Rakamlar toparlanıyor, vatandaş neden hâlâ rahatlamıyor?

Rakamlar toparlanıyor, vatandaş neden hâlâ rahatlamıyor?

Ekonomide bazen birkaç gün, birkaç yıldan daha fazla şey anlatır. 21-26 Mayıs arasında yaşanan gelişmeler de tam olarak bunu gösterdi.

Bir tarafta güven endeksleri açıklandı. Reel sektörün beklentilerinde iyileşme görüldü, ekonomik güven endeksi de bir miktar yükseldi.

Kâğıt üzerinde bakıldığında tablo umut veriyor.

Ama sokağa çıktığınızda aynı iyimserliği görmek pek mümkün değil.

Çünkü ekonomi yalnızca büyüme rakamlarından ibaret değildir. Ekonomi, insanların market arabasını doldurabilmesi, kirasını ödeyebilmesi ve gelecek ayı kaygı duymadan planlayabilmesidir.

Bugün Türkiye'de en büyük sorun tam da burada başlıyor.

İş dünyası yatırım yapmaya çalışırken finansman maliyetleriyle mücadele ediyor. Vatandaş ise gelirinin büyük bölümünü zorunlu harcamalara ayırıyor. Harcanabilir gelir daraldıkça tüketim alışkanlıkları değişiyor, orta sınıf giderek küçülüyor.

21-26 Mayıs döneminde açıklanan güven göstergeleri, ekonominin yeniden denge arayışında olduğunu gösteriyor. Ancak güven endekslerinin hâlâ 100 seviyesinin altında kalması, toplumdaki temkinli bekleyişin sürdüğünü de ortaya koyuyor.

Aslında bu durum sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyolojik bir mesele.

İnsanlar artık fiyatlardan çok, fiyatların yarın ne olacağını düşünüyor.

Tasarruf kararları erteleniyor.

Konut alımı beklemeye alınıyor.

Otomobil alacak olan bekliyor.

Esnaf ise müşterinin dükkâna girmesini değil, içeri girdikten sonra alışveriş yapmasını umut ediyor.

Ekonomide güven, yalnızca Merkez Bankası'nın ya da piyasaların değil, vatandaşın da hissettiği bir duygu olmalı.

Çünkü beklenti bozulduğunda, enflasyon kadar belirsizlik de ekonomiyi yavaşlatıyor.

Önümüzdeki dönemin en kritik başlığı tam da bu olacak.

Enflasyon düşerken vatandaş bunu ne zaman hissedecek?

Gelir artışı ile hayat pahalılığı arasındaki makas ne zaman kapanacak?

Ekonomik göstergeler ile toplumsal psikoloji aynı noktada buluşabilecek mi?

Asıl cevap bekleyen soru budur.

Çünkü rakamlar düzelmeye başlayabilir.

Ama vatandaşın ekonomiye yeniden güvenmesi, istatistiklerden çok daha uzun zaman ister.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ