3 puana bile sevinemedim

Ligin dibi tam bir cadı kazanına döndü.

3 puana bile sevinemedim

Alınan sürpriz sonuçlar, Antalya’nın İstanbul’da Kasımpaşa’yı yenmesi, Osmanlıspor’un Karabük deplasmanından farklı galibiyetle dönmesi gerçekten işleri arap saçına çevirdi.

Sözüm ona düşmenin en büyük favorisi olarak gösterilen Osmanlıspor bile üst üste iki maç kazanıp 6 puan çıkartınca, düşme hattındaki herkesin ağzı yüreğine geliverdi.

Demir Grup Sivasspor maçı büyük önem kazandı.

Kazanamazsan ateş çukurunun içine düşeceksin.

Kelimenin tam anlamı ile ‘çukur’un içine kendimizi balıklama atacağız.

Bir alem bizim Fransız teknik direktör Paul Le Guen. Osmanlıspor yenilgisi sonrasında Ertuğrul Ersoy ile Yusuf Erdoğan’ı kulübeye çekmiş. Yerlerinde Ekong ile Grozav var. Tamam Osmanlıspor maçında Yusuf kötüydü, ama Ertuğrul o kadar kötü değildi.

Gelelim şimdide maça;

Bursaspor istekli başladı. 22.saniye oynanıyor, Stancu kaleciyle karşı karşıya dışarı vurdu.

Ama müthiş bir baskı yarattık. Sivasspor kendi yarı alanından bile çıkamıyor.

Kanatlardaki Jires Kembo ile Grozav hücuma çıkarken, topu biraz iyi kontrol edebilseler golü bulabilmek işten bile değildi. Tam hücuma çıkarken, yanlış paslarla çok top kaybettik.

Sivasspor, ilk atağını 31. Dakikada bana göre ofsayt pozisyonundaki Robinho ile buldu. Sambacı, kaleci Harun’u çalımladı. Boş kaleye vurdu. Ama Titi çok iyi kademeye girmiş ve topu kornere atarak gole izin vermedi.

İlk yarının sonu geldiğinde inanın yüreğim korkudan ağzıma geldi.

44’de Popp ceza alanı dışından bomba gibi şut çıkardı. Harun kornere attı. Uzatmanın ilk dakikasında Kone-Robinho verkaçında Sambacı, Harun’u çalımladı, topu boş kaleye attı. Kone dokunabilse gol olacak. Dokunamayınca top taca çıkarken, derin bir nefes aldım diyebilirim.

İkinci yarıya iyi başlayan Sivasspor oldu. Öyle bir baskı kurdu ki sanki her an yumruğu yiyip nakavt olacak boksör gibiydik.

Sonrasında 10 dakikalık bunaltan baskı sonrası biraz kıpırdanma oldu 46.dakikada oyuna dahil olan Yusuf Erdoğan ile birlikte.  Pozisyonlar bulduk. Ama Jires Kembo, öyle inanılmaz şutlar attı ki iyi vurabilse goller üst üste gelecek. O iki topuda dışarıya vururken, sahanın gerçekten en kötüsüydü.

Buna birde teknik direktör Paul Le Guen’in oyuncu değişiklikleri eklenince, tribünler isyan bayrağını açtı. 76. Dakikada didinen kaptan Batalla oyundan çıkartıp, yerine Furkan girince, bu sezon tribünler ilk kez hep bir ağızdan Paul Le Guen istifa diye tempo tuttu.

Harun’un inanılmaz iki kurtarışından sonra tribünler Fransızı bırakıp bu kez yönetim istifa derken, Teksas Tribünün hep bir ağızdan Ali Ay dışarı temposu bana göre çok yanlıştı.

Birlik beraberlik, moral vermek gerekirken onlar protestoyu seçtiler. Futbolcularda en güzel cevabı attıkları golle verdi. 83.dakikada Aziz Behich ortaladı Stancu boş kaleye vurdu.

Bu gole bile taraftarlar sevinmek yerine yönetim istifa, Pablo Martin Batalla tezahüratları benim içimi acıttı. Keşke bu tezahüratlar için maçın sonunu bekleyip te yapsalardı.

Yani o protestolar altında önce Aziz Behich, ardından Yusuf’un şutlarında topun kale direklerinden dönmesi gerçekten Timsah için büyük şanssızlıktı.

Sonuç olarak;

Müthiş baskı. Stres derken altın bir golle gelen 3 puan. Puanlar 33’e çıktı.

Belki tehlikeden uzaklaşmadık ama takım moral buldu.

Benim tek sevindiğim alınan 3 puan. Diğerleri ise üzüntümü ikiyi, üçe katladı.

İnanın bunlar Bursaspor’a hiç yakışmadı.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR