<div></div> <div>2008 yılında küresel finans krizi derinleştiğinde, başlangıçta euro sahası bundan çok fazla etkilenmemişti. Ancak 2010da durum değişti. Çünkü son başvuru mercii olarak <b>Merkez Bankası</b> etkin değildi. euroyu savunacak bir politik otorite yoktu. Hal böyle olunca piyasa oyuncuları kısa zamanda euronun çok sağlam olmadığını gördüler. O sırada euro sahası sorunları şunlardı:1- Euro sahası ülkelerinin prodüktivite düzeyleri farklı farklıydı. Başta <b>Almanya</b> olmak üzere <b>Kuzey Avrupa</b> ülkelerinin prodüktivite düzeyi diğerlerine göre daha yüksekti. Dolayısıyla bu ekonomilerin rekabet güçleri yüksekti.2- Her ülkenin ödemeler dengesi fazlası ya da açığı tek para çerçevesinde kolayca gizlenebiliyordu. 3- Tek faiz oranı geçerliydi. Böylece bütün ülkeler düşük faizle kolayca borçlanabiliyorlardı. 4- Her ülkenin kendi parasıyla yapacağı devalüasyonlarla borçlarını azaltma şansı vardı. (Euro sahası dışına çıkmak koşuluyla)Bu dengesizlikler nasıl giderilebilirdi?1- Vergi artışları ve harcama kısıtlamaları yoluyla çok büyük bir deflasyonist politika izlenebilirdi.2- İşsizlik düzeyinin çok büyük orana yükseltilmesi söz konusu olabilirdi.3- Ücret seviyesi hızla düşürülebilirdi. Böylece euro sahası çevre ülkelerinde yatırımların karlılığı artırılabilirdi.2008den sonra euro sahasının sorunları nelerdi?1- Vergi gelirleri daraldı2- Harcamalar arttı3- Birçok ülke harcama gelir arasındaki farkı borçlanarak gidermek zorunda kaldı4- Ekonomileri en zayıf olan ülkeler, euro sahasının dışında borçlanmak istediğinde yüksek risk primi ödemek zorundaydı. 5- Euro sahası ülkelerinden en zayıfı olan Yunanistanın üretiminde çok büyük düşüş oldu ve işsizlik arttı.Eurodan ayrılmak mı yoksa ayrılmadan kemerleri sıkmak mı?1- Euro sahasından ayrılma seçeneği söz konusu olduğunda Yunanistan drahmiye geri dönecektir. Böylece drahmiyi devalüe edecektir. 2- Enflasyon yoluyla halkın satın alma gücünü düşürecektir. Her iki durumda da <b>Yunanistan</b> halkı fakirleşecektir. Bir saptama; Yunanistan halkının hali hazırda kişi başına düşen milli geliri 35 bin dolar civarındadır. Yunan emeklilerinin maaşı Alman emeklilerinin maaşından daha yüksektir. Bu durumda her halukarda Yunanistan halkından fedakarlık istenmektedir. Ancak bu fedakarlık karşılığında <b>Yunanistan</b>'ın soluklanması için <b>AB</b> ülkelerinden yardım gelecektir. <b>TO BE OR NOT TO BE</b>Yunanistan aynı kapıya çıkacak 2 politikadan birini kabul etmek zorundadır. Ya euroyu terkedecek, bunun sonucunda önemli gelir kaybıyla karşılaşacak, ya da euro içinde kalarak kendinden istenen reformları yapacak. Bu iki sonuçtan her halukarda sonuncusu Yunanistan ve dünya ekonomileri için daha hayırlı olacaktır.</div> <div>EKOHABER</div>