Bu kentin ağabeyleri zaten var!..

Seçim hükümetinin kurulmasıyla birlikte seçim süreci de başlamış oldu. Yeni geçici kabinede Bursa’dan Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu yer alırken, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, 3 dönem kuralı nedeniyl

Bu kentin ağabeyleri zaten var!..

Aslında bu duayen isimler için geçici kabinede olup olmamanın pek anlamı da bulunmuyor . Neticede devlette süreklilik esas. Biri gelir, diğeri gider işler yürür lakin, o işlerin yürüme hızı ve neticeye ulaşması koltukta oturanların becerileriyle alakalıdır.

Bu açıdan bakıldığında Faruk Çelik’in 23 Temmuz 2007’den bu yana bir ara Devlet Bakanlığı dışında sürekli görev aldığı Çalışma Bakanlığı’nı gururla Ahmet Erdem’e teslim ettiğini söyleyebiliriz.

Parti kulislerinde kabine dışı kalan bakanların özellikle Faruk Çelik’in 12 Eylül tarihinde yapılacak olan AK Parti’nin büyük olağan kongresinde etkili bir genel başkan yardımcılığı görevine getirileceği konuşulurken, bu dönem Urfa yerine Bursa’dan adaylığına da kesin gözüyle bakılıyor.

                                        *****                                 *****

Bursa’dan diyorum.

Çünkü Faruk Çelik her ne kadar 4 yıl Şanlıurfa’dan milletvekilliği yapmış olsa da aynı zamanda Bursa’nın vekili gibi çalıştı. Daha doğrusu çalışmak zorunda kaldı.

STK’lardan tutun da partililere, odalara, işadamlarına kadar Bakanlık hep Bursa’dan giden isimlerle doldu taştı. Nasıl ki koca bir çınarı kökleyip başka yere dikmek zor ise, Çelik’i Bursa’dan koparmak da o kadar zor.

Yakın zamanda bir konuşmamızda;

 “Ellerinden gelse beni Bursa’ya sokmayacaklar, ben ne yaptım ki bunlara?”dedikten sonra şöyle devam etmişti:

“Benim için önemli olan şu sokağa çıktığımda başım dik gezebiliyor muyum?  Selam verip alabiliyor muyum? Bu önemli. Ben Bursa’nın çocuğuyum. Siyaset bitecek, sokaklarda hep beraber olacağız ama bakın şimdi de yine sokaklardayım. Bana gelip de işimi yapmadın, telefonuma çıkmadın, kapını açmadın diyen var mı?” Çok doğru.

O gün Kapalıçarşı esnafını gezdik. Öyle koruma engeli falan yoktu, rahat rahat.

Dükkânlara girdi, çıktı. Hepsiyle de ismen, babalarının adlarıyla hatırını soracak kadar da dosttu. Gerçekten ortada bir mizansen yoktu ve sıcak görüntüler vardı. Tabanda siyaset yapmanın farklılığı bu…

Ne olursa olsun Faruk Çelik’in hem bu partinin tabanından tavanına kadar hem de işçisinden esnafına, sokaktaki simitçiden iş adamına kadar, hatta diğer partilerdeki hatırı sayılır isimlere kadar toplumda bir karşılığı var. Bunu görmezlikten gelmek veya inkar etmek siyasi kıskançlık ve kısır çekişmeden başka bir şey değildir. Nitekim AK Parti içinde bunlar da çok yaşandı. Sadece Faruk Çelik değil onun yakınında siyaset yapan arkadaşları bile yeri geldi teşkilatlardan dışlandı.

                            *****                                        *****

Faruk Çelik ismi Bursa’da çok tartışıldı.

Kendisinin de söylediği gibi meyve veren ağaç taşlanır. Haksız ithamlarda bulunuldu ama o hiç birine aldırış etmedi, daha doğrusu üzülmedi mi, anladığım kadarıyla çok üzülmüş ama bunu siyasetin cilvesi olarak kabul edip, o sabrı göstermeyi bildi. Şimdi yiğidi öldürüp hakkını teslim etme zamanı. O her zaman Bursa’nın bir abisi oldu. Ondan sonra gelen hiçbir isim onun yerini tutmadığı gibi, parantez açmakta fayda var. Kesinlikle burada Bülent Arınç ve ya Mehmet Müezzinoğlu’nu  yerme gibi niyetim yok. her ikisi de parti büyüğü ve devlet adamı olarak genel politikaya damga vurmuş isimler. Her birinin katkısı elbette büyük oldu fakat ne olursa olsun Çelik ismi, meyve yerinde ağırdır misali Bursa’da ağırlığını korudu.

Aynen Arınç’ın Manisa’da, Müezzinoğlu’nun İstanbul’daki ağırlığı gibi…

2011’den sonraki Bursa listeleri de hem partiden hem de kamuoyundan teveccüh görmedi. Şimdi yine “abi” arayışları var.

Artık Bursa’nın bir abiye ihtiyacı yok. Bursa’nın kendi yetiştirdiği dinamik isimleri var. İster Faruk Çelik ister başka Ahmet, Mehmet. Dışarıdan liste içlerine kontenjan isme de ihtiyacı yok. Partinin hafızasını taşıyan eski milletvekillerinden tutun da, il başkanlarına kadar güçlü ve kamuoyunda karşılığı bulunan bu kentin siyasal ve sosyal yönden nitelikli çocukları var.

Dikkat edin, ne zamanki partilerin listeleri kentin dışında yapıldı o zaman, listeler sadece halktan değil kendi parti tabanlarından dahi teveccüh görmedi.

İşte, 7 Haziran da AK Parti için böyle idi…

Umarım yeni süreçte AK Parti, CHP, MHP ve hatta Bursa’da o kadar tabanında etkili isim varken İstanbul’dan liste başıyla bir milletvekili çıkaran HDP bu önemli noktaya dikkat eder.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Üzgünüz ilginizi çekebilecek içerik bulunamadı...