Nilüfer... 'Masum değiliz hiçbirimiz!'

Nilüfer... 'Masum değiliz hiçbirimiz!'

Nilüfer... Nilüfer... Nilüfer...

Bursa’nın diğer ilçelerinde yaşayanların en çok ikamet etmek istediği ilçe... İlçeydi diyesim var, ama hala talep tavan...

Yıldırım, Osmangazi, Gürsu ve Kestel’de yaşayan vatandaşlar, ekonomik durumları düzelir düzelmez Nilüfer'e taşınıyor... Ayrıca halen diğer ilçelerde ikamet edenler de kazandıkları paraları Nilüfer'deki mekanlarda harcıyor. 

Bundan 20 yıl önce Nilüfer için Otel Kent diye yazmıştım... Dönemin Belediye Başkanı Mustafa Bozbey aramış “Abla göreceksin, beş, on yıl sonra Bursa’nın kültür, sanat., eğlence merkezi olacak. Herkes buraya gelecek” demişti...

Öyle de oldu...

Ancak o meşhur ve meşum emsal artışından dolayı,  geniş bahçeleri, olan taş çatlasa 5 katlı binalardan oluşan kooperatif siteleri gitti...

Dikine dikine betonların yükseldiği bir yere dönüştü...  Plan tadilatları vesaire uygulamalarla emsal artışları da katlandı...

Nilüfer’in son yıllardaki dikey dönüşümünü İddianamelerden içimiz sızlayarak, acıyarak okuyoruz...

Ben zaten Nilüfer ilçe merkezindeki geçmiş yapılaşmayı bile hiç sevmiyordum; geçmişsizliğinden dolayı....

Dün basın toplantısından sonra araçla Magazin AVM’ye giderken etrafa şöyle bakındım... Yeni yapılanlar, eskileri mumla aratıyor....

Çoğu da ruhsatsız... 

Zaten basın toplantısında kendisi de söyledi;

“Belediye Başkanı olarak göreve gelmeden önce Nilüfer’de bu kadar çok sorun olduğunu bilmiyordum...."

PORTAKAL ÇİÇEĞİ VE DİKMEN VADİSİ

Başkan Özdemir 1990’lı yılların Ankara Belediye Başkanı Murat Karayalçın’ın bugünkü gibi kentsel dönüşüm yasası olmadığından kooperatifler aracılığıyla hayata geçirdiği Portakal Çiçeği ve Dikmen Vadisi’ndeki büyük dönüşümlere atıfta bulundu...

Karayalçın’ın Ankara’da hayata geçirdikleri Nilüfer’de kilitlenen kentsel dönüşüm için esin kaynağı olmuş anlaşıldığı kadarıyla... 

Hatta Murat Karayalçın ile projenin genel müdürlüğünü yapan Faruk Göksu  Nilüfer’deki kentsel dönüşüm çalışmalarına fahri danışmanlık yapacakmış...

Her halükarda belediye eliyle yapılacak olan kentsel dönüşüm uygulamalarının çok ama çok iyi denetlenmesi gerekiyor. Denetimi akademik odalarla belediye bürokratlarından oluşan bir heyete emanet edilebilir.

Hatta ülkede ve kentte yaşananlar göz önüne alındığında çift katmanlı  denetim yapılabilir.

Dile getirdiğim bu kaygılar, projede yer alan dürüst bürokratların kabusudur... Korkulu rüya görmektense tedbiri azamiye çıkartmaktan zarar gelmez...

Zira... Bir çürük elma çıkar, tüm projeye küf bulaştırır... Emekleri, çabaları boşa çıkartır...

NİLÜFER BELEDİYESİ KENTSEL DÖNÜŞÜM SÜRECİ


Tam da Kahramanmaraş Depremleri’nin yıldönümünde yapılan basın toplantısının gündemine gelince...

Nilüfer Belediyesi, kentsel dönüşüm sürecinde vatandaşı yüklenici firmalarla baş başa bırakmayan, belediye güvenceli modeli hayata geçiriyor.

 Nilüfer’de ilk defa belediye tarafından uygulanacak kentsel dönüşüm çalışmasının tanıtım toplantısı Nilüfer İlçe Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’nde düzenlendi.

Toplantıya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Baran Güneş, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin ile Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri,  mimar, şehir plancısı, inşaat mühendisi gibi multidisipliner bir yapılanması olan Kentsel Tasarım Müdürlüğü bürokratları da katıldı.

BARIŞ, ESENTEPE, İHSANİYE, KARAMAN MAHALLELERİ

Başkan Özdemir, mahalle sakinleriyle yapılan görüşmelerde belediye eliyle kentsel  dönüşümün öne çıktığını anlattı...

Gerek sunumda, gerekse Başkan Şad Özdemir’İn verdiği bilgilere göre kentsel dönüşüm sürecinden bazı başlıklar  şöyle:

“Nilüfer Belediye Meclisi’nin Kasım 2025’te oybirliğiyle aldığı kararla Barış Mahallesi’nde 1,17 hektarlık ve Esentepe Mahallesi’nde 10,22 hektarlık olmak üzere toplam 11,39 hektarlık iki bölgenin “Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı” ilan edildi.

Barış Mahallesi’ndeki kentsel dönüşüm projesinin uzlaşma, planlama ve uygulama süreçleriyle birlikte yaklaşık 24 ay içinde tamamlanması öngörülüyor. Ardından İhsaniye – Karaman – Esentepe hattında yaklaşık 70 hektarlık geniş ölçekli alana 4 etap halinde geçilecek.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden sağlanan yetki devriyle gerçekleştirilen bu adım, Nilüfer Belediyesi tarihinde bölgesel ölçekte ilk kentsel dönüşüm uygulaması olma özelliği taşıyacak.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kentsel dönüşüm strateji belgesi çalışmaları kapsamında ilçe genelinde 26 riskli bölge belirlendi.

Bu bölgeler risk düzeyi, aciliyet ve uygulanabilirlik kriterlerine göre önceliklendirildi.”

Paylaşılan bilgiler arasında Nilüfer Belediyesi’nin Nilkent Kentsel Dönüşüm AŞ’nin yanı sıra belediye bünyesinde Kentsel Tasarım Müdürlüğü kurulduğu  ve Kentsel Dönüşüm Bürosu’nun da faaliyete geçirildiği de yer aldı...

“VATANDAŞLA YÜKLENİCİ KARŞI KARŞIYA GELMEMELİ”

Parsel  bazlı kentsel dönüşümün sorunu çözmediğine vurgu yapan Başkan Şadi Özdemir’in konuşmasından bazı satır başları şöyle:

“... Nilüfer’de ruhsatı olmayan, uygunsuz yapılar var. Belki binayı sağlamlaştırıyorsunuz ama o binanın altından ne geçiyor? Oraya kimse bakmıyor. Bir de onu yükselterek yaşam kalitesini düşürüyoruz...

Geçmişte vatandaşla yüklenici firmaların doğrudan karşı karşıya bırakılması ağır sonuçlar doğurdu. Şu anda evlerinde olmayan, 8 – 9 senedir yapısı tamamlanmamış, belediyeden ruhsat almamış kaçak yapılar var. Vatandaşlar evsiz durumda, evlerinin bitmesini bekliyorlar...”

“...Nilüfer’i emekçiler kurdu. İşçi, memur kooperatifleri kuruldu. Eğitimciler sitesinde 236 ev sahibinin hepsi evsiz, belki ev sahiplerinden yaşamını yitirenler de olmuştur. 9 blok çıktı. Ruhsatı bile alınmamış. Emek 1, 2, 3, 4 var. Eski Türkiye’de işçiler, memurlar kooperatifler aracılığıyla ev sahibi oluyorlar...

“...Yeni modelde vatandaşla sözleşmeleri ve birebir görüşmeleri belediye üstlenecek, inşaat işlerini de belediye şirketi yürütecek. Vatandaşın muhatabı artık belediye olacak. Vatandaş işine bakar, muhatabı belediyedir ve günün sonunda belediye o işi bitirip vatandaşlara hak sahibi olarak verir.”

“...6 Şubat depremlerinde sahada afet sonrasının deprem kadar yıkıcı olabildiğini gözlemledik. Bir deprem oluyor, arkadan üç-beş gün başka bir deprem daha oluyor. Gözünün önünde kurtarılacak var, alet yok, insanlar annesini, kardeşini, çocuğunu kaydediyor...”

“...Olası Marmara depreminde İstanbul da etkilenecek. Bursa başlangıçta yeterli destek alamayabilecek. Başköy’de 300 dönümlük hazineye ait bir alanda deprem lojistik merkezi kurulması için talepte bulunduk...

Merkezde arama-kurtarma ekipmanları, gıda stokları, geçici barınma malzemeleri, iş makineleri parkı ve TIR parkını bir arada planladık. Bir afet durumunda burada bulunan merkezden ihtiyaçları karşılayabileceğiz...”

“...Siyaseti suçlayarak karar vermemeliyiz. 15 bin metrekarelik alanı 30 bine metrekareye çıkartan alanın projesini çizen mimarın, statiğini çizenlerin, şehir plancısının, yapı denetimcilerin hiç mi sorumluluğu yok. Mal sahipleri açgözlülük yapmasaydı, yine bu sorun olmazdı. Müteahhit de suçlu. Toplumsal bir hal. Hep beraber yapıyoruz. Günün sonunda ‘Masum değiliz hiçbirimiz...’” 

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ