<div>Orta ölçekli bir enerji şirketine Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (EPDK) yeni tarife yükü yıllık 10 milyon TLnin üzerinde. Üstelik bu yük enerji şirketleri üretse de var, üretmese de var. Yanlış anlamadınız, firma zararda, artık çalışamıyorum deyip enerji türbinleri hiç elektrik üretmese de alıyorlar. Halbuki düzenlemenin adı Sistem İletim Bedeli. Çalışıp üretmeyen neyi iletecek? Olsun, Deli Dumrul misali sen vereceksin diyor EPDK. Doğalgazla çalışan enerji şirketlerinin 2015 yılı zararının milyar dolarlarla ifade edildiğini biliyoruz. Birçok enerji şirketinin iflas edip kepenk kapattığı herkesçe malum. Gelelim organize sanayi bölgeleri boyutuna; aynı şekilde OSBlerde ben şu kadar elektrik alırım demiş. Örneğin OSB benim ihtiyacım 185 MW diye bildirmiş. Hesap bunun üzerinden yapılıyor. Bunu geçersen de cezalı olarak yine ödüyorsun. Konuyu yazmadan teknik olarak da enerji şirketlerinden bilgi aldım. Durum maalesef fecaat. EPDK bu kararı ile zor durumda olan ülkemizin elektrik üreticilerinin adeta ümüğünü sıkmış, sanayicimizin ise rekabet gücünü elinden almıştır. İşin teknik bilgisi hakkında ayrıntılı bilgi verirsek;TEİAŞ, İletim Sistemini kullanan üreticiler ve tüketiciler ile Sistem Kullanım Anlaşması imzalayarak, İletim Sistemini kullandırmakta ve bu kullanıma karşılık kullanıcılardan (hem üretici hem de tüketici) bir takım gider kalemleri tahsil etmektedir.Bu bedellerin birim fiyatları her yılsonunda yenilenir, bir sonraki sene için EPDK kurul kararı ile belirlenen tarife fiyatları uygulanır. Bu tarifelerde Türkiye 14 iletim bölgesine bölünmüştür ve her iletim bölgesinde üretim ve tüketim için ayrı birim tarife fiyatları belirlenmiştir. Aşağıdaki görsellerde 2015 yılı için ve 2016 yılı faturaları konulmak suretiyle EPDK tarafından belirlenmiş tarife tabloları ile oluşmuş faturalar görülmektedir. Bursa ili bu bölgeler arasında 3. Bölge olarak tanımlanmıştır. Bölgemizdeki elektrik üretim firmaları serbest tüketici olarak,lisans gücü üzerinden (184,702 MW) miktar ile tablolardaki Üretim Tarifesi üzerinden, iç ihtiyacı kadar (2 MW) Miktar ile Tüketim Tarifesi üzerinden faturalandırılmaktadır.EPDK kurul kararı EK-1 ve EK-2deki birim tarife fiyatlarına bakıldığında, 2016 yılı için Üretim Tarafı Sistem Kullanım Birim fiyatı yıllık olarak MW başına 25.420,34 TL/MW-Yıl iken 2015 yılında aynı birim fiyat yıllık bazda 11.810,56 TL/MW-Yıl idi. Üretim Tarafı Yıllık artışı yüzde 115 civarında olmuştur. Tüketim tarafında ise 2016 yılı için Sistem Kullanım Birim fiyatı 49.134,46 TL/MW-Yıl iken 2015 yılı için 36.084,27 TL/MW-Yıl idi. Tüketim Tarafı Yıllık artışı yüzde 36 civarında olmuştur. (Organize sanayi bölgeleri bu tarifeye tabidir.)Asıl fahiş artış ise Sistem İşletim Bedeli üzerinde olmuştur. Tüm İletim Bölgeleri için, üretim ve tüketim tarafına aynı uygulanan bu birim bedel 2016 yılında 10.813,65 TL/MW-Yıl olarak belirlenmiş iken, 2015 yılında sadece 599,81 TL/MW-Yıl idi. Burada yaklaşık 18 kat artış bulunmaktadır.(Yıllık belirlenen bu bedeller aylık değerlere bölünerek kullanıcılara aylık fatura edilir.) Yapılan bu fiyat düzenlemelerinin, hesaplama metotları ve rakam içerikleri bilinmemekle beraber, sözlü olarak alınan bilgilerle, 2016 yılından itibaren kaldırılan SBDK (Sıfır Bakiye Düzeltme Kalemi)nın, Sistem İşletim Tarifesine eklendiği (yaklaşık 18 kat artan kalem), İletim Sistemi kayıplarının da Sistem Kullanım Bedeline eklendiği (bağlı olduğumuz 3. Bölgede Üretim tarafında yüzde 115, tüketim tarafında yüzde 36 artan kalem) bilinmektedir.Bu durum halen zor durumda olan enerji şirketlerini, artan maliyet nedeniyle zor durumda bırakmaktadır. Buradaki diğer önemli nokta ise şudur; bu tarifelerdeki birim bedeller, Sistem Kullanım Anlaşmasında imza edilen güç miktarı çarpılarak, hesaplanmaktadır. Üretim şirketleri için sözleşmedeki güç bedeli Üretim Lisans Gücü iken, organize sanayi bölgelerinde ise iletim sistemine bağlı tüketici pozisyonundaki kullanıcılar için, demand ile orantılı belirlenmiş, anlık çekilebilecek maksimum güç miktarıdır. Bu şartlarda enerji şirketleri, tüm ay boyunca sürekli çalışsa da, hiç çalışmasa da aynı birim maliyetler kendisine faturalandırılacak. Organize sanayi bölgeleri tüm ay boyunca sürekli maksimum yükte de enerji tüketse, ya da hiç tüketmese aynı birim bedelle faturalandırılmaktadır. Bu durum ise adaletsizliktir. Bu durum arabası olan her vatandaşın oto yollardan geçse de geçmese de ücret ödemesine benzetilebilir. Madem araban var geçseydin. Öyleyse ver paralı yol ücretini demek gibi bir şey.Doğru olanı sistem kullanıldıkça bedel ödenmelidir. Bunun çözümü varmı? Elbette GÜÇ değeri yerine ENERJİ değeri kullanıldığında adaletsizliklik ortadan kalkar.EPDKnın bu ilginç kararı aynı zamanda haksız rekabet sebebidir.Elektrik satış piyasasında bir başka rekabete aykırı durum da tam bu noktada ortaya çıkıyor. Yukarıda bahsi geçen gider kalemleri, İletim Sistemi, kullanıcı üretici ve tüketiciyi direkt etkilerken, piyasada sadece elektrik ticareti yapan ve hiçbir üretim tesisi bulunmayan tedarikçilere bu bedeller uygulanmamaktadır. Yani sadece elektrik satış işi yapan bir elektrik toptan firması ile enerji şirketleri bir müşteriye satış teklifi verirken, enerji şirketleri, iletim sistemi kullanıcısı olduğu için bu maliyetleri, satış fiyatını belirlerken hesap etmek zorunda iken, karşı tarafın böyle bir sıkıntısı olmamaktadır. Yani üretim şirketi cezalandırılırken, hiçbir zahmet çekmeyen sadece tüccar pozisyonundaki firmalar ödüllendirilmektedir.Üretici firmalar bu maliyetleri içerisinde sindirmek zorunda kalırken, dağıtım şirketleri (OSB de dahil) kendilerine gelen bu maliyeti son kullanıcıya aktarabilmektedir. Bunun doğal sonucu olarak da OSB içerisindeki sanayi tüketicileri, hatta hepimizin evlerine gelen faturalarda, dağıtım şirketi, kendisine fatura edilmiş bu kalemleri, portföyündeki tüm tüketicilere eşit oranda pay etmektedir. Yani nihayetinde tüm tüketiciler fahiş oranda artış gösteren bu kalemleri ödemek durumunda kalmaktadır.Enerji şirketleri gibi elektrik üretici firmaların, bu haksız uygulama karşısında ayakta kalabilmesi için bu adaletsizliklerin kaldırılması, bu sistem maliyetlerinin tamamıyla tüketici tarafına yansıtılması gereklidir.Özetle EPDKnın yükünü başta sanayicilerimiz, elektrik üretim şirketleri buna bağlı olarak tüketiciler olmak üzere vatandaşlar olarak hepimiz hissemize düşen oranda çekiyoruz. Haydi hayırlısı </div> <div></div> <div>EKOHABER</div>