Sözün devamı da şöyle..
"Bu kadar döneni görmedim."
Kim diyor bunu...
Trans güzellik kraliçesi Çağla Akalın.
Kime diyor?
"Ak Parti'den soğudum" diyen Tuğçe Kazaz'a...
Daha önce de kapanan Niran Ünsal'a aynı şekilde seslenmişti.
Bu işin elbet magazinleştirilmiş hali…
Ama siyaset de bu kadar tutarsız.
Şimdi derseniz...
Bir trans, eski bir manken, bir açınıp bir kapanan şarkıcılar mı ülkeyi özetler diye.
Bazen özetler.
Aslında o kadar çok dönen var ki?
İlla cinsiyetlerinin değişmesi gerekmiyor. Kimlikleri, ruhları, benlikleri öyle bir değişiyor ki.
Alayı da şaşırtır herkesi.
Dün yaptıklarıyla...
Bugün taptıklarıyla...
Sonrasında kutsadıklarıyla ölçersek alayına tek sözüm var.
İstediğin kadar dön dolaş ama...
Ben Mevlana değilim.
"Ne olursan ol gelme!"
Ahmet Hakan gibi oturup döneklik tezleri anlatıp, ıvır zıvır sosyolojisi yapmıyorum.
Bunu dönenler bir güzel özetliyor.
Asıl mesele omurgada.
Ocak ayında bir yazımda bahsetmiştim.
Dönekliğin ideolojisiyle bire bir örtüşüyor.
Galiba iş dönüp dolaşıp omurga meselesine dayanıyor.
Omurgasızları bilirsiniz, vücutlarında hiç bir şekilde, destekleyici bir notokordları bulunmaz.
Sinir sistemleri de sadece çevresel etkilere tepki verecek şekilde gelişmiştir.
Hayvanlar aleminde "solucan" ve "sülük" diye adlandırılırlar.
Tabi o alemin omurgasızlarıyla bu aleminkiler arasında farklılıklar var.
Alemin diğer yarısındakiler daha açık.
Omurgasız olduklarını gizlemiyor, "biz buyuz" diyebiliyorlar.
Diyemeyenler de ha babam dönüyor.
Fark da işte burada açığa çıkıyor.