<div>Mart 2026 dönemine ilişkin Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) verileri, hizmet sektöründe maliyet baskılarının yeniden güçlendiğine işaret ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan verilere göre endeks aylık bazda %4,06 artarken, yıllık artış %35,94 seviyesinde gerçekleşti. On iki aylık ortalamalara göre artış ise %35,63 olarak kaydedildi. Bu görünüm, hizmet enflasyonunun hem kısa vadeli hem de yapısal dinamikler açısından yüksek seyrini koruduğunu ortaya koyuyor.</div> <div><strong>Hizmet enflasyonunda yeniden hızlanma sinyali</strong></div> <div>H-ÜFE’de Mart 2026 itibarıyla aylık %4’ün üzerindeki artış, özellikle yılın ilk çeyreğinde maliyet geçişkenliğinin güçlü kaldığını gösteriyor. Bir önceki yılın aralık ayına göre %14,47’lik artış da yılın ilk üç ayında birikimli fiyat baskısının belirginleştiğine işaret ediyor.</div> <div>Yıllık bazda %35,94’lük artış ise hizmet sektörünün genel fiyatlama davranışlarında hâlâ yüksek enflasyon rejiminin sürdüğünü ortaya koyuyor. Her ne kadar geçen yılın aynı dönemine göre oranlarda sınırlı bir gerileme olsa da hizmet kalemlerinde fiyatların aşağı yönlü katılığının devam ettiği görülüyor.</div> <div><strong>Sektörel ayrışma: en yüksek artış gayrimenkulde</strong></div> <div>Alt sektörler incelendiğinde fiyat artışlarının tüm hizmet alanlarına yayıldığı ancak hızların farklılaştığı dikkat çekiyor.</div> Ulaştırma ve depolama hizmetleri: yıllık %38,26 artış Konaklama ve yiyecek hizmetleri: yıllık %32,31 artış Bilgi ve iletişim hizmetleri: yıllık %32,54 artış Gayrimenkul hizmetleri: yıllık %40,30 artış Mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler: yıllık %36,52 artış İdari ve destek hizmetler: yıllık %34,36 artış <div>Bu tablo içinde en yüksek artışın gayrimenkul hizmetlerinde gerçekleşmesi dikkat çekiyor. %40’ın üzerindeki artış, hem kira benzeri hizmet kalemlerindeki yükselişin hem de genel maliyet yapısındaki bozulmanın devam ettiğini gösteriyor. Ulaştırma ve depolama ile mesleki hizmetler de yüksek maliyet baskısının hissedildiği alanlar arasında yer alıyor.</div> <div>Özellikle konaklama ve yiyecek hizmetlerindeki %32,31’lik artış, turizm sezonu öncesi fiyatlama eğilimlerinin güçlü kaldığını gösteriyor. Bilgi ve iletişim hizmetlerinde de %32,54’lük artış, dijital hizmet maliyetlerinin artık daha kalıcı bir enflasyon bileşeni haline geldiğine işaret ediyor.</div> <div><strong>Aylık bazda dikkat çeken hareket: ulaştırma öne çıkıyor</strong></div> <div>Mart ayında aylık değişimlere bakıldığında, hizmet enflasyonundaki ivmenin özellikle ulaştırma kaynaklı olduğu görülüyor.</div> Ulaştırma ve depolama: %7,01 artış Gayrimenkul hizmetleri: %4,19 artış İdari ve destek hizmetler: %3,96 artış Konaklama ve yiyecek hizmetleri: %1,78 artış Bilgi ve iletişim hizmetleri: %1,86 artış Mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler: %0,92 artış <div>Aylık artışta ulaştırma ve depolama hizmetlerinin %7,01 gibi belirgin bir yükseliş göstermesi, enerji maliyetleri, lojistik giderleri ve taşıma ücretlerindeki dalgalanmanın hizmet enflasyonunu yukarı çekmeye devam ettiğini düşündürüyor. Bu kalem, aynı zamanda genel fiyat düzeyi üzerinde zincirleme etki yaratan kritik bir bileşen niteliğinde.</div> <div><strong>Hizmet enflasyonunun yapısal boyutu</strong></div> <div>Hizmet sektöründe fiyatların görece yapışkan olması, H-ÜFE’nin yüksek seviyelerde kalmasının temel nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor. Özellikle kira, ulaştırma, yeme-içme ve profesyonel hizmetler gibi alanlarda fiyatların aşağı yönlü esnekliğinin sınırlı olması, enflasyonun genel düşüş hızını yavaşlatıyor.</div> <div>Mart 2026 verileri, bu yapısal katılığın devam ettiğini gösteriyor. On iki aylık ortalamalara göre %35,63’lük artış da fiyatların sadece kısa vadede değil, orta vadeli eğilim olarak da yüksek seviyelerde seyrettiğini ortaya koyuyor.</div> <div><strong>Ekonomi politikası açısından olası yansımalar</strong></div> <div>Hizmet enflasyonunun bu seviyelerde kalması, para politikası açısından önemli bir değerlendirme alanı oluşturuyor. Çünkü hizmet fiyatları, mal enflasyonuna kıyasla daha geç düşme eğilimi gösterdiğinden, genel enflasyonun kalıcı olup olmayacağı konusunda belirleyici rol oynuyor.</div> <div>Özellikle ulaştırma ve gayrimenkul gibi kalemlerdeki yüksek artışlar, maliyet yönlü baskıların tamamen ortadan kalkmadığını gösteriyor. Bu durum, enflasyonla mücadelede sadece talep tarafına değil, maliyet yapısına yönelik gelişmelerin de kritik olduğunu ortaya koyuyor.</div> <div><strong>Genel değerlendirme</strong></div> <div>Mart 2026 H-ÜFE verileri, Türkiye’de hizmet sektöründe fiyat baskılarının geniş tabana yayılmış şekilde devam ettiğini gösteriyor. Yıllık %35,94’lük artış, enflasyonun hizmet ayağında hâlâ güçlü bir direnç alanı bulunduğunu ortaya koyarken, aylık %4,06’lık yükseliş kısa vadeli risklerin de sürdüğüne işaret ediyor.</div> <div>Sektörel bazda özellikle ulaştırma, gayrimenkul ve teknik hizmetlerde görülen yüksek artışlar, hizmet enflasyonunun tek bir alandan değil, çoklu maliyet kanallarından beslendiğini gösteriyor. Bu durum, fiyat istikrarına yönelik politikaların sadece belirli sektörlere değil, bütüncül bir çerçevede ele alınmasını gerekli kılıyor.</div> <div>Önümüzdeki dönemde hizmet enflasyonunun seyri, genel enflasyon görünümü açısından da belirleyici olmaya devam edecek. Mart verileri, bu alanda henüz kalıcı bir yavaşlama eğiliminin oluşmadığını ortaya koyuyor.</div> <div>Kaynak: TÜİK</div> <div>ZAFER ÖZCİVAN</div> <div>Ekonomist-Yazar</div> <div>Zaferozcivan59@gmail.com</div> <div> </div>