<div>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun konuşması sırasında yaşananlar, konuşmanın içeriği kadar, hatta belki de konuşmanın kendisinden daha fazla tartışıldı. Netanyahu kürsüye çıktığında çok sayıda ülkenin temsilcisi salonu terk etti ve geride dikkat çekici ölçüde boş koltuklar kaldı. Yaklaşık 70 ülkenin delegasyonlarının salonu terk ettiği veya koltuklarını boş bıraktığı bildirildi.</div> <div>Bence burada yalnızca diplomatik bir protestodan söz etmek yeterli değil. Çünkü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, ülkelerin birbirlerini dinlemek ve uluslararası sorunları tartışmak için bir araya geldiği en önemli platformlardan biri. Böyle bir ortamda bir lider konuşurken salonun önemli bölümünün boşalması, diplomatik açıdan güçlü bir görüntü ortaya çıkarıyor.</div> <div>Peki delegeler neden salonu terk etti?</div> <div>En önemli neden, Gazze savaşı ve İsrail'in bölgedeki askeri politikalarına yönelik uluslararası tepkiler. Netanyahu konuşmasında İsrail'in Gazze'deki operasyonlarını ve İran'a yönelik askeri müdahaleleri savundu. Kendisine yönelik soykırım suçlamalarını reddetti ve bu suçlamaları çok sert ifadelerle eleştirdi.</div> <div>Netanyahu ise salonu terk eden delegeleri "ahlaki korkaklar" olarak nitelendirdi ve konuşmasını büyük ölçüde boşalan salonda sürdürdü. Bu karşılıklı sertlik, olayın sıradan bir diplomatik protestonun ötesine geçmesine neden oldu.</div> <div>Ancak burada önemli bir ayrıntıyı da gözden kaçırmamak gerekiyor. Salondaki her boş koltuğun mutlaka protesto anlamına geldiğini söylemek doğru olmaz. Bazı delegasyonların oturuma katılmaması veya başka nedenlerle salonda bulunmaması mümkün. Nitekim çeşitli kaynaklar, boş koltukların tamamının protesto amacıyla oluşmadığını belirtiyor.</div> <div>Bununla birlikte toplu çıkışların önemli bir bölümünün bilinçli bir protesto olduğu açık. Filistin meselesinin uluslararası kamuoyunda giderek daha fazla tartışıldığı bir dönemde bu görüntü, İsrail hükümetinin karşı karşıya bulunduğu diplomatik baskının sembolü haline geldi.</div> <div>Benim açımdan olayın en önemli tarafı, boşalan salonun bir fotoğraf karesinden çok daha fazlasını ifade etmesi.</div> <div>Diplomaside bazen söylenen sözlerden daha etkili olan şey, yapılan davranıştır. Delegelerin ayağa kalkarak salonu terk etmesi de böyle bir davranış oldu. Bu ülkelerin İsrail hükümetinin Gazze politikasına yönelik itirazlarını görünür biçimde ortaya koydu.</div> <div>Fakat bunun İsrail'in uluslararası alanda tamamen yalnız kaldığı anlamına geldiğini söylemek de doğru olmaz. ABD başta olmak üzere bazı önemli ülkelerin temsilcileri salonda kaldı. Dolayısıyla ortaya çıkan tablo, bir tarafta İsrail'e yönelik ciddi diplomatik eleştiriler, diğer tarafta İsrail'le ilişkilerini sürdüren ve güvenlik politikalarını destekleyen ülkeler şeklinde iki farklı yaklaşımın bulunduğunu gösteriyor.</div> <div>Asıl sonuç ise bundan sonra ortaya çıkacak.</div> <div>Gazze savaşı uzadıkça İsrail üzerindeki diplomatik baskının artması, özellikle Avrupa ve diğer bölgelerde İsrail politikalarına yönelik eleştirilerin daha görünür hale gelmesi, Tel Aviv'in dış ilişkilerini zorlaştırabilir. Aynı zamanda İsrail yönetimi açısından bu tür görüntüler, uluslararası kamuoyundaki algının yönetilmesini daha önemli hale getiriyor.</div> <div>Öte yandan Netanyahu'nun sert söylemi, İsrail iç siyasetini de hesaba katan bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki seçim süreci düşünüldüğünde, uluslararası eleştiriler karşısında sert ve güvenlik merkezli bir söylemin İsrail içindeki siyasi tartışmalarda da karşılığı bulunuyor. Ancak bunun siyasi sonuçlarını şimdiden kesin biçimde öngörmek mümkün değil.</div> <div>Burada Türkiye açısından da çıkarılacak dersler var. Ortadoğu'daki gelişmeler yalnızca siyasi veya askeri sonuçlar doğurmuyor. Enerji fiyatlarından ticarete, turizmden taşımacılığa, savunma harcamalarından bölgesel yatırımlara kadar ekonominin pek çok alanı gelişmelerden etkileniyor.</div> <div>Bu nedenle BM Genel Kurulu'ndaki boş koltuklara sadece diplomatik bir görüntü olarak bakmamak gerekiyor. O boş koltuklar, uluslararası sistemde yaşanan görüş ayrılıklarının ve Ortadoğu konusunda oluşan derin siyasi çatlağın bir göstergesi.</div> <div>Sonuç olarak Netanyahu'nun konuşması sırasında salonun boşalması, tek başına herhangi bir diplomatik sorunu çözmeyecektir. Ancak uluslararası toplumun bir bölümünün İsrail hükümetinin Gazze ve bölgesel savaş politikalarına yönelik itirazını güçlü ve görsel bir biçimde ortaya koymuştur.</div> <div>Diplomaside bazen alkış kadar sessizlik de önemlidir.</div> <div>Bu kez ise en dikkat çekici mesaj, boş koltuklardan geldi.</div> <div>ZAFER ÖZCİVAN</div> <div>Ekonomist-Yazar</div> <div>Zaferozcivan59@gmail.com</div> <div> </div>