<div>Toplumumuzda yeni hükümetin kurulumundan sonra ciddi oranda yapısal reform beklentisi hakim diyebiliriz. Bu bir açıdan politika yapıcılar yönünden olumlu bir durum. Ancak uygulanacak reform başlığının bazı toplum kesimlerinin iş yapma alışkanlıklarının da, maliyetlerinde, kalite ve verimlilik konularında uyum sorunları ortaya çıkardığında ise reform beklentilerinin farklı tepkilere dönüştüğü durumların oluşması da muhtemeldir.Gelişmiş toplumların ciddi bedeller ödeyerek, toplumsal ilerleme sağladıkları ve bugünkü refah seviyelerine ulaştıklarını unutmamalıyız.Aslında reform kelimelerinin içini boşaltmadan gerçekte bir süreç olduğunu ve bir kanun değişikliği ile bir günde herşeyin mükemmel hale dönüşemeyeceğini de bilmemiz gerekir. Özellikle genç nüfus varlığımızı nitelikli insan kaynağı haline getirme ve toplum yararına bir değer oluşturma kapasitesine ulaştırabilme reform süreçlerinin temel amacıdır.Reformlar Evrensel OlmalıÜlkemizi özellikle son 25 yıldır geçirdiği küresel ve yerel ölçekte siyasi, ekonomik ve sosyal değişimler ile toplumun bu süreçlerde yaşadığı olumsuzluklar reformların temelde evrensel özellikler taşıması ve toplumsal mutabakatla yapılmasının önemini de ortaya koymaktadır.Reform başlığı ile ortaya konulan birçok düzenlemenin geçmişte toplumun ilgi göstermemesi nedeniyle hiçbir sonuç alınamadığının örneklerini görmüştük. Toplum yapılacak uygulamaların kapsayıcı olmasını son derece önemsediğini, bunun toplumsal barışın anahtarı olduğunu da gösteriyor. 64. Hükümet programında ciddi reform başlıkları yer alıyor. Ve bu sürecin oluşturulacak Reform Görev Gücü ile izleneceği belirtiliyor. Eğer gerçekleştirilme iradesi gösterilebilir ise reformlara büyük bir toplumsal destek oluşacağı söylenebilir. Şöyle ki reform başlıklarını siyasi ve ekonomik olarak ayırdığımızda toplumsal beklentinin öncelikle Yeni Anayasa, Kamu Yönetimi, yargı ve eğitim başlıklarında oluştuğu, bu reformların ardından ise ekonomik ve sosyal dönüşümlerin gündeme getirilmesinin beklendiğini ifade edebiliriz.Ayrıca somut olarak bazı yasal düzenlemelerin yapılacak reform çalışmalarında düzeltilmesi ya da kaldırılması yönünde beklentiler de var. (Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu, Seçim Barajı vb.)Toplumsal Mutabakat AranmalıReform çalışmalarında mümkün olduğunca sivil toplum, akademik dünya ve muhalefetin fikirlerinin mutlaka alınması hükümetin kapsayıcı bir anlayışla konulara yaklaştığı algısını yerleştirecektir. Bu yaklaşım reform yasalarına karşı çıkanlar nezdinde dahi bir yumuşama ortamı ve uzlaşma kültürü ortaya çıkaracaktır. Buna ülkenin çok ihtiyacı olduğu ve bunu sağlamanın başta iktidar olmak üzere ancak tüm kesimlerin samimi yaklaşımları ile mümkün olabileceğini belirtmek gerekir. Yani reformlar oluşurken toplumsal uzlaşma ortamı ve ekosistemin adım adım kendini gösterdiğine de şahit olacağız.Tecrübeler göstermiştir ki iktidarın ilk 3-6 ay içinde yapılmayan bazı kritik ekonomi içerikli reformların sonraki zaman dilimlerinde gerçekleştirilmesinin zorlaştığıdır. Yine demokratikleşme ve yeni anayasa başlıklarında atılacak adımlarda mümkün olduğu kadar topluma reformun ayrıntılarının iyi anlatılması ve azami mutabakatın oluşturulması amaçlanmalıdır.Tüm toplum kesimlerinin artık seçim ortamından çıkıp ülkemizin ve insanımızın gerçekten hak ettiği ve çok geç kaldığımız önemli yapısal reformların gerçekleştirilmesine destek vermeleri ve kazananın kişi veya siyasi oluşumlar değil, Türkiye olacağını bilmemiz gerekir. Yapısal reformları konuşmaya devam edeceğiz.</div> <div>EKOHABER</div>