<div>Çok taze olduğu için daha dün gibi hatırlıyorum. Geçen sezonun son haftasında iki takımın yolu yine 4.500 kişilik <strong>Nazilli İlçe Stadı</strong>’nda kesişmişti. Kaybedenin çok şey kaybedeceği oyun <strong>1-1 sonuçlanınca</strong> taraflar derin bir nefes almış, <strong>Bursaspor</strong> ligi <strong>14. Basamakta</strong> tamamlarken ev sahibi ekip rakibinin bir tık altında düşme hattının ise bir tık üstünde noktalamıştı.</div> <div>Ne var ki; taraftarının <strong>‘NAZ NAZ’</strong> sloganıyla yeri göğü inlettiği ekip, 23 transfer ile kadrosunu adeta sil baştan yapmış, takımın başına da teknik adam olarak <strong>Vakıfköy</strong> patentli <strong>Bursaspor U21 </strong>formasını giydikten sonra <strong>Nilüfer Belediye</strong>’de top koşturmuş 43 yaşındaki <strong>Ali Kemal Yiğitoğlu</strong>’nu getirmişti...</div> <div>Lige <strong>3’te 3 yaparak</strong> dikkatler üzerine çeken <strong>Nazilli</strong> ilk düdükle birlikte atak üstüne ataklarla konuk ekibin üzerine adeta çöktü. <strong>Siyah Beyazlı</strong> oyuncu kalabalığı karşısında rakibini önlemeye çalışan <strong>Bursasporlu futbolcular</strong> hücum fikirleri üretmeye zaman bulamayacak kadar çaresiz ve kendi kalelerini koruma adına uğraş veren özürlü taraftı yarışmada...</div> <div><strong>Ehh</strong>, geçen hafta özellikle ikinci yarıdaki muhteşem oyunuyla ve de iki golle <strong>namağlup Ankaspor’un</strong> fiyakasını bozan <strong>Timsah</strong> bu mu olmalıydı yani, böylesine çok önemli üç puan kavgalarında?</div> <div>Öyle ki; Yeşil Beyazlı orta alanın defansif güçsüzlüğü <strong>berbat bir ağızdaki diş çürükleri </strong>gibi sırıtmaktaydı. <strong>Berkant Kavzer-Recep Efe-Baran-Baran Işık</strong> ve en uçtaki 1.90’lık kule santrfor <strong>Ahmet Gökbayrak</strong> ile değişik bölgelerden yaptığı gol saldırıları ise hayli korku salıyordu Bursaspor kalesinde. </div> <div>Nitekim 36’da <strong>Nazilli</strong> adına sağdan kullanılan kornerden gelen topu <strong>Furkan Tunalı</strong> kafa ile ağlara gönderip tabeladaki golsüzlüğe son verdi: <strong>1-0...</strong></div> <div>Hemen ardından atağa kalkan <strong>Timsah</strong> ilk rakip kale ziyaretinde <strong>Eren Tunalı </strong>sağ kanattan 18 çizgisini geçtiği anda düşürülünce penaltı kazandı. <strong>Kaptan Çağlayan</strong>’ın 41.dakikada kullandığı atışta <strong>kaleci Ömer</strong> ayaklarıyla üzerine gelen topu çelince devrenin skoru değişmedi!</div> <div>İkinci devrede <strong>Nedim Vatansever</strong> hocamız ilk 20 dakikaya 5 oyuncu değişikliği sığdırıp adeta takımı yenileyerek başlıyordu yarışmaya. Ev sahibi ekip tek golün üstüne yatmayı, konuk takım da tek golün altından kalkmayı düşünüce oyunda <strong>roller değişir</strong> gibi oldu. Özellikle oyuna sonradan giren <strong>Emre Tepegöz’</strong>ün sağlı sollu bindirmeleriyle Timsah’ın oyun üstünlüğünü ele geçirdiğini gördük. Ancak sürekli havadan oynamayı tercih eden <strong>Nedim Hoca’nın öğrencileri</strong>, topu bir türlü yere indiremeyince en azından bir puanı da cebine indiremedi.</div> <div>Çünkü bu görüntü Yeşil Beyazlı takımın hoş koşup boş koşturmasından öteye gitmiyor, dolayısıyla skoru da değiştirmeye yetmiyordu.</div> <div>Hal böyle olunca da <strong>Bursaspor</strong> evindeki <strong>Ankara</strong> galibiyetinin morali ile <strong>“Şen gittiği Ege’den yaslı dönüyordu.”</strong></div>