Ver mehteri Avrupa!

Ver mehteri Avrupa!

Ver mehteri Avrupa!

Askeri vesayet ya da sivil demokrasi...

Dün birindeydik, bugün yenisinde.

Ama nedense bir türlü Avrupa, yeni Türkiye kültürünü kabul etmiyor?

Neden sizce?

Tamam.

Kendi modelimizi, yerli düşlerimizi savunalım ama ne dünya, ne Avrupa normlarından kopmayalım.

Önce ne yapacağız.

Bir de siyaset ve diplomasi dili kafa tutmayla olmuyor.

Çünkü o dilde duyular yok.

Sadece çıkarlar ortak menfaatler var.

Yani ister AB referandumu, ister sınırları açıp mülteci resti çekelim.

Ne böyle Avrupalı olunuyor.

Ne Avrupa'ya giriliyor.

İnsan hakları ve demokrasi konusunda AB'nin bizi yeniden denetim altına almasını biz inandırıcı siyaset ve demokratik adımlarla çözmeliyiz.

Ama bunu da Avrupa istiyor diye değil…

İçimize sindirerek kendi ülkemizde kararlı adımlarla atmalıyız.

Bakın asıl sorun Avrupa'dan bakınca Türk siyasetinde ki güvensizlik, istikrarsızlık.

Her ne kadar tüm dünya da bilse Avrupa'nın terörü, örgütlerini dibine kadar desteklediğini bizim tek başına bağırıp çağırmamız da sonucu getirmiyor.

Avrupa'nın Türkiye'ye, Türkiye'nin Avrupa'ya ihtiyacı var.

Kaldırın kafayı AB ihracat rakamlarına bakın.

Bugün Rusya ile bir kriz daha yaşasak, üstüne AB ile papaz olsak kim kurtaracak ekonomik sistemi, yeşil sermayemi?

Yarın AB Türkiye ile müzakereleri askıya alırsa bizim nasıl bir eylem planı yapacağımız önemli.

Burada ne sokağa çıkmak, ne söylenmek kafi olmaz.

Hep söylediğim ciddi tutarlı bir dış politika ve o dili kullanabilen, sıkı müzakereci bürokrasiye ihtiyacımız var.

İstediğiniz kadar verin mehteri.

Havanda su döveriz sadece.

Tavana ulaşmak içinde hamlelerimiz önemli.

Evet...

Avrupa dibine kadar terör örgütleriyle iç içe…

Çünkü çoğunu kullanıyor, diğer ülkelerin taşeronları gibi…

Evet...

Avrupa dibine kadar ekonomik sendrom yaşıyor.

Domino taşı gibi dokunduğunda pat pat dökülecek...

O kadar sık gidip geliyorum ki... Daha yeni döndüm 3 ayrı ülkenin ziyaretinden.

Hem buradan bakabiliyorum, hem oradan...

Bizim öncelikli yapmamız gereken şu...

Liyakatlı güven veren siyaset...

Uygulanan ekonomik politikaların istikrarlı devamlılığı.

Senin-benim için değil, herkes için sivil ve tam demokrasi.

Ve dil.

Ben ulusal ve tam bağımsız Türkiye değerlerine...

Egemenliğin kayıtsız şartsız sadece millette olduğuna yürekten inanlardanım.

Dünya normlarının ilerici, sürükleyici değerlerinin entegrasyonuyla da ülkemin daha iyiye gitmesinden yanayım.

Sorunların çözümü de burada 'ver mehteri Avrupa' demeden akılcı hamleler.

Ne aklı kiraya verelim, ne akıllarla oynamadan tabi ki…

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR