Sıra dışı koronun, düşündüren gerçeği…

Nilüfer Kadın Korosu, gururumuz olmaya devam ediyor....

Sıra dışı koronun, düşündüren gerçeği…

Sosyal Sorumluluk Projesine dönüştürdükleri sıra dışı konserleriyle, Türk müziği ve geleneğinin ülkeler arasındaki tanıtımında, aranan ismi oldular...

Öyle ki...

Yarattıkları konseple, dünya'da eşleri ve benzerleri yok...

Onları farklı kılan, birçok özellikleri var...

Bunlardan biri, koroya katılan koroistlerin, en gencinin kırk beş, en yaşlısının da seksen üç yaşında olması...

Yaşamları boyunca, hiç bir müzik eğitimi almamış olmaları...

Verdikleri konserlerinin tüm giderlerini, emekli maaşlarından artırdıkları para, dostlarından aldıkları borç ve bankadan çektikleri kredilerle karşılamaları da, bir diğer özellikleri...

Sahne performanslarıyla, gençleri  kıskandırıyor...

Halk oyunlarıyla süsledikleri konserlerinde, seslendirdikleri parçaya göre giydikleri renkli tuvaletlerle, sahnede görsel şov da yapıyorlar…

Ayrıca...

Reportuvarlarıda, yok yok...

Bursa Gezeği'de canlandırıyorlar, Sıra Gecesi'de ...

Kına Gecesi'de yapıyorlar, Roman Havası'da oynuyorlar...

Halay da çekiyorlar, horon da tepiyorlar...

Dünya Dillerinden Müzikleri dahi eslendiriyorlar...

Konserlerini, Şehit ve Gazi Ailelerine destek olmak, öğrencilere burs dağıtmak, Kızılay'a katkı sağlamak, kız öğrencilere yurt yaptırmak, şiddete uğrayan kadınlara maddi yardımda bulunmak, hasta çocukların tedavi giderlerinin karşılanması için veriyorlar…

Elde edilen geliri de, kuruşuna dokunmadan onlara teslim ediyorlar…

Onlar, sadece konserlerle yetinmiyorlar…

Kurdukları Gönül Köprüsüyle, Bursa'dan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki köy okullarına, giyecek, kırtasiye ve oyuncak yardımı yapıyorlar...

Sevindirdikleri çocuklar için seslendirdikleri, "Orda, bir köy var uzakta...O Köy bizim köyümüzdür...Gideceğiz. Göreceğiz. Elele yardım edeceğiz..." dizelerle gönüllerinde taht kuruyorlar...

ARTIK SINIR TANIMIYORLAR…

Evet, Nilüfer Kadın Korosu artık sınır tanımıyor….

Konser vermeleri için dünyanın birçok ülkesinden, davetler alıyorlar…

Bunların, tümüne de gidiyorlar…

Sırada, Viyana var…

Dünya Kadınlar Günü'nün kutlanacağı önümüzdeki 8 Mart tarihinde, Viyana'da, sahne alacaklar…

Konserlerinde, sadece parçaları seslendirmeyip, kına gecesini canlandıracaklar, yabancı izleyicilere, kına da yakacaklar…

Program sonunda davetlilere,  evlerinde yapıp, uçakla yanlarında getirdikleri, Türklerin damak tadı yemeklerden ikram edecekler…

Nilüfer Kadın Korosu'nun, alkışlanacak başarısında, Şef Dr. Aysel Gürel'in katkısı çok fazla…

Onlar bize...

Sadece öğrenmenin değil, yaratıcı olmanın da yaşının olmadığını çok güzel kanıtladılar…

Dünya ülkeleri tarafından da, bu nedenle ilgi görüyorlar...

Keşke, onların bu başarısını, bizdeki görmesi gerekenler ve sponsor olması beklenen kuruluşlarda görse…

Fazla değil, biraz destek olsalar, abartmıyorum….

Koronun adı değişir….

“Nilüfer Dünya Kadın Korusu” olur…

Bu konuda, maalesef yol alamıyorlar…

“Görmesi" ve “olması” gerekenlere bir türlü ulaşamıyorlar…

Bu yüzden, çok üzülüyorlar…

Açıkçası…

Bunu da, hak etmiyorlar…

 

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR