Vali Bey’e çağrımdır, bu koroyu mutlaka izleyin!

Pazartesi akşamı, Nilüfer’de Uğur Mumcu Kültür Merkezi’nde Şef Dr. Aysel Gürel yönetimindeki 105 kadının renkli kostümler içindeki konserini izlerken, bu tür elimizdeki değerlerin kıymetini bilememenin hüznünü yaşadım.

Vali Bey’e çağrımdır, bu koroyu mutlaka izleyin!

Öyle ya, bu kentin siyaseti, sanayisi, ticareti etkili olduğu kadar bir kültürel, sanatsal ağırlığı da var. Var ama diğer ögeler daha baskın olduğu için öne çıkıp, değerini bulamıyor. Bulduğu yer ise genellikle sosyo-ekonomik gücün yüksek olduğu ve yerel yönetimin desteğinde gelişen Nilüfer İlçesi.

Yeni değil, öteden beri Bursa’da neredeyse sanatsal faaliyetler küçüklü, büyüklü burada yoğunlukla gerçekleşiyor. Nilüfer Belediyesi’nin “Kültürün Başkenti” sloganı da buradan geliyor.

                               ****                        ****                        ****

Yaklaşık 2 hafta önce de ünlü bestekar ve duayen sanatçı “Kutlu Payaslı’yı 62. Sanat Yılında Saygı Konseri”nde idim. Merinos AKKM’deki konser Bursalı sanatseverleri buluşturan bir mekan oldu. Kutlu Payaslı meğer 2 yıldır Bursa’da yaşıyormuş. Yeni kalp ameliyatı geçirmiş, 81 yaşında ama sahnede adeta sekiyor ve mikrofonsuz salonu inletiyordu.

Hafıza desen, dün gibi…2010’da Bursa Klasik Türk Müziği Korosu’nu, 2012’de de Zeki Mü ren Türk Müziği Korosu’nu kurmuş. 2 yıl koroyu çalıştırmış, ardından yerini öğrencilerine bırakmış. Koro ve dernek, Kuter Organizasyonu işbirliğinde 62. sanat yılı için böyle bir onur gecesi düzenlemiş. Dostum, meslektaşım Sebile Efe’nin ısrarı ile gittim. İyi ki gitmişim. Derler ya, kulaklarımın pası silindi diye. Gecede, konservatuardan şimdi öğretim görevlisi ve değişik korservatuarların müdürü olan olan birçok öğrencisi gelip sahne aldı. Eserlerini seslendirdi, ben de konser bitiminde gittim, kendisiyle bir fotoğraf çektirdim. O kadar siyasilerle fotoğrafım olmasına rağmen beni bu poz gerçekten heyecanlandırdı.

O gece izleyiciler içinde bulunan Dr. Aysel Gürel‘le karşılaştım ve beni “105 kadının 105. konseri için Nilüfer Kadın Korosu” gösterisine davet etti. Bu koronun çok önemli bir özelliği var. Türkiye’de alanında hala ilk ve tek. 2005 yılında Aysel Gürel’in öncülüğünde kurulan gönüllü kadın korosu. Yaş ortalamasında çıta bir hayli yüksek. Ama karşınızdakilerde öyle bir heyecan, öyle bir heves, öyle bir ses ve ahenk var ki, değme profesyonel korolara ve sanatçılar taş çıkartır. Koro tamamen gönüllük esasına dayanıyor. Tüm masraflar kendilerine ait. Buna rağmen elde edilen gelir zihinsel, bedensel engelliler, şiddet görmüş kadınlar ve yardıma muhtaç derneklere aktarılıyor. Geçen yıl 80 bin TL’lik gelir elde edilmiş.

                           *****                             *****                           *****

Koronun içinde Sebile’nin ablası Mestane Efe olduğu için yakinen biliyorum. Ekipte müthiş bir bağımlılık, disiplin ve sevda var. Türk halk, pop, hafif müzik sanat müziği, Roman müziği, Balkan müziği seslendirildiği gibi kostümler de o  müziğe uygun seçiliyor. Bizim 105 kadının 105. konserinde ilk bölüm Yeşilçam filmlerinin unutulmaz efsane şarkıları idi. İkinci bölüm ise dünya müzikleri altında dünya kadınlarının kostümleri ile sahnelenen adeta “bir barış” senfonisiydi.

                                   ****                     ****                      ****

Şef Dr. Aysel Gürel Hoca’yı yakından tanımam. Ama çabasını ve azmini bildiğim için takdir ettiğim nadir kadın sanatçılardandır. Çaba ve azim öyle boyutta ki, 105 kadını -ki içlerinde hayatın her türlü acısını yemiş, yalnızlığı yaşamış olanları da var- bir araya getirip onları bir el, kol hareketiyle idare etmek ve aralarında bağ kurmak hiç de kolay değil. Koro zamanla o hale geldi ki, neredeyse bir şifa kaynağı, bir çok kadın için de terapi merkezi oldu.

Şef. Dr. Aysel Gürel tamamen kendini bu koroya adamış. Sadece kendini mi, ailesini de. Konserde takdim yapılınca bir kere daha bu kadına karşı hayranlığım arttı. Çünkü eşi de kendisi gibi gönüllü ud sanatçısı, oğlu Gazi Üniversitesi’nde öğretim görevlisi ve konserlerde gönüllü olarak gelip keman çalıyor, Gelini de Türkçe öğretmeni, o da gönüllü tef çalıyor. Kızı da Batman’da İngilizce öğretmeni, o da konserleri kaçırmıyor,  kimi zaman sesiyle, kimi zaman yurt dışında yabancı diliyle rehberlikte katkı sağlıyor.

Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in katkılarıyla adını duyuran koroya amatör grup gözüyle bakmak son derece yanlış olur. Çünkü kuruluş amacındaki işlevin ötesine geçmiş, hakikaten amatör ruhla, profesyonel bir grup ortaya çıkmış durumda. Bursa’dan ülkenin birçok yerinden davetler aldıkları gibi yurt dışında da ülkemizi başarıyla temsil ediyorlar. Şimdi önümüzdeki 4 ay içinde bir İtalya, bir de Hollanda turneleri var. Ve tamamen kendi imkanları ile bu gösterileri gerçekleştirecekler. Kültür Bakanlığı’nın bu korodan haberi bile yok. Oysaki bu tür değerlerin kıymetini bilmemiz lazım. Çünkü müzik evrensel ve gittikleri yerlere kültürümüzü de götürüyorlar. Kültür Bakanlığı’nın bu koroyu artık görmesinin vakti geldi. Bu konuda Vali İzzettin Küçük devreye girerse, olur diye düşünüyorum. Kendisi bir kere bu koroyu izlese eminim o da aynı düşüncelere sahip olacaktır…

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR