<div>Dünyanın birçok ülkesinde son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon dalgası yavaş yavaş etkisini kaybetmeye başladı. Özellikle enerji ve gıda fiyatlarında küresel ölçekte görülen sert artışlar yerini daha sakin bir döneme bırakırken, Türkiye'de vatandaşın mutfağındaki yangın henüz sönmüş değil. Hatta birçok üründe fiyat artışları dünya ortalamalarının çok üzerinde seyretmeye devam ediyor. Uzmanlara göre bunun en önemli nedenlerinden biri döviz kurlarındaki yükseliş ve kur geçişkenliği.</div> <div>Bir dönem dünyayı etkisi altına alan pandemi, ardından gelen Rusya-Ukrayna savaşı ve küresel tedarik zincirlerindeki aksaklıklar nedeniyle gıda fiyatları tüm ülkelerde hızla yükselmişti. Ancak son iki yılda uluslararası piyasalarda bu baskı önemli ölçüde azaldı. Birçok tarım ürününün fiyatı dünya borsalarında gerilerken, bazı ürünlerde pandemi öncesi seviyelere yakın fiyatlar görülmeye başladı.</div> <div>Ancak Türkiye'de market raflarına bakıldığında farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Vatandaş her alışverişte etiketlerin biraz daha yükseldiğini görüyor. Özellikle sebze, meyve, et, süt ürünleri ve bakliyat gibi temel gıda ürünlerinde yaşanan fiyat artışları aile bütçelerini zorlamaya devam ediyor.</div> <div>Peki dünyada fiyatlar sakinleşirken Türkiye'de neden yükselmeye devam ediyor?</div> <div>Ekonomistlerin işaret ettiği ilk neden döviz kurları. Türkiye tarım ülkesi olarak bilinse de tarımsal üretimde kullanılan birçok girdiyi dışarıdan temin ediyor. Gübre, mazot, ilaç, tohum, yem ve tarımsal makine ekipmanlarının önemli bir kısmı dövize bağlı maliyetlerle satın alınıyor. Döviz kuru yükseldiğinde çiftçinin üretim maliyeti de aynı hızla artıyor.</div> <div>Örneğin bir çiftçi tarlasını ekmek için gübre alacaksa, bu ürünün fiyatı büyük ölçüde döviz kuruna bağlı olarak belirleniyor. Aynı durum mazot için de geçerli. Traktörün deposuna konulan yakıtın maliyeti arttıkça tarladaki üretim maliyeti de yükseliyor. Sonuçta bu maliyetler ürün fiyatlarına yansıyor ve tüketici markette daha yüksek fiyatlarla karşılaşıyor.</div> <div>Kurun etkisi yalnızca üretim aşamasında görülmüyor. Taşıma, depolama, ambalajlama ve dağıtım süreçlerinde kullanılan birçok malzeme de ithal girdilere bağlı olduğu için dövizdeki her hareket zincirin tamamını etkiliyor. Bu nedenle kurdaki yükseliş yalnızca bir ürünü değil, market rafındaki yüzlerce ürünü aynı anda etkileyebiliyor.</div> <div>Bir başka önemli sorun ise üretici ile tüketici arasındaki uzun tedarik zinciri. Çiftçinin tarladan çıkardığı ürün ile marketteki satış fiyatı arasında zaman zaman çok büyük farklar oluşabiliyor. Aradaki komisyonlar, lojistik giderler ve işletme maliyetleri fiyatların katlanmasına neden oluyor. Kur artışı bu maliyetleri daha da büyütüyor.</div> <div>Vatandaş açısından bakıldığında tablo oldukça net. Maaşlar artsa bile gıda fiyatlarındaki yükseliş satın alma gücünü eritiyor. Özellikle dar gelirli aileler bütçelerinin büyük bölümünü gıda harcamalarına ayırmak zorunda kalıyor. Eskiden kolayca alınabilen bazı ürünler artık birçok aile için lüks haline gelebiliyor.</div> <div>Uzmanlar kalıcı çözümün yalnızca fiyat denetimlerinden geçmediğini belirtiyor. Tarımsal üretimin artırılması, çiftçinin maliyetlerinin azaltılması, verimliliğin yükseltilmesi ve dövize bağımlı girdilerin azaltılması gerektiği ifade ediliyor. Yerli gübre üretimi, modern sulama sistemleri ve teknolojik tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması bu açıdan büyük önem taşıyor.</div> <div>Ayrıca enflasyonla mücadelede döviz kurlarındaki istikrarın da kritik olduğu vurgulanıyor. Çünkü kurdaki her sert hareket, kısa sürede market etiketlerine yansıyabiliyor. Bu durum yalnızca gıda fiyatlarını değil, genel enflasyonu da yukarı çekiyor.</div> <div>Sonuç olarak dünyada gıda fiyatlarındaki fırtına büyük ölçüde dinmiş görünse de Türkiye'de kur kaynaklı maliyet baskısı devam ediyor. Vatandaşın mutfağındaki yangının sönebilmesi için sadece küresel fiyatların düşmesi yeterli olmuyor. Üretimden lojistiğe, tarım politikalarından kur istikrarına kadar birçok alanda eş zamanlı adımlar atılması gerekiyor. Aksi halde dünya fiyatları yerinde saysa bile Türkiye'de gıda fiyatlarının yükselmeye devam etmesi kaçınılmaz hale geliyor.</div> <div>Bugün vatandaşın en çok sorduğu soru şu: "Dünyada fiyatlar düşerken biz neden hâlâ pahalıya alıyoruz?" Bu sorunun cevabı büyük ölçüde döviz kuru, maliyetler ve üretim yapısında gizli. Kalıcı çözüm ise üretimi güçlendiren, maliyetleri azaltan ve fiyat istikrarını sağlayan ekonomik politikaların başarıyla uygulanmasından geçiyor.</div> <div>ZAFER ÖZCİVAN</div> <div>Ekonomist-Yazar</div> <div>Zaferozcivan59@gmail.com</div>