Türkiye'nin ilk 5'indeki Nev Sağlık Grubu"ndan Ataevlere yeni hastane

Türkiye'nin ilk 5'indeki Nev Sağlık Grubu"ndan Ataevlere yeni hastane

Türkiye’nin en büyük sağlık gruplarından birinin merkezinin Bursa olduğunu söylesem, çoğu kişi şaşırır... 

Ama bazı hikâyeler vardır… 

Duyunca insan “demek ki gerçekten mümkün” der.

Bir hastane kapısının önünde, kaldırımda otururken başlıyor bu hikâye... 

Gergin geçen bir iş görüşmesi…

Ve ardından kurulan bir cümle:

“Bir gün bu hastane benim olacak. Ama ben böyle yönetmeyeceğim.”

Bugün o cümle, koca bir sağlık grubuna dönüşmüş durumda... 

Hikâyenin sahibi: başarılı bir genel cerrah olan Op. Dr. Ergin Kopal.

Kendisini ilk kez 2015 yılında tanımıştım.

turkhaber.com için yaptığım “Sağlığın Öncüleri” programı röportajında…

Hayalleri  o günden belliydi.

Önce Esentepe Hastanesi

Sonra Anadolu Hastanesi

Fatih Sultan Mehmet bulvarında hastaneyi açtığında ise, "Nev Hastaneler Grubu" na dönüşüp "Nev Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı" unvanıyla yoluna devam ediyordu. 

Ama orada durmadı.

Hayali büyüktü.

“Bursa ile sınırlı kalmayacağız” demişti.

Dediğini yaptı.

Nev Balıkesir Hastanesi... 

Nev Altıeylül Hastanesi... 

Nev Bandırma Hastanesi... 

ve Nev Bandırma Tıbbı Görüntüleme Merkezi.. 

Yeni hastaneler, yeni yatırımlar…

Her biri adım adım büyüyen bir zincirin halkası oldu.

Son durak ise Ataevler.. 

Yeni bir hastane:

"Nev Sağlık grubu- Nev Ataevler Hastanesi" 

Yeni bir heyecan... 

Bir hastane düşünün…

Kapısından içeri girdiğinizde sadece duvarlar, cihazlar, odalar görmüyorsunuz. 

Güven görüyorsunuz. 

Umut görüyorsunuz. 

“İyi ki buraya geldim” diyebileceğiniz bir yer diyorsunuz... 

Toplam 10 bin metrekare kapalı alan. Küçük gibi gelmesin. 

Bu, bir sağlık şehridir aslında. 

İçinde 55 hasta odası var.

Her biri bir hikâye.

Her biri bir bekleyiş.

Her biri bir iyileşme umudu…

Yoğun bakım mı? Var. Hem de öyle sıradan değil.

12 yataklı bir erişkin yoğun bakım ünitesi. Yetmez demişler, bir de 10 yataklı ikinci bir ünite kurmuşlar. 

Çünkü hayat beklemez. Çünkü sağlık “yer yok” denilecek bir alan değildir.

17 gözlem odası…

Yani her an takip, her an kontrol.

6 ameliyathane

Yani müdahale hazır, ekip hazır, sistem hazır.

İş sadece bina yapmakla bitiyor mu? Bitmiyor.

Asıl mesele, o binanın içini doldurmak.

İleri teknoloji cihazlar… 

Tomografi, MR, mamografi, röntgen, ultrason…

Yani teşhis hızlı. Doğru. Net.

Çünkü sağlıkta en kritik an, doğruyu zamanında yakalamaktır.

Peki ya doktorlar?

İşte işin kalbi orası…

Genel cerrahiden beyin cerrahisine…

Kadın doğumdan kardiyolojiye…

Çocuk sağlığından nörolojiye…

Neredeyse tüm branşlar burada.

Yani “başka yere git” derdi yok.

Aynı çatı altında çözüm var.

Dahası... 

Endoskopi var. Odyometri var.

Efor testi, holter, EEG, EMG…

Solunum testleri… Göz ünitesi…

Yani sadece tedavi değil, tam bir teşhis merkezi.

Ve en önemlisi…

7 gün 24 saat açık bir sistem.

Psikolog var. Acil servis var.

Gece de açık, gündüz de.

Çünkü hastalık saate bakmaz.

Şimdi soralım kendimize:

Bir hastaneden ne bekleriz?

Temizlik mi?

Teknoloji mi?

Doktor mu?

İlgi mi?

Aslında cevap basit:

Hepsi.

İşte mesele de tam burada başlıyor.

Sağlık, sadece bina değil.

Sağlık, sadece cihaz değil.

Sağlık, bir bütündür.

Ve o bütün, doğru kurulduğunda…

İnsan içeri korkuyla girer, umutla çıkar.

Asıl mesele de bu değil mi zaten?

10 bin metrekarelik dev bir yapı…

55 oda…

Yoğun bakımlar…

Ameliyathaneler…

Son teknoloji cihazlar…

Ama mesele sadece bina değil.

Asıl mesele şu:

Bir sağlık kurumu nasıl büyür?

Daha çok şube açarak mı?

Daha çok cihaz alarak mı?

Yoksa insanı merkeze koyarak mı?

Nev Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ergin Kopal’ın cevabı net:

Önce insan.”

Hasta hakları…

Etik değerler…

Kalite…

Ve en önemlisi güven…

Bunlar yoksa, en modern bina bile sadece betondur.

Ama bunlar varsa, küçük bir yer bile büyük olur.

Bugün, "Nev Sağlık Grubu-Nev Ataevler Hastanesi"yle... 

Nev Sağlık Grubu büyümeye devam ediyor... 

Ama aslında büyüyen sadece bir kurum değil.

Bir bakış açısı.

Kaldırımda kurulan bir hayalin,

insan hayatına dokunan bir gerçeğe dönüşmesi…

İşte asıl mesele bu.

Ve belki de hepimize şu soruyu sorduruyor:

Bir gün dönüp baktığımızda,biz hangi hayalin peşinden gerçekten yürümüş olacağız?

OP. DR. ERGİN KOPAL KİMDİR? 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ