<div>Bir tek söylediğini kendisi bilir ne olduğunu, hatta her şeyi ama her şeyi kendisi bilir…</div> <div>Neyse o artık?</div> <div><b>“Biri”</b> olmak için ömrünü tüketenlerle dolu ortalık, ama ne tüketmek akıl mantık almıyor doğrusu…</div> <div>Ne olursa olsun yeter ki bir paye olsun. Yeter ki insanlar <b>“sıfat”</b> taksın.</div> <div>Anlayacağınız yani; dünya bir yana, paye bir yana…</div> <div>Paye deyip geçme uğruna can verenler var, bu yolda sadece bir sıfat uğruna kaybedince kalp krizi geçirenlere tanık oldu bu gözler.</div> <div>Vah vah vah…</div> <div>Ne yazık, ne boş insanlar oysa ki…</div> <div>Paye rüyaları ile gezen garip insanlarla dolu her yan…</div> <div>Normal bir insan olmayı beceremiyor bir defa bulaşan.</div> <div>Ben şunu çok iyi anladım; bir insanı tanımak istiyorsan, ya para ver, ya da paye...</div> <div>Gerçekten öyle, bunu zaman içinde görmek çok kolay.</div> <div>Payeyi kapan protokol kapısında en öne geçmek için giriyor sıraya ama onlar da ne yapsın, onlar da haklı, bugüne kadar sayılmamışlar, ezik yaşamışlar, bir anda bir <b>“şey”</b> olmuşlar.</div> <div>Bir zaman gelmiş, bir anda mevki sahibi olmuşlar. Kendilerini bir şey zannetmişler.</div> <div>Ya sonra mı?</div> <div>Yine bir zaman gelmiş, o mevki yok olmuş her şeylerini kaybetmişler. O zaman görmüşler kalabalığın içindeki yalnızlığı, anlamışlar kalabalığın payeden ibaret olmadığını…</div> <div>Yazımla bütünleştirdiğim, Mevlana’dan bir söz ile bitirmek istiyorum:</div> <div><b>Yüzde ısrar etme, doksan da olur. İnsan dediğinde noksan da olur. Ben varım deme, yoksan da olur…</b></div>