<div>Gelişmekte olan ülke ekonomilerinin bitmek bilmeyen hikâyesinde bazı kavramlar vardır ki bir gün kahraman ilan edilir, ertesi gün günah keçisi. İşte bu kavramların en başında hiç şüphesiz "Sıcak Döviz" ya da ekonomi literatüründeki adıyla sıcak para gelir. Birikim yapmakta zorlanan, üretmek için dış kaynağa ihtiyaç duyan ekonomilerin en hızlı ulaştığı, adeta aç bir insanın mikrodalga fırında ısıtıp yediği bir "hızlı yemek" gibidir sıcak para. Anında doymuş hissedersiniz ama besin değeri tartışılır.</div> <div>Peki, tam olarak nedir bu sıcak döviz? Basitçe anlatmak gerekirse; ülkeye yatırım, fabrika kurmak, istihdam yaratmak gibi uzun vadeli hedeflerle girmeyen, aksine yüksek faiz veya kısa vadeli borsa kazançları peşinde koşan uluslararası spekülatif sermayedir. Bir nevi bavulunu toplamış, otelde kalan ve en küçük bir huzursuzlukta gece yarısı hesabı kapatıp gidebilecek bir turisttir.</div> <div><strong>Pembe Bulutlar: İlk Görüşte Aşk</strong></div> <div>Sıcak dövizin ülkeye girdiği dönemler, ekonomik büyümenin adeta pembe dizisi gibidir. Döviz bollaşır, piyasalar rahatlar, yerel para birimi değer kazanır ve enflasyon üzerinde baskı azalır. Masada hesap ucuzlar; döviz kuru düştüğü için ithal cep telefonları, lüks arabalar ve yurt dışı tatilleri vatandaş için erişilebilir hale gelir.</div> <div>Siyasiler ve karar alıcılar bu dönemde büyüme rakamlarıyla övünür, piyasalarda "bahar havası" eser. Ülkeye milyarlarca dolar giriyordur ve her şey harika görünmektedir. Ancak unutulan temel bir gerçek vardır: Bu gelen para bir "servet" değil, vade günü geldiğinde faiziyle birlikte geri ödenecek olan nazlı bir "borç “tur.</div> <div><strong>Rüzgâr Tersine Dönünce: Akşamdan Kalma Mimarisi</strong></div> <div>Sıcak paranın en tehlikeli yanı, sadakatsizliğidir. Küresel piyasalarda rüzgâr hafifçe yön değiştirdiğinde —örneğin gelişmiş ülke merkez bankaları faiz artırmaya başladığında veya iç piyasada küçük bir siyasi/ekonomik çalkantı yaşandığında— o romantik dönem bir anda kâbusa dönüşür.</div> <div>Girerken piyasayı bayram yerine çeviren döviz, çıkarken geride tam anlamıyla bir enkaz bırakır. Dövizin tek celsede piyasadan çekilmesiyle birlikte:</div> <strong>Döviz kurları fırlatır:</strong> Dolar ve euro bazında borçlanmış firmalar bir gecede kendilerini devasa bir borç yükünün altında bulur. <strong>Enflasyon hortlar:</strong> Dışa bağımlı ve ithal girdiyle üretim yapan sektörlerde maliyetler fırlatır, bu da etiketlere zam olarak yansır. <strong>Faiz kıskacı derinleşir:</strong> Parayı ülkede tutabilmek için merkez bankaları çaresizce faiz artırmak zorunda kalır, bu da yatırımları ve üretimi durma noktasına getirir. <div><strong>Sıcak Paradan Kalıcı Refaha: Çıkış Yolu Var mı?</strong></div> <div>Sıcak para uyuşturucu gibidir; bünyeye girdiğinde anlık bir rahatlama verir ancak bağımlılık yaratır. Sürekli sıcak para enjeksiyonuna ihtiyaç duyan bir ülke, kendi yerli kaynaklarını ve üretim kapasitesini geliştirmeyi erteler. Büyüme rakamları kâğıt üzerinde yüksek görünse de bu büyüme istihdam yaratmaz, köklü bir refah getirmez.</div> <div>Gerçek ve sürdürülebilir bir ekonomik kalkınma için yapılması gereken; sıcak dövize kapıları tamamen kapatmak değil, ona olan <strong>bağımlılığı azaltmaktır</strong>. Bunun yolu ise bellidir:</div> <strong>Doğrudan Yabancı Yatırım (FDI):</strong> Ülkeye fabrika kurmaya, teknoloji getirmeye ve istihdam yaratmaya gelen, uzun vadeli ve kalıcı sermayeyi teşvik etmek. <strong>Yapısal Reformlar:</strong> Hukuk güvenliğini, eğitim kalitesini ve öngörülebilirliği artırarak güven ortamını kalıcı kılmak. <strong>Katma Değerli Üretim ve İhracat:</strong> Döviz ihtiyacını spekülatörlerin parasından değil, kendi ürettiği yüksek teknolojili ürünlerin ihracatından karşılamak. <div><strong>Son Söz</strong></div> <div>Sıcak döviz, fırtınalı bir denizde geçici olarak sığınılacak bir liman olabilir; ancak orayı kalıcı eviniz haline getiremezsiniz. Bir ülke ekonomisi sadece faiz avcılarının getirdiği dövizle kalkınamaz. Gerçek zenginlik; toprağın işlenmesinde, fabrikanın çarklarında, yazılımcının kodunda ve ihracat gemilerinin rotasındadır. Aksi takdirde, giren dövizin sevinciyle atılan kahkahalar, gün gelir çıkan dövizin arkasından tutulan yaslara dönüşür.</div> <div>ZAFER ÖZCİVAN</div> <div>Ekonomist-Yazar</div> <div>Zaferozcivan59@gmail.com</div> <div> </div>