Bursa’nın vay haline…

Bursa’nın vay haline…

Bursa’nın vay haline…

Bursa’nın turizmini ne kadar çok konuşursak konuşalım ve övünelim, sorunsal gerçeklerimizle de yüzleşmemiz gerekiyor.

Deniz ve göllerimiz var, ancak tabiat yönetimi ve turistik faaliyetler açısından, iyi durumda değiliz.

Bir süre önce…

Sakarya; Sapanca’daydık.

Sapanca Gölü’nün sahilini dolaşırken, Bursa’da Mudanya ve Gemlik’in de neden orası gibi olamadığını yaşadık.

Yıllanmış ve genç ağaçlarla bezeli sahil yoluna dizilmiş çay bahçeleri, kafeterya ve restoran işletmeleri, belirli düzende ve denizle göz göze gelebiliyorsunuz.

Refaf seviyesinin yüksek olduğu Arap ülkelerinin villa ve sitelerden yer edindikleri, pansiyon işletmelerinin yaygın olduğu bir sahil diyarındayız.

Deniz bisikletleri, şemsiyeli dolaşıyor.

Gondol ve saltanat kayıklarına binerek, ucuza ekmek arası balık yiyebilir ve gölde gezintiye çıkabilirsiniz.

Sanat Sokağı’nı dolaşarak…

El emeği göz nuru bez bebek, tekstil ve seramik ürünleri, tablolar ve farklı yöresel ürünleri, hatıra olarak satın alabilirsiniz.

Kıyı boyunca…

Yüzmeye girebilir, kayalıklarda göl ve dağın bütünleştiği panoramik güzellikleri izleyebilir, o gölü teneffüs edebilirsiniz.

Daha ilginç olanı…

Bursa, ilk Osmanlı başkenti, ancak Sapanca’nın sahilindeki bir turistik eşya işletmecesindeki ‘Ertuğrul Dizisi Standı’ ve ‘Kayı Boyu’ hediyelikleri, Bursa’da yok.

Tarihimize ait savaşcı kostümleriyle ücretli fotoğraf çektirebilirsiniz, ancak şapkasını, yani o börkü başa takmak ve selfie yapmak, Bursa’nın aksine de ücretsiz.

Sapanca’ya dair hediyelikler…

Mavi ve yeşilin buluşması!

Sapanca’ya gitmek istediğinizde, Bursa’dan Yalova’ya otoyol ve sonrasıyla duble yol ve paralı otoyol üzerinden, 1.5-2 saat sürüyor.

.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR