Ekonomide dekor, büyümede rekor

Ekonomide dekor, büyümede rekor

Ekonomide dekor, büyümede rekor

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan üçüncü çeyrek büyüme rakamları tabiri caizse herkesi ters köşeye yatırdı.

Çünkü üçüncü çeyrek büyüme hızı yüzde 11,1’le rekor kırdı. Beklenti 7-9 aralığı idi.

2017 yılı üçüncü çeyrek itibarıyla dünyanın en hızlı büyüyen ülkesiyiz. Bu tarihi bir rekor; eyvallah.

Çin ve Hindistan’a bile tabiri caizse nal toplattık.

Buna da eyvallah.

Bu büyümeyi kesinlikle küçümsemeyelim

Fakat bu büyüme bizi asla sarhoş da etmemeli.

Ayaklarımız yere basmalı.

Çünkü hepimiz biliyoruz ki aslolan; sürdürülebilir, kaliteli büyümedir.

Büyüme rakamları ne kadar sürdürülebilirdir, ne kadar kalitelidir; isterseniz dilimizin döndüğünce buna bir değinelim.

Açıklanan verilere göre özellikle inşaat ve turizm sektörü büyümede önemli bir kaldıraç. Gerçi sanayideki büyüme rakamları da fena sayılmaz.

Fakat şunu kabul etmek gerekir ki; geçtiğimiz yıl Rusya ile yaşanan krizle dibe vuran turizm sektörünün krizlerin aşılmasıyla önemli bir sıçrama yapmasından doğal bir şey olamaz. Eğer bir de Avrupa ve AB’yle papaz olmasaydık.

İnşaat sektörüne gelince de sektör iyi gidiyor ama oluşan yapı stoku elimizde saatli bomba gibi duruyor. Akıbeti belli değil. Sektör doyma noktasına geldi. Dolayısıyla inşaat eliyle gerçekleşen büyümenin kaliteli ve sürdürülebilir olduğunu söylemek zor.

Sanayi üretim verilerine gelince de özellikle Kredi Garanti Fonu (KGF) vasıtasıyla işletmelere sağlanan 250 milyon liralık finans desteğinin baz etkisi bence inkar edilemez. Ayrıca mobilya beyaz eşya gibi belli sektörlere sağlanan vergi indirimleri, kredi kartlarına getirilen taksit imkanlarıyla tabiri caizse ekonomi yeniden dekore edildi. Bu makyajda büyümede önemli parametreler oluşturdu.

Bu yüzden ekonomide yaşanan dekor bize büyümede rekor olarak döndü. Dördüncü çeyrekte de buna yakın büyüme rakamları yakalarsak şaşırmayalım.

Dolayısıyla bu büyüme rakamları bizi şımartmamalı ama küçümsememeliyiz de.

Kaliteli ve sürdürülebilir büyüme ancak markalaşmayla olur, yüksek teknolojiyle olur, yeni nesil ekonomi argumanlarıyla olur. Sabit yatırıma gelen yabancı sermayeyle olur.

Malum yabancı sermaye girişleri bakımından da son yıllarda nal topluyoruz.

Tüm bunların ilacı da bence adalet ve sağlıklı bir demokrasidir.

Burada bana göre sorulması gereken can alıcı soru şu;

Madem büyüme rekorları kırdık; o halde kapasite kullanım oranları neden rekor kırmıyor, işsizlik oranları neden çift hanelerde seyrediyor. Cari açık neden aldı başını gidiyor. Enflasyon neden düşmüyor.

El cevap: …

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR