Türk’ün ucu TOBB’a dayanır mı?

Türk Tabipler Birliği’nin (TTB) Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nın Afrin’e yönelik başlattığı Zeytin Dalı Harekatına ilişkin yaptığı açıklama ortalığı karıştırdı.

Türk’ün ucu TOBB’a dayanır mı?

Bütün taşlar yerinden oynayacak sanırım.

Ne demek istediğimi anlatacağım;

Ancak önce açıklamaya değinmek istiyorum;

Açıklamada özetle ‘Savaş, doğada ve insanda tahribat yapan, toplumsal yaşamı tehdit eden, insan eliyle yaratılan bir halk sağlığı sorunudur. Her çatışma, her savaş; fiziksel, ruhsal, sosyal ve çevresel sağlık açısından onarılmaz sorunlara yol açarak büyük bir insani dramı da beraberinde getirir.’ deniyor.

Normal koşullarda baktığınız zaman açıklamada pek sorun gözükmüyor.

Fakat açıklamanın TSK’nın, ülkemizin bekası için kalleş terör örgütlerine yönelik başlattığı operasyon sırasında yapılmış olması bana göre manidardır.

Bakın bir kere savaş kelimesi bu harekatla, bu operasyonla bağdaşmıyor.

Çünkü, hepimiz biliriz ki savaş, ülkeler arasında yaşanır. Türkiye’nin karşısında devlet mi var?

Hayır.

 Ancak bazı devletlerin ne yazık ki kirli elleri mevcut…

Terör örgütlerine yönelik yapılan operasyonu, harekatı, mücadeleyi siz savaş olarak değerlendirirseniz terör örgütlerini yüceltip onun resmi muhatap gibi görülmesine vesile olursunuz.

Yalnız zamanlama değil üslup da manidar.

Bu suçtur, değildir; onu ülkemin mahkemeleri değerlendirir.

Ama kamuoyundaki algı budur.

Gel gelelim açıklamadan sonraki gelişmelere;

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu açıklamadan sonra esti, gürledi.

Hemen Türk Tabipler Birliği ya da Türkiye Barolar Birliğinin başındaki Türk, ya da Türkiye ibaresinin kaldırılması talimatını verdi.

Açıklamayı beğenmemiş olabilirsiniz. Hatta art niyetli de değerlendirebilirsiniz…

Ancak bunun karşılığı derhal fatura kesmek olmamalı. Koskoca kurumu yok saymak olmamalı.

Bu tip STK’ların başındaki Türk ya da Türkiye ibaresinin böyle keyfe keder bir kararla kaldırılması gerçekten tarihi bir hata olur.

Her zaman kurumlar kalıcı kişiler gidicidir demez miyiz?

Bu karar pire için yorgan yakmaya benzer. Kişilere kızıp koskoca bir kuruma haksızlık yapılmasını doğru bulmadım.

Ayrıca Türk ya da Türkiye ibaresi öyle herkesin kafasına göre koyabileceği isimde değildir. Ancak Bakanlar Kurulu kararıyla bu mümkün olabiliyor. Dolayısıyla böyle ucuz harcanmamalı diye düşünüyorum.

Şimdi asıl soru şu?

Eğer, Türk ya da Türkiye ibaresinin kaldırılması yönünde bir karar alınırsa bu karar sadece Türk Tabipler Birliği (TTB) ya da Türkiye Barolar Birliğiyle (TBB) sınırlı mı olacak, yoksa Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)’u da kapsayacak mı?

Ya da Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)’u veya Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB)’u, veya Türkiye Noterler Birliğini ya da Türk Metal Sendikası veyahut Türk İş’i yoksa Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD)’ı ya da TÜGİAD’ı… isimleri daha da çoğaltılabilir; bunları da kapsayacak mı?

Bekleyip göreceğiz.

Eğer bu durum sadece bazı kurumlara uygulanırsa anayasaya aykırı olur.

Yok; tamamına uygulanırsa da bu kez Türk kelimesinden rahatsız olanların ekmeğine yağ sürülmüş olur.

Bence atılan taş ürkütülen kurbağaya değmez.

Yol yakınken orta yol bulunmalı.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR