<div>Küresel piyasalar bugün faiz, borç, enflasyon, savaş ve ticaret gerilimleri arasında yön arıyor.</div> <div>ABD Hazinesi'nin uzun vadeli tahvil geri alımlarını artırması, tahvil piyasasındaki baskıyı azaltmayı amaçlıyor. Ancak JPMorgan, bu hamlenin ABD'nin borç yönetimi açısından kredibilite tartışması yaratabileceği uyarısında bulunuyor.</div> <div>Fed tutanakları ise faiz konusunda belirsizliğin sürdüğünü gösteriyor. Bazı üyeler faiz artışını desteklerken, yüksek enflasyon endişesi devam ediyor.</div> <div>Diğer tarafta Trump'ın İran'a yönelik “Ekonomik D-Day” açıklaması, jeopolitik riskleri yeniden öne çıkarıyor. İran gerilimi petrol fiyatları ve dolayısıyla küresel enflasyon açısından yakından takip ediliyor.</div> <div>ABD-Kanada arasında tarifelerin düşürülmesi olumlu bir gelişme olurken, Çin-AB arasındaki ticaret geriliminin artması küresel ticaret açısından risk oluşturuyor.</div> <div>Avustralya'da işsizliğin yükselmesi ise dünya ekonomisinde büyümenin yavaşlayabileceğine yönelik yeni bir işaret.</div> <div>Özetle; piyasaların önündeki denklem artık sadece faizden ibaret değil. Borç, enflasyon, petrol ve jeopolitik riskler aynı anda fiyatlanıyor.</div> <div>Bu nedenle önümüzdeki dönemde altın, petrol, dolar ve ABD tahvil faizleri yatırımcılar için en önemli göstergeler arasında olacak.</div>