Hadi gelin Avrupa'da bir devlet kuralım desek!

Sizce ne der Avrupa ülkelerindeki özgürlükçüler...

Hadi gelin Avrupa'da bir devlet kuralım desek!

Mesela Türkiye'de elde silah, darbeciyle iş birliği yapan taşeronlar hep birlikte  çıkıp Fransa, Finlandiya, Hollanda, Belçika, Avusturya, Almanya'da deseler ki...

'Biz burada kendimize devlet kuracağız, kendi bayrağımızı dikeceğiz...'

Var ya o Avrupa ne yapar biliyor musunuz?

Alır o talebi, sokar hepsinin bir yerine...

'Sen haaaa, benim ülkemde devlet içinde devlet kuracaksın. Alayınız sınırdışı…'

Bu Avrupa işte aynen böyle yapar...

Ama başkasına bayılır akıl vermeye…

Oysa bir dönüp baksa aynaya...

Nasıl izah edecek teröriste sattığı silahı...

Ya da verdiği oturma iznini...

Dün gazete manşetlerini aktardım...

İnanın bugün de farklı değil...

Hatta tam değil, 2 tam sayfa özgürlük göndermeleri var...

İsim isim yazmışlar...

 Darbe ve törer bağlantıları yüzünden tutuklu ve cezaevinde bulunan gazeteciler üzerinden sürdürülüyor burada propaganda...

Yani ellerinden gelse Türkiye'deki tüm aleyhte olanlara kapılar açılacak...

İkiyüzlü Avrupa ne yapıyor biliyor musunuz?

Düşmanımın düşmanı dostum...

Türkiye'de siyaseti çok yönlü tartışırız...

Başından bu yana oligarşiye yönelik düşüncelerim açık.

Türkiye'de medyayı da tartışırız...

Ankara ofislerini ihalede takip büroları gibi kullananlar, siyaseti yönetmeye kalkanlar vs…

Peki gerçekten kim asıl siyasetçi…

Kim gerçek gazeteci...

Biz de muhalif olmak, eleştirmek tetikçiliği ötesine geçmedikçe bozuk imajla sadece başkalarının ekmeğine yağ süreriz.

Bir masada otururken…

Yukarıda yazdığımı yüksek sesle söyledim...

'Gelip kafa tutacağım sana, döşeyeyim mayını patlatayım arada bir. Eyaletlerinden birinde de kendi ülkemi kurayım. Kusura bakmayın ama ağzıma sıçarsınız. Herkesten daha fazla şoven olursunuz!'

Aslında görmemiz gereken... Avrupa'nın, ABD'nin, Rusya'nın oyunları...

Düne kadar bölgede kullanılabilir jandarmaydık.

Şimdi kontrol edemedikleri siyaseti bir şekilde sindirmeye çalışıyorlar...

Bunu AB komisyonunda. Medya açıklamalarında çok net görüyoruz...

Mesela sol partinin parlamentoda gündeme taşıdığı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Almanya'ya girişinin engellenmesi, AB görüşmelerinin askıya alınması talebi...

Buradaki bu talebin temelinde ideoloji yok mu?

Ne olursa olsun.

Ben ülkemi her zeminde savunurum.

Eğer varsa siyaseten aksayan tıksalan, bunun da hesabını toplum sandıkta demokratik bir şekilde sormalı…

Öyle kurgulu darbe girişimleriyle bugün her kim ülkeme kafa tutmaya kalkarsa yanıtını almalı.

Fakatttttttt.

Bu durumda da hem mevcut iktidar, hem muhalefetin de ortak bir tavrı, politikaları olmalı.

Zaten istedikleri böl-parçala-yönet mantığıyken buna izin vermemeliyiz...

Avrupa her daim bize ayak sürüyecek...

Zorlayacak...

Hatta çok büyük yatırımlarına baskı kuracak...

Yapmayın... Etmeyin... Çekin yatırımlarınızı diye...

Bunu da gizliden gizliye yapıyorlardır...

Ne ilginç değil mi?

Seyahat sırasında neredeyse her yeşil alanda gördüğüm rüzgar santralları...

Sistemlerini teslim ettikleri nükleer santrallarıyla kendilerini güvence altına alırken bunların Türkiye'de yapılmasına niye karşı çıktıklarını inanın çok iyi anlıyorum.

Çünkü dibine kadar bizlerin onlara bağımlılığını istiyorlar...

Tek bir yol olmalı...

Ulusal değerlerimize, eldeki üretim ve teknolojik yatırımlarımıza daha çok ağırlık vermeliyiz.

Yoksa bunlar kafa tutmaya devam edecek...

Ne zaman tam bağımsız bir Türkiye olacak, işte o zaman herkes orada duracak...

Hem haddini, hem yerini bilecek...

Tek bir şeye ihtiyacımız var...

Birlikte hareket edebilen toplumunu sınıflandırmayan, cepheleştirmeyen, kucaklayan siyasal bir istikrara...

Gerisi gelir...

Ama hırsla, egoyla, bastırılmışlıkla değil...

Akıl ve üretim gücüyle...

Sistemden beslenmeyen, ideolojilere teslim olmayan bağımsız tetikçilik yapmayan yaptırılmayan medyayla…

Ve her şeyden çok kendine inanan güvenen bir toplumla...

Avrupa yazılarımızın bugünkü durağı da Amsterdam yolu üzerindeydi…

Hava puslu, zemin yer yer kaygan...

Aynen Avrupa'nın beyni ve ruhu gibi...

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR