diyecekler acaba diye merak ediyorum.
Zira;
Son yazılarımdan birinde artan terör eylemleri üzerine “HDP’ye oy verenlerin eli de kana bulanmıştır” diye yazmıştım. Bu yazımın çıktığı gün bir meslekdaşım elimi sıkmayıp”Yoksa senin de eline kan bulaştırırım” demişti. Ve HDP ‘yi savunarak yazımı ağır bulduğunu söylemişti. Hadi bakalım Askerimizi “PKK tükürükle sizi boğar” diye tehdit eden HDP’li vekilden sonra erzak yardımını bizzat götüren HDP’li vekiliniz de oldu.