<div>Türkiye ekonomisi, 2026 yılına girerken dış dengede yeniden alarm veren bir tabloyla karşı karşıya. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan son ödemeler dengesi verileri, cari açığın son 25 ayın en yüksek seviyesine ulaştığını ortaya koyarken; uzmanların yaptığı değerlendirmeler ise bu artışın geçici değil, yapısal bir soruna işaret ettiğini gösteriyor.</div> <div><strong>REKOR SEVİYEYE YÜKSELEN CARİ AÇIK</strong></div> <div>Şubat 2026 verilerine göre Türkiye’nin cari işlemler açığı aylık bazda 7,5 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ancak asıl dikkat çeken veri yıllıklandırılmış rakamlarda ortaya çıktı. Buna göre 12 aylık cari açık 35,4 milyar dolara ulaşarak son 25 ayın zirvesine çıktı.</div> <div>Bu artışta en büyük payın dış ticaret açığına ait olduğu görülüyor. Aynı dönemde dış ticaret açığının 73 milyar doların üzerine çıkması, Türkiye’nin üretim-tüketim dengesindeki kırılganlığın devam ettiğini açıkça ortaya koyuyor.</div> <div>Ekonomistler, özellikle enerji ve altın ithalatının cari denge üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekerken, küresel jeopolitik gelişmelerin de bu tabloyu ağırlaştırdığını ifade ediyor.</div> <div><strong>REZERVLERDE ERİME: KIRILGANLIĞIN İKİNCİ YÜZÜ</strong></div> <div>Cari açıktaki yükseliş tek başına bir risk unsuru değil. Asıl endişe verici olan, bu açığın nasıl finanse edildiği.</div> <div>Şubat ayında Merkez Bankası rezervlerinde 10,6 milyar dolarlık sert bir düşüş yaşandı. Bu durum, cari açığın sağlıklı ve sürdürülebilir kaynaklarla değil, rezerv kullanımıyla finanse edildiğini gösteriyor.</div> <div>Ekonomik literatürde bu tür bir finansman modeli, “geçici çözüm” olarak değerlendirilir. Çünkü rezervler sınırsız değildir ve bu yöntem sürdürülebilir değildir.</div> <div>Uzmanlara göre rezervlerdeki hızlı erime, Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı tampon gücünü zayıflatıyor ve olası bir kur şokunda kırılganlığı artırıyor.</div> <div><strong>“YAPISAL BOZULMA” UYARISI</strong></div> <div>Ekonomistlerin en dikkat çekici değerlendirmesi ise cari dengedeki bozulmanın geçici değil, yapısal olduğu yönünde.</div> <div>Ekonomist İris Cibre’nin değerlendirmesine göre mevcut tablo dört temel soruna dayanıyor:</div> Doğrudan yabancı yatırımların son derece düşük seviyelerde kalması Cari açığın finansmanının büyük ölçüde rezervler ve borçlanma ile sağlanması Yüksek faiz ortamına rağmen “sıcak para” girişlerinin kalıcı olmaması Sermaye çıkışlarının hız kazanması <div>Bu unsurlar bir araya geldiğinde, Türkiye’nin dış finansman yapısının giderek daha kırılgan hale geldiği görülüyor.</div> <div><strong>SERMAYE HAREKETLERİNDE TERSİNE DÖNÜŞ</strong></div> <div>Veriler, Türkiye’ye gelen sermayenin niteliği konusunda da ciddi soru işaretleri yaratıyor.</div> <div>Son dönemde ülkeye giren kısa vadeli sermayenin (sıcak para) yüksek faiz nedeniyle cazip hale geldiği, ancak aynı hızla çıkış yaptığı belirtiliyor. Nitekim 12 aylık dönemde yaklaşık 24 milyar dolarlık sermaye çıkışı yaşandığı ifade ediliyor.</div> <div>Bu durum, ekonominin dış kaynak bağımlılığını artırırken, aynı zamanda finansal istikrar açısından risk oluşturuyor. Çünkü kısa vadeli sermaye hareketleri, küresel dalgalanmalara karşı son derece hassas.</div> <div><strong>DIŞ TİCARET AÇIĞI VE ÜRETİM SORUNU</strong></div> <div>Cari açığın temel nedeni olarak öne çıkan dış ticaret açığı, Türkiye’nin üretim yapısına dair kronik sorunları yeniden gündeme taşıyor.</div> <div>İthalata dayalı üretim modeli, özellikle enerji ve ara malı bağımlılığı nedeniyle cari açığı beslemeye devam ediyor. Bu durum, ekonomik büyüme ile cari açık arasında güçlü bir ilişki kurulmasına yol açıyor:</div> <div>Ekonomi büyüdükçe ithalat artıyor, ithalat arttıkça cari açık genişliyor.</div> <div>Bu kısır döngü, Türkiye ekonomisinin uzun yıllardır çözmekte zorlandığı temel yapısal problemlerden biri olarak öne çıkıyor.</div> <div><strong>JEOPOLİTİK RİSKLER VE ENERJİ FAKTÖRÜ</strong></div> <div>2026 yılında cari açığın artmasında küresel gelişmelerin etkisi de oldukça belirgin. Özellikle enerji fiyatlarındaki yükseliş ve bölgesel çatışmalar, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için ciddi bir maliyet baskısı oluşturuyor.</div> <div>Uluslararası analizler de enerji fiyatlarındaki belirsizliğin cari denge üzerinde önemli bir risk unsuru olmaya devam ettiğini ortaya koyuyor.</div> <div>Bu durum, Türkiye’nin cari açığını yalnızca iç dinamiklerle değil, küresel gelişmelerle birlikte değerlendirmek gerektiğini gösteriyor.</div> <div><strong>VATANDAŞA YANSIYAN MALİYET</strong></div> <div>Cari açıkta yaşanan bu yükseliş, sadece makro ekonomik bir veri olarak kalmıyor.</div> Döviz kurunda baskı Enflasyonda yukarı yönlü risk Faiz oranlarında artış ihtimali <div>Gibi etkiler üzerinden doğrudan vatandaşın hayatına yansıyor.</div> <div>Özellikle kur geçişkenliği yüksek olan bir ekonomide, cari açığın artması fiyatlar genel seviyesini de yukarı çekiyor. Bu da alım gücünün düşmesine neden oluyor.</div> <div><strong>ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEM: DAHA ZOR BİR DENKLEM</strong></div> <div>Uzmanlara göre mevcut eğilim devam ederse, cari açığın önümüzdeki aylarda daha da büyümesi muhtemel.</div> <div>Bu durum ekonomi yönetimini zor bir tercihle karşı karşıya bırakıyor:</div> Ya büyümeden feragat edilerek ithalat azaltılacak Ya da cari açık artışı göze alınarak büyüme sürdürülecek <div>Her iki seçenek de ekonomik ve sosyal maliyetler içeriyor.</div> <div><strong>SONUÇ: KIRILGAN DENGE, ZORLU GELECEK</strong></div> <div>Türkiye ekonomisi, cari açıkta yaşanan bu yükselişle birlikte yeniden dış kırılganlık tartışmalarının merkezine yerleşmiş durumda.</div> <div>25 ayın zirvesine çıkan cari açık, sadece bir veri değil; aynı zamanda ekonomik modelin sürdürülebilirliği açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor.</div> <div>Uzmanların “yapısal bozulma” vurgusu, sorunun kısa vadeli önlemlerle çözülemeyeceğini açıkça ortaya koyuyor.</div> <div>Önümüzdeki süreçte üretim yapısının dönüşümü, enerji bağımlılığının azaltılması ve kalıcı sermaye girişlerinin artırılması gibi adımlar atılmadığı sürece, cari açık Türkiye ekonomisinin en kırılgan noktalarından biri olmaya devam edecek.</div> <div>Kaynak: Karar</div> <div>ZAFER ÖZCİVAN</div> <div>Ekonomist-Yazar</div> <div>Zaferozcivan59@gmail.com</div> <div> </div>