BAL GİBİ DOSTLAR  ! 

BAL GİBİ DOSTLAR  ! 
Sokaktaki hayvan dostlarımız tam 13 yıldır mecliste yer alan, üstelik Bursa milletvekili olmasına rağmen adını bile duymadığımız bir vekilimizi tanımamıza vesile oldular. 
Evet kendisini hayvanseverleri suçlayan, açıklaması ile tanımış olduk.
Tabii bu şekilde talihsizce değil de Bursa'nın sorunlarının çözümü için çaba harcarken tanımak isterdik o ayrı.
Gelelim vekilimizin o söylemine.
Kelimeleri bastıra bastıra, irite edici bir şekilde "Köpekler dost veya can dost değildir, ittir, köpektir. Yiyecekleri mama değil hayvan yemidir. Bu hayvanseverlik değil, köpekçi terörüdür. Mama lobisi ve Türk aile yapısına saldırı projesinin ürünüdür."
Vekil bey aynen bunları söylemiş.
Bakar mısınız lütfen.
İşin içinde suçlama var, komplo teorisi var paranoya var, iftira var !
Yıllardır evimde ve sokakta onlarca köpeğe, kediye, kuşa baktım. 
Hâlâ da bakmaya devam ediyorum.
Benim gibi de onlarca insan tanıyorum.
İçlerinde Türk aile yapısını çökertmeyi düşünen veya öyle düşünenlere ! Hizmet eden kimse görmedim, tanımadım.
Zaten hemen hepsi de çoluklu çocuklu insanlar.
Aynı şekilde "Mama lobisi" denen uydurma şeye de rastlamadım.
Hayvanseverlere "İtetapar, itperest" diyerek akılları sıra hakaret eden sevgisiz, kompleksli, eksik ruhlu, zavallı bir güruh türedi.
Biz tüm hayvanları ve sokaktakileri ALLAH'ın yarattığı, can verdiği, rızık verdiği, Kuran'da yazdığı gibi "ALLAH'a bizim anlamayacağımız bir şekilde ibadet eden" kullar, dostlar olarak görüyoruz. 
Yedi Uyurlar'ın köpeği Kıtmir'i, Peygamberimizin kedisi Müezza'yı, Kabe'yi yıkmaya gelen kafir ordusunu helak eden Ebabil Kuşlarını, bugüne kadar arama kurtarma çalışmalarında binlerce insanı kurtaran, hatta bu uğurda can veren köpekleri, görme özürlülere rehber olanları, bomba bulup yüzlerce insanı kurtaran, uyuşturucu yakalayan polis köpeklerini, yaşadığımız depremlerde büyük ihtimal vekil beyin de tanıdık veya akrabalarına umut olan, belki de ileride O'na da umut olacak kurtarma köpeklerini, çocukluğumda biz oynarken kenarda izleyen Tom'u, mahallemizi koruyan, ramazan eğlencelerini izlemek için her akşam Heykel'e çıkan Cesur'u, Çekirge'de kendilerine yiyecek veren ve gece vardiyasından çıkan otel çalışanını korumak için etrafında dönerek evine kadar bırakan Ateş'i, Boncuk'u, Kara'yı,
Mahallenin kedilerini korumak için dev Rotweiller köpeğini gözümün önünde döven, 4-5 sokak köpeğini kovalayan; ama önünden yiyecek alan diğer kedilere bir şey yapmayan, erkek olduğu halde yavru kedileri kışın ısıtıp, büyüten sokak kedisi Şerafettin'i, Kankası Fındık'ı, bize bir sürü yavru hediye eden Tosi'yi, ailesi evlatları tarafından terkedilmiş ya da arayıp sorulmayan yaşlılarımıza eşlik eden, onlara moral veren kedi, köpek- kuş tüm hayvanları dost olarak görüyoruz.
Vekil Bey şimdi size soruyorum.
Japonya'da sahibini her sabah tren istasyonunda işe uğurlayan, sahibi iş yerinde hayatını kaybedince ölümünden sonra 9 yıl 10 ay boyunca istisnasız hergün tren istasyonuna gidip sahibinin trenden inmesini bekleyen ve o istasyonda hayatını kaybedip, oraya da heykeli dikilen köpek Hochiko dost değil midir mesela ?
Biz insanlar bile böyle hakiki, saf dostluk yapamıyoruz. 
Yapabiliyor muyuz Sayın Vekil söyleyin hadi !
Bu arada hayvanları insandan üstün falan da tutmuyoruz. 
En azından iyi insanlardan üstün tutmuyoruz.
Onların hayatlarına da özgürlüklerine de müdahahale etme hakkının ve haddinin kimsede olmadığını idrak edebiliyoruz.
Bu ülkede yaşanan şiddet olaylarının %99'9unun sorumlusu olan insanlar için gerekli önlemler alınmazken gücümüzün sadece hayvanlara yetiyor olması hiç adil değil.
Velhasıl kelam insan veya hayvan zarar veren izole edilip toplumdan uzaklaştırılmalıdır. 
O konuda hemfikiriz.
Masumlara ise dokunulmamalıdır.
Adaletli, hakkaniyetli olan budur.
İnsanlara binlerce yıldır dostluk yapan o canlar birileri bunu inkar ediyor diye yok edilemez, ömür boyu kafeslerde hapsedilemez.
Şayet bu yapılırsa onları yaratıp bu dünyaya gönderenin de yani o hayvanları gerçek sahibinin de elbet bir cevabı olacaktır.
Sahipsiz dediklerinizin bir sahibi var anlayacağınız. 
Benden uyarması.
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ