GÖREVİNİZİ YAPIN ! 

GÖREVİNİZİ YAPIN ! 
Devlete vergi vermek bir vatandaşlık görevidir. 
Türk Halkı ise bu görevi fazlasıyla yapıyor. Hem de yapması gerekenin çok daha üzerinde yapıyor. 
Dünyada örneği olmayan şekilde yapıyor.
Boğazından, kıyafetinden, gezmesinden kesiyor devlete veriyor.
Alışverişlerinde satın aldığı malın üzerine 3-5 katı vergi ekleniyor, veriyor.
1 milyonluk arabaya 3 milyon,
30 liralık sigaraya 100 lira, 15 liralık benzine 55 lira, noterde 3 liralık bir kağıt parçasına 3-5 bin lira ödeyerek, Ücretsiz olması gereken -Geçmişte olacağı sözü de verilen- köprülerden, yollardan yüzlerce liraya geçerek, vergisini ödediği para ile ev satın alırken yine vergi ödeyerek, pasaporta, defter parasına fahiş ücretler ödeyerek, yurt dışı çıkış harcına -ki dünyada örneği olmayan bir ücrettir- uydurma paralar vererek yapıyor.
Çok büyük boyutlardaki bu vergi ve harçlara sırf devlete gidiyor diye ses çıkarmıyor.
Yani kendince görevini yapıyor.
Bana göre bu kadarına karşı çıkmalı, hakkını aramalı ya neyse ! 
Ancak devlet için aynı şeyi söylemek mümkün değil.
Evet devlet vatandaşa karşı görevini yapmıyor.
Devletin var oluş sebebi halka hizmet etmektir. 
Bizde ise bu durum tam tersi bir duruma dönüştü.
86 milyon devlete çalışıyoruz !
Yukarıda sadece bir kısmını yazdım.
Oysa ülkelerde patron millettir.
Devletin görevi, millete hizmettir.
Devletin görevi ülke idaresi için gereken organizasyonu sağlamak, dış ve iç düşmanlara karşı halkın güvenliğini sağlamak, canını, malını korumaktır.
Mevcut yasalarla ve uygulamalarla canımızın güvende olmadığı ortada.
Cinayetler, tecavüzler, hırsızlıklar her türlü suça maruz kalıyoruz.
Konudan sapmak istemediğimden ekonomik kısma dönelim.
Devletin görevlerinden biri de halkın malını, parasını korumaktır dedik.
Oysa devlet bu konuda kılını kıpırdatmıyor.
Fahiş kiralara dur demeyip dükkan veya ev kiracılarını mağdur ediyor.  Hatta maaşlara yaptığı zammın iki katını kiralara yapılması kararını vererek daha da körüklüyor.
Akıl alır gibi değil.
Tarlada 5 liralık sebze ve meyvenin pazarda 100-150 Liraya satılmasına izin veriyor.
Lüks değil bakın, orta sınıf işletmelerde 3 liraya malolan bir çayın 50 liraya, 5 liraya malolan bir kahvenin 150 liraya satılmasına müsaade ediyor.
100 liraya malolan bir tabak kebabın 900 liraya satılmasını sadece seyrediyor.
Marketler zaten iyice azıtmış durumda.
Gıda sektörü başta olmak üzere bu tarz yüzlerce örnek var. 
Her ticarette halka karşı bir soygun yaşanıyor.
Serbest Piyasa Ekonomisi resmen Serbest Kazık Ekonomisine dönüşmüş durumda.
İşte son ve en güncel örnek TUVTÜRK SKANDALI. 
Bir polisimizin canına kıyılmasıyla yine gündeme gelen adaletsizlik.
Arabası olanların maruz kaldığı bir haksız kazanç hatta fahiş kazanç denebilir.
Değişim yok, parça takmak yok.
Ama 5 dakikalık bir işlem için 35 milyon araç sahibinden alınan 4 bin lira ! 
Neden arkadaş neden? 
Yazık günah.
Ama artık yeter. 
TUVTÜRK ve yukarıda ifade ettiklerime devlet dur demeli.
Bunu yapacak olan da devlettir.
Herkesin kafasına göre fiyat belirlediği bir ülkede ne enflasyon düşer ne de ekonomi düzelir.
TUVTÜRK'ten yetki alınıp "Uygun fiyat şartıyla' servislere dağıtılmalıdır.
Buradan tüm milletvekillerine sesleniyorum.
Devletin idarecileri olarak Türk Milletinin maruz kaldığı bu soygunlara dur demek zorundasınız.
Bu sizin göreviniz.
Lütfen artık görevinizi yapın.
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ