ZAFER ÖZCİVAN

ZAFER ÖZCİVAN

EKONOMİST - YAZAR

KOBİ’lere 75 Milyon TL’lik Finansman Desteği

KOBİ’lere 75 Milyon TL’lik Finansman Desteği
Türkiye ekonomisinin üretim, istihdam ve ihracat kapasitesinde önemli bir ağırlığa sahip olan küçük ve orta büyüklükteki işletmeler, yüksek finansman maliyetleri ve krediye erişimde yaşanan zorluklarla mücadele ederken, KOBİ’ler açısından dikkat çekici bir destek paketi devreye alındı. KOSGEB tarafından yürütülen Küresel Rekabetçilik Destek Programı kapsamında işletmelere 75 milyon TL’ye kadar kredi imkânı, 20 puanlık geri ödemesiz finansman desteği ve Kredi Garanti Fonu (KGF) kefaleti sağlanacak. Başvurular 7 Eylül’de başladı ve 30 Eylül 2026 tarihine kadar devam edecek.
Desteğin büyüklüğü kadar, hedef kitlesi de dikkat çekiyor. Program yalnızca işletmelerin günlük nakit ihtiyacını karşılamaya yönelik klasik bir kredi mekanizması olarak tasarlanmıyor. Temel hedef, KOBİ’lerin yüksek katma değerli üretime yönelmesi, ihracat kapasitesini artırması, teknoloji yatırımlarını hızlandırması ve küresel pazarlarda daha güçlü hale gelmesi. Hızlı büyüyen ve ihracatını artıran işletmeler, Ar-Ge yatırımlarını geliştiren KOBİ’ler, yüksek teknoloji alanında faaliyet gösteren orta ölçekli işletmeler, HAMLE Programı kapsamında öncelikli ürünlere yönelik faaliyet gösteren firmalar ve Turcorn 100 kapsamındaki işletmeler programa başvurabilecek.
Burada özellikle “20 puanlık geri ödemesiz finansman” unsurunun altını çizmek gerekiyor. Çünkü Türkiye’de işletmelerin en önemli sorunlarından biri yalnızca kredi bulmak değil, kredinin maliyetini taşıyabilmek. Yüksek faiz ortamında alınan kredinin işletme üzerinde oluşturduğu finansal yük, yatırım kararlarının ertelenmesine neden olabiliyor. Bu nedenle finansman maliyetinin belirli bölümünün geri ödemesiz destek mekanizmasıyla karşılanması, yatırım yapmayı planlayan işletmeler açısından önemli bir avantaj oluşturabilir. KGF kefaleti ise teminat sıkıntısı yaşayan işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştırma potansiyeli taşıyor.
Ancak 75 milyon TL’lik üst limitin bütün KOBİ’lere doğrudan ve koşulsuz olarak verilecek bir kaynak şeklinde değerlendirilmemesi gerekiyor. Programın hedefi, belirli niteliklere sahip, büyüme ve rekabet kapasitesi bulunan işletmeleri desteklemek. Dolayısıyla işletmelerin finansman talebini somut bir yatırım planına dayandırması büyük önem taşıyor. Üretim kapasitesini artıracak makine ve teknoloji yatırımları, dijital dönüşüm, Ar-Ge, ihracat kapasitesinin geliştirilmesi ve yüksek katma değerli ürünlere geçiş gibi alanlar, desteğin amacına daha fazla hizmet ediyor.
Bu noktada KOBİ’ler açısından önemli bir başka konu da alınacak finansmanın doğru kullanılması. Finansman desteğinin işletme sermayesi açığını geçici olarak kapatmak yerine verimlilik sağlayacak yatırımlara yönlendirilmesi, programın ekonomik etkisini artıracaktır. Çünkü yalnızca borçlanarak büyümek sürdürülebilir bir model değildir. Asıl hedef, kullanılan finansmanın işletmenin üretim kapasitesini, cirosunu, ihracatını ve rekabet gücünü artırmasıdır.
KOSGEB verilerine göre program 2025 yılında yürürlüğe alınmış ve önceki dönemde KOBİ’lere toplam 3 milyar TL finansmana erişim imkânı sağlanmıştı. Yeni dönemde desteğin kapsamının genişletilmesi, kamu politikalarında KOBİ’lerin yalnızca istihdam sağlayan işletmeler olarak değil, aynı zamanda teknoloji ve ihracat ekosisteminin temel aktörleri olarak görüldüğünü gösteriyor.
Türkiye açısından mesele yalnızca KOBİ’lerin finansmana ulaşması da değil. Küresel ticarette rekabet giderek daha fazla teknoloji, verimlilik, enerji maliyeti, dijitalleşme ve katma değer üzerinden şekilleniyor. Dolayısıyla Türkiye’nin ihracatta daha yüksek gelir elde edebilmesi için KOBİ’lerin geleneksel üretim anlayışından teknoloji yoğun üretime geçmesi gerekiyor.
Önümüzdeki dönemde desteklerin başarısı, kaç işletmeye kredi verildiğiyle değil, bu kredilerin ekonomiye ne kadar ilave üretim, istihdam, ihracat ve teknoloji kapasitesi kazandırdığıyla ölçülmeli. Eğer 75 milyon TL’ye kadar sağlanacak finansman, işletmelerin yeni pazarlara açılmasını, daha verimli üretim yapmasını ve yüksek katma değerli ürünler geliştirmesini sağlayabilirse, destek programı yalnızca KOBİ’lere değil, Türkiye ekonomisinin genel rekabet gücüne de katkı sağlayacaktır.
Sonuç olarak yeni finansman paketi, yüksek maliyetlerle mücadele eden KOBİ’ler için önemli bir fırsat sunuyor. Ancak fırsatın kalıcı ekonomik değere dönüşmesi, finansmanın hangi amaçla ve ne kadar verimli kullanıldığına bağlı. KOBİ’lerin bu desteği tüketmek yerine yatırım, teknoloji ve ihracat kapasitesini büyütmek için kullanması halinde, 75 milyon TL’lik finansman desteği işletmeler açısından bir kredi imkânının ötesine geçerek yeni bir büyüme döneminin kapısını aralayabilir.
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ