TFF'NİN ŞARK KURNAZLIĞI!

TFF'NİN ŞARK KURNAZLIĞI!
Türkiye'de futbolu yönetenler 'yine' şike kapsamına giren bir suçu örtbas etme peşinde. 
Zira tahmin edeceğiniz gibi işin içinde 'yine' İstanbul'un ayrıcalıklı kulüpleri var. 
Bahsedeceğim suçun cezası küme düşürme. Ancak TFF'nin o kulüpleri düşürmeye maçası yemediği için 'zerre kadar suç teşkil etmeyen' şeyleri de mevzuya dahil edip, kapsamı genişleterek "Her kulüpte böyle şeyler var, hepsini mi düşürelim" deme peşindeler.
ÇAMUR AT İZİ KALSIN 
En rahatsız edici tarafı da şu.
Bunu yaparken "Çamur at izi kalsın" çirkinliğini de umursamıyorlar. 
 'Suçsuz insanları suçlu gibi ifşa etmekten de çekinmiyorlar.
Yeter ki kapsam genişlesin de o çok sevdikleri kulüpler ceza almasın. 
Bunu yaparken suçsuz insanlar karalansın önemli değil onlar için.
Bu dalavereyi nasıl yapmayı planlıyorlar anlatayım.
17 Temmuz 2026 günü İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yürüttüğü bahis soruşturması kapsamında son 5 yıl içerisinde Türkiye Futbol Federasyonu'na bağlı profesyonel liglerde yöneticilik yapan yaklaşık 13 bin kişinin bahis platformlarındaki hareketlerini ve MASAK verilerini incelemeye aldı. Yapılan tarama sonucunda, görev yaptıkları dönemde kendi kulüplerinin aleyhine bahis oynadığı değerlendirilen 19 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre bu 19 kişinin arasında, Galatasaray'da halen başkan vekili olarak görev yapan bir isim ile geçmiş dönemlerde Beşiktaş'ta yöneticilik yapmış isimler de bulunuyor. Ancak TFF açısından asıl tartışılması gereken konu ceza soruşturması değil, Futbol Disiplin Talimatı'nın 57. maddesidir.
Çünkü 57. madde, yöneticinin görev yaptığı kulübün aleyhine bahis oynamasını son derece ağır disiplin yaptırımlarına bağlamaktadır. Buna rağmen operasyonun üzerinden yaklaşık on gün geçmesine karşın TFF'nin ilgili isimleri PFDK'ya sevk etmemesi, kamuoyunda ciddi soru işaretleri doğuruyor. 
SUÇ OLMAYANI SUÇ GİBİ GÖSTERMEK
Profesyonel futbol yöneticilerinin yasal bahis platformlarında hesap açmış olması tek başına disiplin ihlali anlamına gelmez.
İşte tam bu noktada çok daha dikkat çekici bir iddia konuşulmaya başlandı.
İddialara göre TFF, yalnızca bu 19 kişi üzerinden işlem yapmak yerine, son yıllarda profesyonel liglerde görev yapmış binlerce yöneticinin yasal bahis sitelerindeki üyeliklerini ve bahis geçmişlerini de kamuoyuna açıklamaya hazırlanıyor.
Neden?
Çünkü yalnızca Galatasaray ve Beşiktaş ekseninde yürüyen bir disiplin süreci, TFF'nin önüne son derece ağır kararlar çıkaracaktır.
Onun yerine dosyanın kapsamını olabildiğince genişlet, Japonya Ligi'ne 20 TL oynayanı da,
NBA maçına bahis yapanı da,
Spor Toto kuponu dolduranı da,
kulübüyle hiçbir ilgisi olmayan yasal bahis yapanı da aynı torbaya koy...
Sonra da dönüp;
"Bakın, hemen hemen her kulüpte benzer durumlar var. Hangisini küme düşürelim?" De !
BJK ve GS'yi KÜME DÜŞÜRMEMEK İÇİN 
İşte sorun tam da bu.
Bir kulüp yöneticisinin yasal bir bahis sitesinde hesabının bulunması ile, görev yaptığı kulübün aleyhine bahis oynadığı iddiası aynı şey değildir. 
Bu ikisini bilinçli şekilde aynı sepete koymak; disiplin hukukunu uygulamak değil, uygulanmasını fiilen imkânsız hâle getirmektir.
Eğer talimat uygulanacaksa, kulübün adına göre değil delile göre uygulanmalıdır.
Eğer uygulanmayacaksa da, bunun bahanesi binlerce insanın 20-30 liralık yasal bahislerini kamuoyuna teşhir etmek, yüz kızartıcı bir suç gibi göstermek olmamalıdır.
Düşünün profesyonel bir kulüpte yöneticilik yapmışsınız o ara bir kere Mozambik liginde bir maça bahis oynadınız diye adınız "Bahisçiye" çıkacak. Medyada adınız "Bahisçiler" listelerinde yayınlanacak ! 
Zerre suçunuz yokken itibarınız yerle bir edilecek bu kabul edilebilir bir şey değil.
Göreceksiniz bu liste açıklandığında Türk futbolunda çok büyük bir sorun büyük bir deprem olmuş gibi yayacaklar.
Aslında tamamen TFF tarafından  malum kulüpler küme düşmesin diye yapılacak bir manevra bu.
Birilerini kurtarmak için yayınlayacakları liste ile masum insanları da karalayacaklar.
KAMUOYU KABUL ETMEZ
Gerçi bu şaek kurnazlığı kamuoyunca kabul de edilmez, itibar da edilmez.
Futbolumuzun en büyük ihtiyacı isimlere göre eğilip bükülmeyen bir adalet sistemidir. 
Futbolu bu zihniyetle yönetebilecek birileri başa gelmedikçe böyle saçmalıkları çok yaşarız.
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ