Erdoğan ile dikey otorite, kontrollü dönüşüm!

Erdoğan ile dikey otorite, kontrollü dönüşüm!

Erdoğan ile dikey otorite, kontrollü dönüşüm!

Türkiye'de sistem şu.

Lider belirliyor.

Halk getiriyor.

Lider götürüyor.

Yani.

İsim halkın önüne sadece konuyor.

Adayın bu…

Vekillikte, başkanlıkta vs.

Vatandaşın, ‘o olmazsa şu olsun’ deme şansı yok.

Artı…

Zaten adına vatandaş dediğimiz çoğul da önündeki isimlerden çok ya partisini, ya liderini oyluyor.

Prosedürü tamamlıyor.

Bu durumda karar verici noter huzurunda gücünü halkla tescil ettiriyor.

Ve partisinde de kararları kendi veriyor.

Eğer sistem partilerinde, yani oligarşiye hakim yapılarda siyaset yapacaksan realite bu.

Yersen.

Yemezsen gargara yap.

Yani toplumsal irade diye bir kavram söz konusu değil.

İki dudak arası demokrasisidir bu.

2011 yılında bir analiz yapmıştım Erdoğan'la ilgili.

Notlarım hala dosyamda…

Aynen şöyle demişim.

Putin vari olacak Başbakan.

Göreve gelmesinin ardından sert açıklamaları ve uygulamaları, ulusal aşağılık kompleksi ile mücadelesi Putin döneminin farklı bir Rusya inşa edeceğinin ipuçlarını vermişti.

Putin, kontrollü dönüşüm modeli ile bu inşayı gerçekleştirmeye başlamıştır.

“Model temel olarak Rusya’nın karşılaştığı iç ve dış sorunları öncelikle devletin bekasını ve büyük devlet geleneğini tehdit eden unsurlar olarak değerlendirmekte ve bu tehditleri bertaraf ederek Rusya’yı tekrar büyük güç statüsüne kavuşturmak için ülkenin çağdaş gereklere uygun siyasi, ekonomik ve askeri içerikli köklü bir dönüşüm/reform sürecine girmesini öngörmekteydi.”

Ve oluşturmak istediği sistem şu şekilde sıralanmıştı.

Güçlü ve etkin merkezi devlet, güçlü ekonomi, nüfus sorununun aşılması, güçlü ordu, uzlaştırıcı ve pragmatist aktif dış politika.

Putin, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı olarak yaklaşık sekiz yılda Rusya’da pek çok şeyi değiştirmiştir. Analistler de, politik akademi de aynen böyle yorumluyor.

İdari açıdan hem Sovyet dönemi, hem de Yeltsin dönemi kalıntılarını kaldırmayı, yerine de daha dinamik ve daha kontrol edilebilir bir yapı oluşturmayı amaçlamıştır ve büyük oranda da bu amacını gerçekleştirmiştir.

‘Dikey otorite’ inşası olarak adlandırılan bu çalışmalar, ‘kontrollü dönüşüm’ modeliyle uygulanmaya çalışıldı.

Ekonomik alandan, askeri ve siyasal alana kadar yapılan değişimler halkın takdirini kazanmasını sağlamıştır. Bu teveccühlerin, Rus siyasi kültüründeki lider prototipiyle doğrudan bağlantısı vardır.

Bugün Türkiye'de yaşananlara bakıyorum da...

Dikeylik ve kontrollü dönüşümde prototip ne kadar uyuyor, ne dersiniz?

İstifa sendromunu bir de böyle okumakta yarar var.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR