<div>Nasıl ki insanlar bir hafızaya sahip, toplumlar da öyle ! Zayıf veya güçlü bir şekilde hafıza sahibiler. Çabuk unutabiliyorlar veya hayat boyu akıllarından çıkarmıyorlar bazı şeyleri. Nitekim insanlar gibi toplumlarında bilinçaltı var. Bu bütün bir toplumun ortak bilinçaltı da denebilir. Özgüveni yüksek olmayan toplumlarda ataerkil beklentiler daha ön plandadır. Hep bir koruyucu ararlar ve bu koruyucular genelde güçlüdür, babadır, erkektir !Neden mi bunları anlatıyorum? Toplumun hafızası ve bilinçaltı öyle yer eder ki, sonraki nesillere artık dilimize pelesenk olmuş bazı kavramların bile ayrımcılık içerdiğini göremeyiz.TÜSİAD; Türk Sanayicileri ve İş Adamları Derneği.TÜGİAD; Türkiye Genç İş Adamları Derneği.BUSİAD; Bursa Sanayicileri ve İş Adamları Derneği.TÜMSİAD; Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği.MÜSİAD; Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği.Bu şekilde yüzlerce dernek var ve hepsinde işin adamlar tarafından yapılacağı vurgulanıyor. Dedim ya bilinçli olarak yapılan bir şey değil ama bir çoğumuzun da bunu sorguladığı yok. Tam bu noktada bazı aklı evveller sanki ben bilmiyormuşum gibi 'ama adam kelimesinin etimolojik yapısının adem ve insan kelimesine dayanıyor' diyebilir ancak sakat, özürlü yerine 'engelli' kelimesini kullanma hassasiyetini neden burada da gösteremiyoruz, ben bunun üzerine yoğunlaşıyorum yoksa kelime kökenine değil.Neden mi ? Çünkü ülkenin hafızası ve bilinçaltı ona izin vermiyor. İşlerin hele de sanayicilik ve girişimcilik gereken işlerin erkekler ve güçlüler (güç sadece kas gücü olarak anlaşılırsa tabi) tarafından yapılacağına inanıyor. Farkında olmadan kadınlar, anneler, kızlarımız, kız kardeşlerimiz aleyhine ayrımcılık yapılıyor veya yapılmak zorunda kalınıyor. İşin ilginci bu derneklerde yer alan ve bunun farkında olan kadınların bir çoğu da bundan gocunmuyor veya olayın farkında olamıyor.Vesselam, iş adamı yerine girişimci kelimesini kullanmak zor geliyor toplumun bilinçaltına. Daha önce de dedik tabularımız var, ülke olarak tabularla yoğrulmuşuz ve bir çoğuna farkında bile olmadan tapıyoruz. Ama sorguladığın her tabu yıkılıyor, ne yaparsan yap inandırıcılığını yitiriyor.Eh kim bilir ? Belki bir gün gelir SİAD lar (Sanayici ve İş Adamları Dernekleri), SAGİD lere (Sanayici ve Girişimci Derneklerine) dönüşür ve bilinçaltındaki bir tabu daha sorgulanıp, unutulmuşlar diyarına gönderilir.Kim bilir ?Bu vesile ile Tahsin ARDIÇ nezdinde tüm EKOHABER ailesinin 22'nci yıldönümünü tebrik ediyor, başarılarının ve yayın hayatının daim olmasını diliyorum.</div>