BU ÖNEMLİ!
- 16-08-2026 01:20
- 16-08-2026 01:47
Bursaspor 1.Lig'deki ilk maçına 40 bini aşkın taraftarının önünde çıktı.
Maç öncesi tribün Cendere'de müthişti. Teknik nedenlerle ertelenen Digital şov da olsaydı tadından yenmezdi. Stat ışıkları eski model olduğu için risk oluşturmuş. O yüzden şov ertelendi. Büyükşehir Belediyesi gerekli yenileme için destek verirse o sorun kısa sürede çözülür. Tribüne yazının sonunda yine değineceğim.
Maça baktığımızda iki farklı Bursaspor vardı sahada.
Tabii ki ilk yarıdaki Bursaspor tercihimdi.
Oyunu yönlendiren, rakip sahaya hızla inen pozisyon üreten, rakibe de pozisyon vermeyen bir görüntü vardı.
İhaneacho o fırsatı kaçırmasa, diğer akınlarda ceza alanında kalabalıklaşılabilse ilk yarıda maç kopardı.
Orta saha hakimiyeti, topu doğru dolaştırma, oyunu açma, yardımlaşma mücadelenin ilk devresinde Bursaspor'un iyi uyguladığı işlerdi.
Ancak ikinci yarıda işler değişti.
Topu alan doğu temsilcisi Bursaspor kalesinde tehlikeli pozisyonlar üretmeye başladı. Özellikle Batuhan ve Alperen'in bu noktada hata yapmamaları rakibin skoru dengelemesine engel oldu.
Yeşil beyazlılar ikinci yarıda çekingen ve pasif bir oyun sergiledi.
Buna rağmen maçı kazanmak önemliydi; ancak bu her zaman böyle olmaz. Bir takım çıkar cezayı kesiverir.
Burada bazı oyuncuların henüz fizik, kondüsyon olarak hazır olmamasının etkisi var. Zaten Mustafa Er de hemen o oyunculara müdahalesini yaptı.
Yalnız ben Ertuğrul İdris Furat'ın mutlaka süre alması gerektiğini düşünüyorum. Fizik gücü yüksek, hızlı, skoru değiştirecek özelliklere sahip Ertuğrul en azından maçlara sonradan dahil edilmeli. Furat kulübede oturacak oyuncu değil.
Sonuç olarak tabii ki 3 puan almak önemliydi bu başarıldı. İkinci yarıdaki oyun için de gerekli dersler çıkarılırsa kalan maçlarda en azından Bursa'da sıkıntı yaşanmaz.
Bursaspor skoru koruma içgüdüsüyle oynayınca sorun yaşıyor. Hele ki hücüm yönü güçlü bir kadro oluşturulmuşken tempoyu düşürmemek önemli.
Bu yapıldığı takdirde 45 bin taraftarıyla saldıran Bursaspor rakiplerine şans tanımayacaktır.
Tribünle bitireceğim demiştim.
Küfür olmasın diye cuma günü yapılan toplantı çok yerindeydi.
Amacına da ulaştı. Bu mânâda tribün liderlerini tebrik ederim. Ancak tribünün enerjisi düşüktü. Karşılıklı yapılan ve desibel rekorları kırılan tezahüratlar da bu maç o seviyede yapılamadı. Tribübünün de formsuzluk durumu olabiliyor.
Ayrıca hep ifade ettiğim gibi coşku vermeyen tezahüratların etkisi de büyük.
Görülüyor ki 'tribün koordinasyonu, gereksiz bazı tezahüratlar ve yeni besteler' yapılması konularının işleneceği yeni bir toplantıya daha ihtiyaç var.