HATALARI KABUL EDEBİLME CESARETİ

HATALARI KABUL EDEBİLME CESARETİ

İnsan hayatı boyunca sayısız karar verir. Kimi zaman doğru seçimler yapar, kimi zaman da yanlış adımlar atar. Çünkü hata yapmak insan olmanın doğal bir parçasıdır. Asıl önemli olan ise hata yapmamak değil, yapılan hatayı görebilmek ve kabul edebilmektir. Ne var ki günümüzde birçok insan hata yaptığını kabul etmek yerine çeşitli bahanelerin arkasına sığınmayı tercih ediyor. Oysa hataları kabul edebilme cesareti, insanı büyüten ve geliştiren en önemli erdemlerden biridir.

Çevremize baktığımızda çoğu zaman insanların başarısızlıklarının sorumluluğunu başkalarına yüklediğini görürüz. Bir çalışan işini yetiştiremediğinde patronunu suçlar, bir öğrenci düşük not aldığında öğretmeni eleştirir, bir yönetici yanlış karar verdiğinde şartları bahane eder. Elbette bazı durumlarda dış etkenlerin payı olabilir. Ancak her olayda suçu başkalarına atmak, kişinin kendisiyle yüzleşmesini engeller.

Hata kabul etmek birçok insan için zordur. Çünkü insanlar hata yaptıklarını söylediklerinde güçsüz görüneceklerini düşünürler. Oysa gerçek tam tersidir. Hatasını kabul eden kişi aslında güçlü karaktere sahip olduğunu gösterir. Çünkü yanlışını kabul etmek cesaret ister. İnsan egosunu bir kenara bırakıp “Evet, burada yanlış yaptım” diyebilmek herkesin başarabileceği bir şey değildir.

Aile hayatında da bu durum sıkça yaşanır. Anne ve babalar bazen çocuklarına karşı hatalı davranabilirler. Ancak bazı ebeveynler özür dilemenin otoritelerini sarsacağını düşünür. Oysa çocuklar, hata yaptığında özür dileyen anne ve babalarından çok önemli bir ders öğrenir. İnsanların kusursuz olmadığını ve yanlış yaptıklarında bunu düzeltebileceklerini görürler. Böyle bir ortamda büyüyen çocuklar da ileride daha dürüst ve özgüvenli bireyler haline gelir.

İş hayatında da hata kabul etmenin büyük önemi vardır. Bir kurumda çalışanlar hata yaptıklarında bunu gizlemeye çalışıyorsa, sorunlar büyüyerek devam eder. Ancak hataların açıkça konuşulduğu iş yerlerinde eksikler daha kolay görülür ve çözümler daha hızlı bulunur. Dünyanın başarılı şirketleri incelendiğinde, hatalardan ders çıkarma kültürünün güçlü olduğu görülür. Çünkü gelişmenin yolu kusursuz görünmeye çalışmaktan değil, eksikleri fark edip düzeltmekten geçer.

Toplum olarak da hata kabul etme konusunda zaman zaman sıkıntılar yaşadığımız söylenebilir. Tartışmalarda çoğu kişi karşı tarafı dinlemek yerine haklı çıkmaya çalışıyor. Sosyal medyada insanlar çoğu zaman yanlış bilgi paylaşsalar bile bunu düzeltmek yerine savunmaya devam ediyor. Çünkü özür dilemenin veya yanıldığını söylemenin bir zayıflık göstergesi olduğu düşünülüyor. Oysa tam tersine, yanıldığını kabul eden insanlar toplumda daha fazla güven kazanıyor.

Güven demişken, hata kabul etmenin güven oluşturmadaki rolü de oldukça büyüktür. İnsanlar kusursuz kişilere değil, dürüst kişilere güvenir. Bir arkadaşınızın, bir yöneticinin ya da bir siyasetçinin yaptığı hatayı açıkça kabul ettiğini düşünün. Böyle bir davranış çoğu zaman güven duygusunu artırır. Çünkü insanlar samimiyet görür. Hatalarını gizleyen kişiler ise zamanla çevrelerindeki insanların güvenini kaybeder.

Elbette hata kabul etmek tek başına yeterli değildir. Önemli olan, kabul edilen hatadan ders çıkarmaktır. Aynı yanlışı tekrar tekrar yapmak gelişim sağlamaz. Hata kabul etmek bir başlangıçtır. Ardından neden yanlış yapıldığını anlamak ve çözüm üretmek gerekir. İşte gerçek olgunluk burada ortaya çıkar.

Hayatta başarılı olmuş birçok insanın geçmişine baktığımızda sayısız hata ve başarısızlıkla karşılaşırız. Ancak onları diğerlerinden ayıran şey, yanlışlarını inkâr etmek yerine onlardan öğrenmiş olmalarıdır. Her hata, doğru değerlendirildiğinde yeni bir bilgi ve tecrübe kaynağıdır. Bu nedenle hatalardan korkmak yerine onları gelişimin bir parçası olarak görmek gerekir.

Sonuç olarak hata yapmak insanidir, fakat hatayı kabul etmek karakter göstergesidir. Hatalarını kabul edebilen insanlar hem kendilerini geliştirir hem de çevreleriyle daha sağlıklı ilişkiler kurar. Ailede, iş hayatında ve toplumda güvenin artması için bu cesarete ihtiyaç vardır. Çünkü gerçek güç, hiç hata yapmamakta değil; hata yaptığında bunu dürüstçe söyleyebilmekte ve gerekli adımları atabilmektedir. Unutmayalım ki insanı büyüten şey kusursuzluk değil, hatalarından öğrenebilme olgunluğudur. Bu olgunluğa sahip olanlar ise hayatın her alanında bir adım öne çıkmayı başarırlar.

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar

[email protected]

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ