PINAR SAK YILMAZ

PINAR SAK YILMAZ

İstanbul Dubai olur mu? Yoksa fırsatı kaçırır mı?

İstanbul Dubai olur mu? Yoksa fırsatı kaçırır mı?

Küresel para sessizce yön değiştiriyor. Özellikle Körfez ülkeleri kaynaklı sermaye, son yıllarda tek bir merkeze bağlı kalmak yerine yeni limanlar arıyor. Bu arayışın merkezinde ise tanıdık bir soru var: Türkiye bu hikâyede nerede duruyor?

Daha açık soralım: İstanbul, gerçekten Dubai gibi bir finans merkezi olabilir mi?

Para Neden Yer Değiştirir?

Sermaye, sanıldığı gibi milliyetçi değildir. Duygusal hiç değildir. Üç şeye bakar: Güven, Getiri,  Öngörülebilirlik

Bugün Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Katar merkezli fonlar bu üç dengeyi yeniden kurmaya çalışıyor. Çünkü dünya değişiyor; enerji gelirleri dönüşüyor, jeopolitik riskler artıyor, sermaye kendine yeni hikâyeler arıyor.

Tam da bu noktada Türkiye, “ucuz kalmış büyük pazar” olarak dikkat çekiyor.

Türkiye’nin Cazibesi: Fiyat mı, Hikâye mi?

Bugün İstanbul, Antalya, İzmir ve Ankara farklı kulvarlarda yatırım çekebilecek şehirler:

İstanbul: Finans ve gayrimenkul,

Antalya: Turizm ve yazlık yatırımlar,

İzmir: Sanayi ve yaşam kalitesi,

Ankara: Savunma ve kamu projeleri.

Özellikle gayrimenkulde Türkiye’nin sunduğu yüksek kira getirisi ve döviz bazlı ucuzluk, Körfez yatırımcısı için güçlü bir mıknatıs.

Ama burada kritik bir ayrım var:

Türkiye’ye gelen para stratejik mi, fırsatçı mı?

Şu an gelen para ağırlıklı olarak fırsatçı. Yani kısa vadeli kazanç peşinde.

İstanbul’un Önündeki Büyük Sınav

Dubai ile İstanbul arasındaki fark, gökdelen sayısı değil; sistem farkı.

Dubai’yi cazip yapan şeyler:

Düşük vergi,

Hızlı ve öngörülebilir hukuk sistemi,

Kur istikrarı,

Uluslararası finans ağı,

İstanbul’un eksik kaldığı noktalar:

Kur oynaklığı,

Hukuki belirsizlik algısı,

Karmaşık vergi yapısı,

Yeterince derin olmayan finansal piyasa,

Bu tablo değişmeden, İstanbul’un “bölgesel finans merkezi” olması bile zor.

Asıl Mesele: Güven İnşa Etmek

Bugün Türkiye’nin önünde tarihi bir fırsat var. Küresel sermaye yeni adres arıyor. Ama bu fırsat otomatik olarak kazanca dönüşmez.

Eğer:

Hukuk güveni güçlendirilirse,

Ekonomi politikaları öngörülebilir hale gelirse,

Kur ve enflasyon istikrarı sağlanırsa,

İstanbul sadece yatırım çeken bir şehir olmaz;

sermayenin yönetildiği bir merkez haline gelir.

Son Söz

Körfez’den çıkan para Türkiye’ye gelebilir, hatta geliyor. Ama bu akış kalıcı mı olacak, yoksa geçici bir dalga mı kalacak?

Cevap basit:
Para yüksek binalara değil, sağlam sistemlere yerleşir.
İstanbul’un Dubai olması için beton değil, güven üretmesi gerekiyor.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ