<div>Böyle düşünmem için Alanyaspor ile olan sıklet farkımızın yanı sıra, Batalla'nın oynamayacak olması da en büyük etkenlerden biriydi. Takımı sürekli taşıyan yıldız futbolcu, her hangi bir nedenden saha da yoksa, kalan oyuncular o maça sanki 'bizde varız, bizde futbolcuyuz' mantığıyla çıktılarına çok şahit oldum. Maç öncesi buna çok güveniyordum. </div> <div> </div> <div>Tabii ki Hamza hoca'nın tuhaf oyuncu tercihlerini hesaba katmamışız. İlk 11'i görünce İvana Sert gibi 'şoktadayım' oldum. </div> <div> </div> <div>3 Santrafor Bursaspor'un forvet hattını oluşturuyor, hangi sebepten olduğunu bilmediğimiz ve hangi açıklama olursa olsun ikna olmayacağımız iki kanat oyuncu ise kulübede maçı seyrediyordu! </div> <div> </div> <div>Bu tuhaf tercih ilk 45 dakikayı yine çöpe atmamıza neden oldu. Düşünüyorum. Acaba neden diye? Önce durdur sonra vur planı olabilir en mantıklı. Ama onda da Kubilay ve Sinan Bakış ile durdurmayı planlamak !!! Pek akıl karı değil. </div> <div> </div> <div>İlk yarıda hakikaten ortada analiz edeceğimiz bir ürün yoktu. Aklı olan herkes acilen De Valle, Josua John ve Jorquera'nın oyuna girmesi için dua etmeye başladı. </div> <div> </div> <div>Gerekli değişiklikler taksit taksit sahaya yansırken, hamlelerin yine rakibi analizden uzak olduğu bas bas bağırıyordu. İlk yarıda ayağına gelen her topu olumsuz kullanan N’Sakala, Alanyaspor sol kanadında SOS verirken devre de oyuna giren Del Valle'nin oraya değil de ters kanada gönderilmesi, kulübenin komple maç seyrettiğinin belgesi oldu.</div> <div> </div> <div> İlk kez gerçek mevkiinde oynayan Bilal soyadı gibi kısa kaldı. Yetmedi. Dikkatinizi çekti mi bilmem muhtemelen tüm zamanların en çok kaleciye geri pası ile oynadık. Bunun sebebi Bilal'in Batalla gibi fedakarca top almaya gelmemesiydi. Orta sahanın diğer oyuncuları da top yapma kabiliyetinde olmadığı için, stoperler ve bekler sürekli Harun'a geri pas yaptı durdu. </div> <div> </div> <div> Olması gerekenler sahaya sürülmeye başlayınca, en başta söylediğimiz sıklet farkı da kendini göstermeye başladı. İnsanlarda bir kanı var; Jorquera bu sene bambaşka. Alakası yok. Jorquera aynı Jorquera. Sadece oyuna girmesi ile birlikte Bursaspor hücum için yüklenmeye başlıyor. Onun ofans özelliklerini sergileyeceği bir zemin hazırlanıyor. Jorquera'da zaten 10 numara özelliklerinde bir oyuncu ve işini yapıyor</div> <div> </div> <div>Burada en temel itirazım, bu oyun neden sürekli son 15 dakikaya bırakılıyor? Çöpe atılan 75 dakikada Harun kalesinde devleşmese döndürmesi güç bir skorla karşı karşıya kalmaz mıyız ? Bu riski sürekli almanın mantığı nedir? Madem son 15 dakika kazanmak için önde oynayabiliyoruz. O zaman bunu neden Jorquera ile başlayarak maç başında yapmıyoruz? Neden Osmanlıspor gibi Türkiye'nin takımı olma yolunda ilerlemek varken, Neden maça gelen insanlara futbol seyrettirme ihtimali varken, tüm finali 15 dakikaya sığdırmaya çalışıyoruz? </div> <div> </div> <div>Maç sonrası Hamza Hamzaoğlu 'Batalla'yı aramadık' demiş. Bence arasaydı büyük usta O'na bu 11 ile maça başlanmaz' der suratına telefonu kapatırdı. Şaka bir yana her ne şartta olursa olsun kazanmak çok güzel. Önce Harun yıldızlaştı, ardından Jorquera sahneye çıkıp fişi çekti. Serdar Kurtuluş ve Şamil bu maçtan alacakları galibiyet primini bence Harun ve Jorquera ile paylaşsın. Kubilay ve Sinan'da saha da yoktu ama bu, O ikisinin suçu değil. Son alkış taraftara; son yılların en etkin deplasman tribününü yaptılar. Kim boğazı patlayana kadar bağırdıysa Allah ondan razı olsun. </div> <div> </div> <div> </div> <div> </div>