<div>Gün geçmiyor ki Bursaspor ile ilgili ortaya bir dedikodu atılmasın. Samimiyetsizlik, mali konularda ‘’şeffaflık’’, transferlerde ‘’şeffaflık’’, kapalı kapılar ardında ne oluyor? Tesislere gitmeyen yada gidemeyen yöneticiler, menajerler ve Bursaspor arasındaki ilişki, futbol federasyonu…</div> <div>Konular ardı ardına gelmekte ve hepsini yazmak neredeyse imkansız. Görüldüğü gibi konuların çoğu ise yönetim başlığı altında toplanıyor. Aslında bu konuların çoğu güncel yada geçmiş tarihli fakat kimse ileride ne olacağını sorgulamıyor, bu konular bize ne kaybettiriyor yada ne kazandırıyor. Ben bu yazımda müsaadeniz ile bu konulara değinmek istiyorum.</div> <div>Transfer sezonunda yaşadığımız hareketlilik ve ardından açıklanan transfer gelirleri konuya ‘’yüzeysel’’ olarak bakan taraftarların çoğunu tatmin etmiş gibi görünüyor, kısa vadede haklı olduklarını da söylemek gerekiyor.</div> <div>Peki bu işin sürdürülebilirliği?</div> <div>İşte burada herkesin başını ellerinin arasına alıp düşünmesi gerekiyor, hepimiz bu geminin içerisindeyiz ve bu gemi hareket halinde. Soru şu; Nereye gidiyoruz? Kimse işler kötü gittiği için Bursaspor’u desteklemekten vazgeçecek değil. Her sezon başında Bursaspor’umuza koyduğumuz hedefler çerçevesinde yeşerttiğimiz umutlarımız, şampiyonluktan sonra her sene daha da soluklaşmaya başladı. Bu işin temelinde sürdürülebilirlik yatmakta, hem maddi disiplini, hem de başarıyı sürdürülebilir kılmak bizim gibi kulüpler için önemli bir dönüm noktasıdır. Yapılması gereken sürdürülebilirliği zaman dilimlerine bölüp uzun vadede başarılı olmak ve çıkılan noktada kalıcı olmaktır. Bu yolda dalgalı bir grafik izlemek ise her seferinde içerisinden çıkılması güç bir senaryo oluşturmakta. </div> <div>Bunda suçlu aramak ise yapılacak en büyük yanlışlardan bir tanesidir, mazeret ve bahane üretmek Bursaspor yöneticisinin yapabileceği en büyük hataların başında gelir. Son dönemde açıklanan transfer gelirleri camianın hep görmek istediği bir tabloydu, hatta örnek olarak adı geçen ‘’Porto Modeli’’ kuşkusuz hepimizin imrendiği bir modeldir. İşte tam da bu noktada sorular gelmeye başlıyor, transferde ki bu gelirleri nasıl kalıcı kılarız? 28 yaşının üzerinde yapılan transferler ile maalesef bu gelirleri kalıcı kılamayız. Maaş yükü yüksek ve yavaş yavaş sönmeye başlayan ‘yıldız'' transferler ile elde edilen gelirlerin heba edilmesi kaçınılmaz oluyor.</div> <div>Oysa örnek aldığımız modeller bu transfer gelirlerini iş olarak baktıkları; genç yetenekleri alıp, parlatıp, satma modelini uygulamaktalar. Oysa bugün içerisinde bulunduğumuz takım kurgusunda ‘’genç yetenek’’ olarak adlandırabileceğimiz bir yada iki oyuncu bulunmakta. Ayrıca UEFA FİNANSAL FAIR PLAY’in konu hakkında ki açıklamasına bir göz atmanızı isterim ''Oyuncu, ve teknik adamlara yapılacak tüm ücret, maaş ve transfer ödemelerinin kulübün toplam gelirlerinin yüzde yetmiş beşinden daha fazla olmaması. Bu kritere uyulmadığında denk bütçe uygulaması gerçekleşemeyeceği için kulüp süreç içinde önemli mali açıklar vereceğinden mali yapı da zaman içinde giderek zayıflayacaktır.''</div> <div>Kulüp olarak futbolcu satışı haricinde elde ettiğimiz gelirler ise maalesef üzücü 31.150.000TL. olarak karşımıza çıkmakta. Bunlar Mayıs ve Eylül aylarında, TFF'den 23 milyon 770 bin lira, Spor Toto'dan 1 milyon 880 bin lira, 2 adet loca satışından 1 milyon 500 bin lira, kombine'den ise 4 milyon lira olarak, kulüp tarafından açıklanmıştır. Eylül ayı itibari ile bu gelirler son buluyor ve bunun haricinde ki tek gelirimiz ise ‘’maç başı’’ gelirleri. Elde edilen o kadar finansal gelire rağmen bu aylar neredeyse kafa kafaya geçmiş ve kasamıza yok denilecek kadar para kalmıştır.</div> <div>Yeni transferlerin bonservis ve maaş yükü ise ayrı bir konu olarak ele alınmalıdır. Bu noktada ise sürdürebilirlik büyük bir önem taşımakta, bir işletme gibi örnek verecek olursak; stokları dahil, gelecek üretimini satmış, elinde hammaddesi olmayan bir Bursaspor karşımızda. Bu tablo sadece buz dağının görünen kısmı olarak karşımıza çıkmakta, Bursaspor’u destekleyen herkes saha dışında kaybedilenleri de düşünmek zorunda. Bahsettiğim konu maalesef kaybettiklerimizin sadece ufak bir parçası...</div> <div> </div>