<div><b>Elif Didem DANACIOĞLU/EKOhaber Gazetesi</b></div> <div>İlişkilerin normale dönmesi için Türkiye ve Rusya hükümetleri, son dönemde karşılıklı sorunların giderilmesi adına büyük bir çaba sarf ediyor. Rusya ile başlatılan normalleşme süreci, ihracatçılar nezdinde de olumlu karşılandı, bununla birlikte dış ticaret alanındaki pozitif gelişmeleri de beraberinde getiriyor. İş dünyası, Rusya ile ikili ticaretimizde geçtiğimiz yıllarda yaşadığımız kayıpların telafi edilmeye başlandığını vurguladı. Bu kapsamda ilk 4 aydaki veriler, Rusya’ya ihracatımız yüzde 30 artarken, Rusya’dan ithalatımız da yüzde 15 artış yaşandığını gösterdi. Bu çerçevede iş dünyası Rusya ve Türkiye iki ülke arasındaki ticari ilişkilerde, Rusya içinde hemen yeni pazarların oluşmayacağını da belirtti. “Uzun yıllardır oluşmuş, iki-üç yıldır da kesintiye uğramış bir pazardan” söz ediyoruz diyen iş dünyası, Rusya ve Türkiye’de karşılıklı ticaret yapan kişilerin ve kurumların belli olduğunu ve bu nedenle bu karşılıklı kurumlar ve kişiler öncelikle eski ilişkilerini tazeleyeceklerini ifade etti. Rusya pazarının hızlı şekilde tekrar eski günlere döneceğini umut eden iş dünyası, iki ülkenin birbirini tamamladığını da söyledi. Yaşanan olumsuz durumdan alınan yaraların iyileştirilmesinde hükümetin çabaları ile hızlanacağı kanaati hakim. Rusya pazarının farklı bir öneme sahip olduğunu vurgulayan iş dünyası ile karşılıklı görüşmelerimde Türkiye ve Rusya arası ticareti değerlendirmelerini istedim. İşte görüşler...</div> <div><b>RIFAT AYGÜLER - ‘BURSA İHTİSAS DERİ VE KARMA OSB’ BAŞKANI </b></div> <div><b>‘Dünya iktisat ölçeğine uygun üretim yapmak şart’</b></div> <div>İmzalanan ortak bildiri ile Rusya’ya ihracatımız bu gelişme ile ivme kazanacaktır. Rusya, deri ve deri ürünleri imalatı sanayicilerimiz açısından en büyük pazarlarımızdan biri. Dolayısıyla Rusya ve Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin sürdürülmesi bizim için çok önemli. 24 Kasım 2015 yılında gerçekleşen uçak krizinin ardından en büyük pazarlarımızdan olan Rusya ile ilişkilerimizin bozulması, ihracatımızı doğrudan etkiledi ancak sonrasındaki gelişmeler ve ilişkilerin normalleşmesi ile yeniden umutlandık ve işimize ayrı bir şevkle sarıldık. Deri sanayi lüks tüketime giren ürünler meydana getirdiğinden gelişmelerden kolaylıkla etkilenen, kırılgan bir sektör. Sektörümüz aynı zamanda krizleri ilk atlatan iş kollarından biri.2015 yılında yaşanan uçak krizine kadar Rusya’ya ihracatımız tatmin edici boyuttaydı, kısa süren bir kriz döneminin ardından yeniden iyileşme süreci yaşadık. Başbakan Yardımcısı Sn. Mehmet Şimşek ve Rusya Federasyonu Başbakan Yardımcısı arasında imzalanan ortak bildiri ile Rusya’ya yaptığımız ihracatı normalleştirecek ve hatta arttıracaktır. Dolayısıyla bu bizim için sevindirici bir gelişme. Rusya bizim için çok önemli bir pazar. Sektörümüzün bu tür krizleri daha kolay atlatabilmesi için gücümüzü arttırmamız gerekiyor. Bu açıdan doğal kümelenmeden endüstriyel kümelenmeye geçiş çok önemli. Bu alanda biz ana merkez oluşturulmalı. Bursamız geçmişi yüzyıllara dayanan tecrübesi, iş gücü ve hammaddeye yakınlığı ile bu konuda çok önemli bir adaydır. Aynı zamanda dünya iktisat ölçeğine uygun üretim yapmak şart. Büyük tedarikçilerin ihtiyaçlarına cevap verebilir hale gelmeliyiz. Bu da ancak devlet teşvikleri ile gerçekleşebilir. Günümüz şartlarına uygun, dünyaya örnek kalite standartlarında üretim yaptığımızda pazar çeşitliliğimiz artacak ve daha güçlü bir sektör haline geleceğiz.</div> <div><b>MEHMET BÜYÜKEKŞİ – TİM BAŞKANI </b></div> <div><b>‘Kayıplar telafi edilmeye başlandı’</b></div> <div>İstanbul’da 22 Mayıs 2017’de gerçekleşen Karadeniz Ekonomik İşbirliği Zirvesi’nde Türkiye ve Rusya arasında ticari ilişkilerin önündeki engel ve kısıtlamaların kaldırılmasına yönelik imzalanan Mutabakat Zaptı’nı, iki ülke ticaretinin yeniden arzulanan seviyeye ulaşmasında önemli bir adım olarak değerlendiriyoruz. Hepimiz biliyoruz ki, ilişkilerin normale dönmesi için her iki ülkenin devlet başkanları ve hükümetleri, son dönemde karşılıklı sorunların giderilmesi adına büyük bir çaba sarf ediyor. Bununla birlikte, Rusya ile başlatılan bu normalleşme süreci, ihracatçılarımız nezdinde de olumlu karşılandı ve dış ticaret alanındaki pozitif gelişmeleri de beraberinde getirdi. Rusya ile ikili ticaretimizde geçtiğimiz yıllarda yaşadığımız kayıplar telafi edilmeye başlandı. Öyle ki, ilk 4 ayda, Rusya’ya ihracatımız yüzde 30 artarken, Rusya’dan ithalatımız da yüzde 15 artış yaşandı. Taraflar arasında coğrafi ve sosyo-kültürel alanlarda tesis edilen köklü ve derin işbirliği, bu iki ülkeyi ekonomik ve ticari açıdan zamanla karşılıklı bağımlılık içeren bir ilişkiye taşıdı. Rusya ile yaşanan siyasi kriz öncesindeki yıllarda, Meclisimizce üç ayda bir yapılan İhracatçı Eğilim Anketi’nde ihracatçılarımızın en çok talep gösterdiği ülkeler arasında ilk sırada Rusya yer alması, bunu doğrulayan bir bulgu. Günümüz itibarıyla ise ilk sırada ABD yer almakta birlikte, Rusya yine ihracatçılarımızın en yoğun talep gösterdiği ülkeler arasında bulunmaya devam ediyor. Bu kapsamda, Cumhurbaşkanımızın da açıkladığı üzere karşılıklı 100 milyar dolarlık ticaret hedefi, iki ülkenin mevcut potansiyeli bağlamında Rusya makamları tarafından da gerçekçi bir hedef olarak tanımlanıyor. Bu konuda, biz de Türkiye İhracatçılar Meclisi olarak Rusya ile yaşanan vize, gümrük problemleri ile bazı ihraç ürünlerinde devam eden kısıtlamaların ortadan kalkmasına yönelik girişimlerimizi sürdürüyoruz. Bu kapsamda, Ekonomi Bakanlığımız ve Meclisimiz destekleriyle “Turkey Discover the Potential” (TDP) tanıtım etkinlikleri çerçevesinde projelendirilen ve katılımcıların büyük çoğunluğunu Rus gazetecilerin oluşturduğu Uluslararası Medya Forumu’nu, 21-25 Mayıs 2017 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirdik. Yine, Mayıs ayının son haftasında zengin katılımcıların eşliğinde Türkiye-Rusya-Tataristan İş Forumu düzenledik. Yakın vadede ise, Tahran, Dubai, New York, Chicago’da açılışlarını gerçekleştirdiğimiz Türk Ticaret Merkezlerimizden (TTM) sonra Moskova’da da açmayı planladığımız Türk Ticaret Merkezi’nin ikili ticarete ivme kazandıracağını öngörüyoruz. Yine, Eylül-Ekim 2017 aylarında Rusya’ya yönelik düzenleyeceğimiz geniş kapsamlı bir ticaret heyetinin hazırlıklarına devam ediyoruz. İnanıyoruz ki, bu faaliyetlerimiz ile birlikte halihazırda artış gösteren Rusya’ya ihracatımızın önümüzdeki dönemde çok daha yüksek oranlarda artış gösterecektir.</div> <div><b>ALİ SAMİ AYDIN - TETSİAD BAŞKANI </b></div> <div><b>‘Ticari ilişkiler çok önemli’</b></div> <div>Rusya ve çevresindeki hinterland ticari büyüklüğümüzde önemli bir yer tutuyor. Bu ticari büyüklük için uzun yıllar büyük çaba harcamıştık. Ne yazık ki geçtiğimiz dönemde yaşanan bir-iki olumsuz durum nedeniyle bu ticari ilişki sekteye uğramıştı. Ancak bu sekteye uğrama durumu siyasi bir temelde olsa da halkların birbirlerini anlaması ve yine halkların birbirlerine uzun zaman bağlanması nedeniyle tamamen kesilmemişti. Şimdi, bu olumsuz durum iki tarafın yetkilileri ile Karadeniz Ekonomik İşbirliği Kuruluş Yıldönümü Zirvesi’nde imzalanan bildiri ile aşılma yoluna girildi. Bildiri, yaklaşık iki yıldır süren sıkıntıların ortadan kaldırılması için, işbirliği ve ticaretin geliştirilmesini temel alıyor ve tüm sektörlere yansıması planlanıyor. Mevcut durumda bir bildiri ile Rusya içinde hemen yeni pazarlar oluşmayacak. Doğal olarak uzun yıllardır oluşmuş ama iki-üç yıldır kesintiye uğramış bir pazardan söz ediyoruz. Rusya ve Türkiye’de karşılıklı ticaret yapan kişiler ve kurumlar belli. Bu nedenle bu karşılıklı kurumlar ve kişiler öncelikle eski ilişkilerini tazeleyecekler. Yeni bir pazar olmadığı için Rusya pazarının hızlı şekilde tekrar eski günlere döneceğini umut ediyorum. İki ülke farklı ürün ve hizmetlerde birbirlerini tamamlıyorlar. Bu nedenle hem yakınlıkları, hem tarihsel birliktelikleri-ilişkileri ve hem de önceden oluşmuş ve güvene dayalı ticari işbirlikleri yeniden ve hızlı şekilde canlanacaktır. Bu olumsuz yansıma, ülkemizin lokomotif sektörlerinin başında gelen tekstil ve ev tekstilinin yanı sıra gıda, inşaat ve özellikle turizmi çok etkiledi. Şimdi yaşanan olumsuz durumdan alınan yaraların iyileştirilmesi dönemi hükümetimizin çabaları ile hızlanacaktır. Rusya pazarı, bizim için farklı bir öneme sahip. Çünkü turizmden gıda ihracatına kadar değişik alanlarda kurulan ilişkiler aslında birbirlerine bağlanıyor. Ev tekstili alan Ruslar aynı zamanda onu tamamlayan başka alanlarda da alım yapıyorlar. Turist olarak gelenler ülkemizden hem giyim ürünlerini götürüyor hem de bir kültür fikri taşımış oluyorlar. Bu nedenle bir alandaki kesinti diğer alanları da zaman zaman etkiliyor. Rusya ve Türkiye arasındaki kriz öncesinde, örneğin 2013 yılında Rusya 7 milyar Dolara yaklaşan bir rakamla en çok ihracat yaptığımız 4. ülke konumundaydı. Geçtiğimiz yılın verilerine bakarsak Rusya en çok ihracat yaptığımız 11. ülke konumuna geriledi. Bu rakamlar biraz önce belirttiğim gibi sadece ihracat rakamları. Bir de bunun iç pazarda ve istihdamdaki yansıması var. Bu nedenlerden ötürü, Rusya ve Türkiye arasındaki ticari ilişkiler çok önemli.</div> <div><b>İBRAHİM BURKAY - BTSO YKB</b></div> <div><b>“Bursalı firmalar, Rusya’da pazarın stratejik oyuncusu olacak”</b></div> <div>Aynı coğrafyayı paylaşan, güçlü tarihi ve kültürel bağlara sahip olan Türkiye ve Rusya Federasyonu arasındaki ilişkiler köklü bir geçmişe dayanmaktadır. Tarihsel süreçte yeri geldiğinde rekabetin, yeri geldiğinde işbirliğinin öne çıktığı bu ilişkilerin itici gücünü ticari ilişkilerimiz oluşturmuştur. Rusya, bir dönem 38 milyar dolara kadar ulaşan ticaret hacmiyle ülke ekonomimizde en önemli partnerlerimiz arasında yer almaktaydı. Ancak Suriye kriziyle birlikte ticari ilişkilerimiz de sekteye uğradı.</div> <div>Ülke liderlerimiz arasındaki olumlu adımlar, gerek siyasi gerekse de ticari ilişkilerimize yeni bir ivme kazandırdı. Rusya’ya yaklaşık 300 firmayla ihracat yapan Bursa’da iş dünyamızın çatı kuruluşu olarak ekonomik ilişkilerin daha da güçlenmesi adına önemli projeleri gerçekleştiriyoruz. Küresel Fuar Acentesi projemizle üyelerimizi son 3 yılda başta Moskova olmak üzere Rusya’da 10’a yakın fuar organizasyonuna taşıdık. Ticari Safari Projemiz kapsamında da başta bebe çocuk konfeksiyonu, inşaat, tekstil ve gıda sektörlerinde olmak üzere son 1 yılda yaklaşık 200 Rus işadamını firmalarımızla Bursa’da buluşturduk. Tüm bunlarla birlikte yılın ilk 5 aylık döneminde Bursa’dan Rusya’ya gerçekleştirdiğimiz ihracat geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 73’lük artışla 55 milyon dolar seviyesine yükseldi. Ancak bu artış oranlarına rağmen ortaya çıkan rakamlar ticaret potansiyelimizin çok altında. Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde Bursa’nın Rusya’ya ihracatını 1 milyar dolar seviyesine taşımayı hedefliyoruz. Üyelerimizi Rus pazarının stratejik bir oyuncusu yapma hedefiyle birkaç ay içerisinde Moskova’da hayata geçireceğimiz Türk Ticaret Merkezi’miz de iki ülke arasındaki ticarete büyük katkı sağlayacaktır. </div> <div><b>GÜNAL BAYLAN - BUSİAD YKB </b></div> <div><b>‘Doğru sonuç alınabileceğini düşünüyoruz’</b></div> <div>Rusya ile önemli ticari ilişkiler geliştirmiş olan ve ülkedeki önemli müteahhitlik projelerinde görev alarak büyük başarıla imza atmış çok sayıda Türk şirketi olduğu ortadadır. Bursa’dan da bölgeye özellikle otomotiv, tekstil ve hazır giyim, deri ve deri mamulleri, çeşitli sanayi ürünleri, gıda ürünleri, kimyevi ürünler, makine ve aksamları gibi ürün gruplarının gönderildiğini söyleyebiliriz. Söz konusu ortak bildiri ve gerçekleştirilen karşılıklı anlaşmalar ışığında iki ülke ilişkilerinin bundan sonraki süreçte daha da gelişeceği ve eski günlerini de geride bırakma potansiyeli taşıdığı görüşündeyiz. Gerekli adımların atılması adına belli süreye ihtiyaç olabilir ancak doğru sonuç alınabileceğini düşünüyoruz. </div> <div><b>ABDULLAH BAYRAK - BOSİAD BAŞKANI </b></div> <div><b>‘Rusya önemli bir ticari ortak’</b></div> <div>Rusya, Türkiye için önemli bir ticari ortak. Kısaca göz atarsak; İki ülke arasındaki dış ticaret hacmi 2010 yılında 26,2 milyar dolar düzeyinden 2014 sonunda yüzde 17,3 artışla 31,2 milyar dolara yükseldi. Rusya, Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ilk on ülke arasında. Bu ülkeye başta tekstil olmak üzere, yaş meyve-sebze, metal eşya, motorlu kara taşıtları ürünleri ihraç ediliyor. Rusya’dan ithalatımız da oldukça fazla. Turizmde de durum farklı değil. Rusya vatandaşlarının turizmde en çok tercih ettiği ülkelerin başında Türkiye geliyor. Türkiye ile Rusya arasındaki ticaretin en önemli boyutunu enerji kalemi oluşturuyor. Müteahhitlik hizmetleri de önemli yer tutuyor. Bursa için de Rusya’ya ticaret açısından değerli. Özellikle tekstil ve gıda da önemli oranda ihracat yapılıyor. Sözün özü; Rusya Türkiye için çok önemli. Uçak krizinin ardından ilişkilerin gerilmesi bunu tüm gerçekliğiyle gözler önüne serdi. Sadece turizm ve gıdaya baktığımızda özellikle Antalya’nın ne kadar zor duruma düştüğünü gördük. Tabii ki Türkiye’de Rusya için önemli bir stratejik ve ticari ortak. İki taraf da bunu gördü ve aklı selim galip geldi. Burada ilişkilerin düzelmesinde Bursalı işadamı Sayın Cavit Çağlar’ın rolünün olmasına da bir parantez açmak istiyorum. Bu da şehrimiz açısından gurur verici. İhracatta 2023 hedeflerine ulaşmak için var gücüyle çalışan Türkiye için Rusya pazarını kaybetmemek çok önemliydi. İlişkilerin düzelmesi ve kısıtlamaların kaldırılması muhakkak çok olumlu. Birçok sektörde işadamı dostlarımız bunun sevincini yaşıyor. Rusya ile ticaret hacmimiz bu kararın ardından hızla eski günlere dönecek ve onu da geçecektir. Bir daha bu olumsuzlukların yaşanmamasını diliyorum.</div> <div><b>HALİL ATALAY - BEKSİAD BAŞKANI</b></div> <div><b>‘Son 1 senedir normale dönmüştü’</b></div> <div>Rusya bizim için önemli bir pazar. Ancak Rusya kendi içinde ekonomik bir kıskaçtan geçiyor. Ticarette kısılmalar vardı ama, son 1 senedir normale dönmüştü. Ancak Rusya’da bir ekonomik daralma var. Rusya ile ticaretimiz devam ediyor. KOBİ’lerin gelişmesi adına da Rusya önemli bir pazar. Ürünlerimizi dünyanın her bir kıtasına satıyoruz.</div> <div><b>YAVUZ UĞURDAĞ – İMOS BAŞKANI </b></div> <div><b>‘Henüz istediğimiz seviyede değil’</b></div> <div>Rusya coğrafi yakınlığı, ülkede yaşayan soydaşlarımız ve daha pek çok özelliği ile hem ülkemiz için hem de sektörümüz için önemli bir hedef Pazar. İki ülke arasında uçak krizi sonrası gerilen ilişkilerin normalleşmesi ve bunun sonucu olarak ticaretin tekrar başlaması ve arttırılmasına dönük çalışmalar bizler için önemli. Atılan bu imzaların yakın zamanda tüm sektör temsilcilerine olumlu olarak yansımasını umut ediyorum. Rusya potansiyel olarak çok büyük bir Pazar. Bu pazardan alınabilecek her pay çok önemli. Sektörümüz adına Rusya pazarı henüz istediğimiz seviyede değil.</div> <div><b>AHMET ÖZKAYAN - ERMAKSAN YK BAŞKAN VEK. VE GEN. MÜD</b></div> <div><b>‘Rusya’da kapsamlı çalışmalarımız bulunuyor’</b></div> <div>Geçtiğimiz yıl, Türkiye ve Rusya arasındaki yaşanan siyasi kriz ortamı, iş dünyası adına da olumsuz yansımalara neden olmuştu. Sonrasında karşılıklı atılan ılımlı adımlar sayesinde, yavaş yavaş toparlanan ilişkiler, 2017 yılının başından itibaren umut verici yönde seyrediyor. TİM Başkanı Sn. Mehmet Büyükekşi’nin, yılın ilk 4 ayına dair Rusya’ya ihracatın yüzde 30 arttığı yönündeki açıklaması son derece umut verici. Tahminim, Rusya ile olan ticari ilişkilerimizin katma değer bazlı geri dönüşü, yıl sonuna dek yükseliş ivmesini sürdürecektir. Özellikle, Türkiye ile Rusya arasındaki ticari ilişkilerin önündeki engel ve kısıtlamaların kaldırılması amacıyla imzalanan ortak bildirinin; kısa-orta ve uzun vadeli hedeflerimiz doğrultusunda çok ciddi katkıları olacaktır. Bu sayede, Rusya ile yürüttüğümüz ekonomik ilişkilerde, geride bırakılan yılın kaybı da mutlaka telafi edilecektir. Tabi bu noktada iş dünyası temsilcilerine de önemli görevler düştüğünü hatırlatmakta fayda görüyorum. Bu anlamda Ermaksan olarak süreci ele alırsak; Rusya pazarı önem verdiğimiz pazarların başında geliyor. Uzun yıllardır da Rusya’da kapsamlı çalışmalarımız bulunuyor. Bölgeye her yıl ciddi bir ihracatımız söz konusu. Bu çalışmalarımızı da daha çok bayilerimiz üzerinden yürütmekteyiz. 2017 yılıyla birlikte, bölgedeki müşteri çeşitliliğimizi artırma yönünde yapmış olduğumuz çalışmalardan da önemli geri dönüşler almayı başardık. Gelinen noktada, küresel ölçekte büyüme ve markalaşma çalışmalarımız doğrultusunda, Rusya pazarındaki etkinliğimizi daha da artırarak, ülkemize ve sektöre katma değer sağlamaya devam etmeyi hedefliyoruz.</div> <div><b>SAMİ EROL-AKTAŞ HOLDİNG YKÜ VE İCRA KUR. BŞK.</b></div> <div><b>‘Rusya pazarından da beklentilerimiz yüksek…’</b></div> <div>Türkiye ile Rusya arasında geçmişten beri devam eden sağlam ticari ilişkiler mevcut. Bu nedenle, Rusya ile yaşanan siyasi kriz ortamından sonra, karşılıklı iyi niyet ve sağduyu çerçevesinde, barışçıl yollarla anlaşma yoluna gidilmesinden memnuniyet duyuyoruz. Kuşkusuz, Türkiye’nin en önemli ekonomi ve ihracat partnerlerinden biri olan Rusya ile son dönemdeki ilişkilerin geliştirilme süreci gelecek adına ümit verici. İmzalanan bu bildiri sayesinde iki ülkede karşılıklı yatırımların hızlanacağını ve iş ilişkilerinin daha geliştirileceğini düşünüyorum. Rusya bizim için gerçekten çok önemli bir pazar konumunda yer alıyor. Ülkelerarası ilişkilerin normalleşmesinin ardından, yılın ilk 4 ayında ortaya çıkan ekonomik veriler de zaten, bu pazarın ülkemize sağladığı katma değer açısından ne kadar önem taşıdığını gözler önüne seriyor. Bu yüzden Rusya ile ilişkilerin tekrardan rayına girmesinin yakın gelecekte çok daha önemli kazanımlar sağlayacağını düşünüyoruz. Tabi gelinen noktada iş dünyası temsilcileri olarak, daha fazla çalışmamız ve ülkemizin küresel pazarlarda daha efektif bir şekilde yer alması adına bizler de önemli sorumluluklar düşüyor. Bu anlamda, Aktaş Holding olarak her koşulda barış, istikrar ve anlaşma kültüründen yana olduğumuzu ifade etmek isteriz. Hâlihazırda Aktaş Holding olarak, dünyanın pek çok bölgesinde olduğu gibi Rusya pazarında da önemli çalışmalar yürütmekteyiz. Nitekim sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz doğrultusunda, Rusya pazarından da beklentilerimiz yüksek…</div> <div><b>SAİD AKGÜN – AKGÜN GROUP YKB</b></div> <div><b>‘İki ülkenin de bir birine ihtiyacı var’</b></div> <div>Son dönemde ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin tekrar rayına girmesi, petrol fiyatlarındaki toparlanma ve Rus ekonomisinin yeniden büyümesi ile birlikte ticari ilişkilerimizdeki olumsuz trend tersine dönmeye başladı. Rusya ile ikili ticaretimizde geçtiğimiz yıllarda yaşadığımız kayıplar telafi edilmeye başlandı. İlk 4 ayda, Rusya’ya ihracatımız yüzde 30 artarken, Rusya’dan ithalatımız da yüzde 15 artış kaydetti. Bu rakamların daha da artacağından eminim. Türkiye ve Rusya arasında ortak yatırım fonu kurulmasına ilişkin ortak bildiri imzalandı. Ortak yatırım fonunda, Rusya Yatırım Fonu ile beraber Türkiye Varlık ve Yatırım Fonu’nun bir araya gelmesi ve ilk etapta 500’er milyon dolarlık rakam ortaya konularak 1 milyar dolarlık bir sermaye öngörülmekte. Bu sermaye gerektiğinde artırılabilecek. Fon sayesinde iki ülke işadamlarının ortak projeleri için fırsat olacak. Bu sayede iki ülkede karşılıklı yatırımlar yapılacak, bu da ülkelerin iş ilişkilerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak.</div> <div><b>ANIL YÜCETÜRK - MAYSAN MANDO GEN. MÜD.</b></div> <div><b>‘Rusya pazarının gücünden faydalanmayı hedefliyoruz’</b></div> <div>Türkiye ile Rusya arasında çok uzun yıllara dayanan bir ticari ittifak söz konusu. Yakın geçmişte iki ülke arasında konjonktürel kaynaklı birtakım gerilimli süreçler yaşansa da son dönemde her iki taraf adına da sergilenen yapıcı ve çözüm odaklı yaklaşımlar sayesinde, mevcut ilişkiler kaldığı yerden gelişim ivmesini sürdürmektedir. İş dünyası temsilcileri olarak, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı 25. Kuruluş Yıldönümü Zirvesi’nde Türkiye ile Rusya Federasyonu arasında ticari ilişkilerin önündeki engel ve kısıtlamaların kaldırılmasına yönelik imzalanan ortak bildiriyi memnuniyetle karşılıyoruz. Kuşkusuz imzalanan bu bildiri, her iki taraf açısından da pozitif kazanımlar sağlayacaktır. Pazarın gelişimine önemli katkıları olacağına inandığımız bu bildiri sayesinde, ülkemizin en önemli ihracat noktalarının başında gelen Rusya’ya yönelik, yıl sonuna dek öngörülen ticari hedeflere ciddi anlamda artıları olacaktır. Ülkemizdeki otomotiv yan sanayi ve bütünsel olarak otomotiv sektörünün gelişimi noktasında, Rusya’nın ülkemize önemli katkıları olacaktır. Öte yandan Maysan Mando olarak, küresel ölçekteki büyüme hedeflerimiz doğrultusunda, sektörün önemli pazarlarından biri olan Rusya’yı da ‘hedef pazar’ olarak belirlemiş durumdayız. Bu anlamda bölgedeki ticari etkinliğimizin daha da güçlendirilmesi adına geniş çaplı çalışmalar yürütüyoruz. Gerek pazar analizleri, gerekse de bölgedeki en büyük ticari organizasyonlarda / fuarlarda etkin şekilde yer alarak, Rusya pazarının gücünden faydalanmayı hedefliyoruz.</div> <div><b>HİDAMET ASA - MARMARABİRLİK YKB</b></div> <div><b>‘Yeni bir anlaşma imzaladık’</b></div> <div>Ülkemiz ile Rusya arasında yaşanan olumsuz süreçte her iki ülke ekonomisi de zarar görmüştür. 2016 yılında ticaret hacmimiz yüzde 30 gerileyerek 16,89 milyar dolar seviyelerine gelmiştir. Bu ticaret hacminin içinde Rusya’nın ülkemizden yaptığı ithalat rakamlarına baktığımızda, ülkemizden yapılan ithalatın önceki yıla göre yüzde 51,7 gerileyerek 1,73 milyar dolar seviyelerine geldiğini görmekteyiz. Son günlerde atılan karşılıklı güzel adımlar ülkemiz ve Rusya adına sevindirici olup, bu gelişmeler birliğimiz ve ülkemiz ihracatını olumlu yönde etkileyecektir. Ayrıca ülkemizde yapılan ihracata sağlanan desteklerin günden güne artması da ihracat rakamlarını yukarılara taşıyacaktır. İki ülke arasındaki ilişkilerin hız kazanmaya başladığı son dönemde, Rusya ile ticari ilişkilerimizin artması sonucu ürünlerimizi bu pazarda satılabilme fırsatı ortaya çıkmıştır. Bu süreçte Marmarabirlik olarak biz de Rusya pazarında yer alabilmek adına yeni bir anlaşma imzaladık. Birliğimizce üretilen, Marmarabirlik ürün gamında bulunan ürünlerimizin Rus market raflarında yerini alması için Rus iş ortağımızla birlikte bu büyük pazardaki fırsatları incelemeye başlamış olup, gerekli çalışmalara son hızıyla devam etmekteyiz.</div>