<div><strong><span>Nazilli Belediye</span></strong><span> ile <strong>Bursaspor</strong> bitkisel hayata girmiş yoğun bakımda fişinin çekilmesini bekleyen iki ölümcül hasta gibiydi karşılaşma öncesi. </span></div> <div><span></span></div> <div><span>Karşılaşmanın sonucuna göre bu iki hastadan birinin mevta olması çok muhtemeldi. Hal böyle olunca da biliyorduk ki; <strong>yürekler ağızda</strong>, <strong>tansiyon-nabız tavanda</strong> bir 90 dakikaya tanık olacaktık. </span></div> <div><span></span></div> <div><span>Bursaspor’un son dönemlerde bizleri alıştırdığı gibi yılların getirisiyle biliyorum ki; böyle maçları oynamak da zor, izlemek de…</span><span><span></span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span>Bir yanda futbolcuların <strong>‘ya atamazsam paniği’</strong>, öbür yanda…</span><strong><span></span></strong></span></div> <div><span><strong><span></span></strong></span></div> <div><span><strong><span>‘Ya yersem bunalımı’</span></strong><span> maçı olağanüstü gerilim altına sokar.</span><strong><span></span></strong></span></div> <div><span><strong><span></span></strong></span></div> <div><span><strong><span>İşin seyirci tarafını da göz ardı edemeyiz. </span></strong></span></div> <div><span></span></div> <div><span></span></div> <div><span>Bir umut uğruna ekran başına geçen ya da dün olduğu gibi yaklaşık <strong>500 kilometre</strong> yolu tepip <strong>4.500 kapasiteli</strong> <strong>Nazilli İlçe Stadı</strong>’nda kendilerine ayrılan <strong>200 kişilik</strong> yalnızlar bölümünde heyecan ve endişe ile titreşen...</span></div> <div><span></span></div> <div><span></span></div> <div><span>Boynunda ip ayağının altında her an tekmelenmeye hazır iskemledeki idam mahkûmu gibi…</span></div> <div><span><strong></strong></span></div> <div><span><strong>İstanbul Arnavutköy, Urfa, İnegöl, Isparta</strong>’dan gelecek özgürlük haberlerini bekleyen ekran başındaki onlarca <strong>Yeşil Beyaz</strong> sevdalısı...</span></div> <div><span></span></div> <div><span>Sözün özü gözler sahada, kulaklar ise eski radyo günlerinde olduğu gibi değil de, bu kez dikkatler <strong>internetteki</strong> canlı sonuçları anında veren <strong>iddia-bahis</strong> sitelerinden rakiplerin diğer kentlerde oynayacakları maçlara çevrilmişti.</span></div> <div><span></span></div> <div><span>Anlaşılacağı gibi dün <strong>göz/kulak/beyin</strong> maksimum çalışmak zorundaydı.</span><span><span></span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span>Nazilli’deki oyun erken gol müjdesi ile başladı. Çağatay’ın kendi pişirip kendi bitirdiği golle Timsah’ı 12. Dakikada öne geçti. Şipşak değişen tabela; takımı havaya, umutları sahaya sürdü. </span></span></div> <div><span><span></span></span></div> <div><span><span>Böyle erken goller genelde yiyeni bazen de atanı bozar! Nitekim öyle de oldu; Yeşil Beyazlılar ikiyi aramak yerine 1-0’ın üzerine yatmayı düşününce devrenin uzatma dakikasında <strong>Nazilli’den Nurettin’in</strong> beraberlik sayısı ile <strong>2.80 sırtüstü yere uzanıp</strong> soyunma odasına <strong>‘ah-vah!’</strong> çekerek gitti.</span></span></div> <div><span></span></div> <div><span></span></div> <div><span>Karşılaşmanın ikinci yarısında <strong>Urfa’daki Batman maçından </strong>gelen haberlerle iki takımada <strong>yeşilden önceki sarı ışık</strong> yanınca umuda giden o karanlık yol birden aydınlanıverdi.</span></div> <div><span></span></div> <div><span>Oyunun geride kalan sürecinde bu psikolojik motivasyonun getirisiyle <strong>y</strong></span><strong><span>emyeşil bir inanç, bembeyaz bir dirençle</span></strong><span> sarıp sarmalanmıştı Bursasporlu futbolcular. Oksijen yüklemesi yapılmış bir orta alan. </span></div> <div><span></span></div> <div><span>Her şeyden önemlisi, <strong>‘ben’</strong> olmaktan çıkıp <strong>‘biz’</strong> olmaya yönelmiş bir takım vardı sahada...</span></div> <div><span></span></div> <div><span>Bu arada Nazille Belediye’nin Yeşil Beyazlı konuk defansın arkasına sızma eylemleri ve kaleyi uzaktan yoklama düşüncesi küçük heyecanlar yarattı ev sahibi tribünlerde...</span></div> <div><span></span></div> <div><span>Geçen sezon son maçta <strong>Bandırma faciasına</strong> tanık olan biri olarak bu kez son düdük çaldığında gördük ve anladık ki; <strong>‘Yüce Rabbim Bursa’</strong> demişti... </span></div> <div><span></span></div> <div><span>Ve haliyle derin bir <strong>‘ohhh!’</strong> çektik. </span></div> <div><span><strong></strong></span></div> <div><span><strong>Geçmiş olsun Bursa...</strong></span></div> <div> </div>