Ne varsa akıttım içimde…
Öfkemi, sabrımı zorlayanlara inat…
Hem de en zararsız, en masumane yerde…
Babama seslendim…
Keşkeleri atarken bir kenara dedim ki ‘sen onca yalana dolana inat beni bensiz, kimliksiz ruhsuz bırakma’
Ne garip bir duyu..
Ne kadar farklı..
Ama bir o kadarda huzur verici…
Sadece üç kuluvallah bir elhamı ortaokulda ki din dersinden ezberinde tutan ben bocaladım suyu toprağa….
Su akarken derinlemesine sözcükleri aynı esneklikte bıraktım içeri…
Dedim ya ne varsa akıttım…
Bazen bunu sizde yapın…
Sokakta yürürken hiç tanımadığınız birinin mezarına bile bir bardak su boşaltın…
Ve inanın üzerinize onca öfke boşaltanların tam aksine siz sizle bir oluyorsunuz..
Ya yediveren..
Ya bir gelincik…
Suyu görünce silkinip kendine geliveriyor..
Hidayete falan ermedim.
Boyumda büyümedi…
Ama aynamla yüzleşmenin bendeki etkisini biliyorum..
Onca yalan dolanın aksine bilakis tek sözcükte bile ince ayar yapmıyorsunuz…
Yaşamın ince ayarcılarının kendimizle yüzleştiğimiz anlardaki sesten alacakları çok ders var…
Bu bayram öncesi yine babama giderken paylaşmak istedim...
Aynı duygularımı..
Sağlık huzur sevgiyle nice bayramlara...